Anasayfa / Yazarlar / Başbakanın ABD gezisinden NE UMDUK NE BULDUK  

Başbakanın ABD gezisinden NE UMDUK NE BULDUK  

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla Binali Yıldırım, Amerika Birleşik Devletleri’ne önemli ve kritik bir ziyarette bulundu. Her iki ülke açısından da son derece önemli ve kritik olan bu ziyaret başından sonuna kadar dikkatle izlendiğinde hayli ilginç ve uluslararası ilişkiler açısından da anlaşılması ve izah edilmesi hayli zor kimi karelerle örülü olduğu rahatlıkla görülecektir.

Bilindiği gibi yaklaşık bir ay kadar önceden alınan bir randevu çerçevesinde Başbakan Binali Yıldırım, Amerika Birleşik Devletleri başkan yardımcısı ile görüşmek üzere bu ziyareti gerçekleştirecekti. Ne var ki, Başbakanın uçağı daha havada iken, bir başka rivayete göre de Esenboğa Havaalanı’ndan henüz havalanmışken bu randevunun iki gün ertelendiğine dair haberler düştü yerli ve yabancı haber merkezlerine.

Çok önceden planlanmış ve esas itibariyle de her iki ülke açısından son derece önemli ve kritik olan bu görüşmenin, Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletinde gerçekleşen bir saldırıda hayatını kaybedenlerin cenaze töreni sebebiyle iki gün ertelenmesi, her şeyden önce Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne verdiği değeri ve atfettiği önemi göstermesi açısından oldukça önemlidir.

Planlanan bu önemli ve kritik görüşme son derece zayıf bir gerekçe ile ertelenince, Başbakan Binali Yıldırım, deyim yerindeyse iki gün boyunca Amerika Birleşik Devletleri’nde plansız / programsız vakit geçirmek zorunda kaldı. Gezinin başından sonuna kadar ajanslara servis edilen Başbakan Binali Yıldırım’a ait fotoğraflar da zaten bu iki günün hayli sıkıcı geçtiği izlenimini veriyor.

Başlangıç itibariyle önemli diplomatik bir ziyaret olarak planlanan Amerika Birleşik Devletleri gezisinin en azından önemli bir bölümünün, bir anda zorunlu bir turistik geziye dönüşmesi, uluslararası siyaset açısından çok da anlaşılır ve kolay izah edilebilir bir durum olmadığı gibi, başarılı bir diplomasi örneği de değildir.

Diplomasinin ve uluslararası ilişkilerin en başat / en temel kuralı mütekabiliyettir. Mütekabiliyet ilkesi, uluslararası ilişkiler bağlamında görüştüğünüz / temasta bulunduğunuz / ziyaret ettiğiniz ülkelerde, gördüğünüz / karşılaştığınız / maruz bırakıldığınız muamelenin aynısı ile karşılık vermek demektir. Esasen bağımsız ve egemen devletler, uluslararası ilişkilerinde daima hayalcilikten uzak, gerçekçi, uluslararası hukuka uygun ve karşılıklı saygı esası üzerinden yürürler.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım’ın uçağı Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmek üzere Ankara’dan havalandığında, Başbakanın çantasında / ajandasında görüşme konusu yapacağı Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası açısından hayli önemli konu başlıkları bulunuyordu. Rıza Zarrab dosyası, Fetö Dosyası, PKK / PYD dosyası ve Amerika Birleşik Devletleri’nin tek taraflı olarak aldığı bir kararla ortaya çıkan vize krizi bu ziyarette görüşülmesi planlanan öncelikli ve önemli konular arasında yer alıyordu.

Netice itibariyle gerek Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi geleceği ve bölgesindeki durumu, gerekse Türkiye Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri ilişkileri açısından son derece önemli ve hayati değerde olan bu konuların sadece bir saat kırk dakika süren bir görüşmeye sığdırılması da ayrıca üzerinde durup düşünmeyi gerektiriyor.

Görüşme süresince NATO üyesi olan ve stratejik ortak olarak bilinen iki devletin, yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Amerika Birleşik Devletleri’nin arasında yaşanan krizin temel sebebi olan bu konuların hangi düzeyde / hangi düzlemde / hangi ciddiyette görüşüldüğüne ve nihai çözüm adına nasıl bir karara varıldığına dair ortada somut, anlaşılır, elle tutulur bir açıklama ne yazık ki yok.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdiği bu önemli ve kritik ziyaretin somut çıktısı nedir diye sorulursa, söylenebilecek en gerçekçi şey şu olabilir ancak. Bir saat kırk dakika sürdüğü anlaşılan bu görüşme boyunca taraflar birbirlerini çok iyi dinlemişler. Ama sadece dinlemişler. Evet evet, sadece ama sadece dinlemişler. Hepsi bu kadar.

 

İlginizi Çekebilir

Biz Osmanlı Torunuyuz!

Eğer  “Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevme” kuralına inanıyorsanız, yalnız insanları değil, hayvanları ve bitkileri de sevgiyle ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir