Başkanlık sistemine neden karşı çıkıyorlar?

Önce şu notu düşmek gerekir. İleride, Tarih önünde herkes MHP ve Bahçeli’ye teşekkür edecektir.

Başkanlık sisteminde; iktidar olabilmek için, seçimlerde yüzde ellinin üzerinde oy almak zorundasın.

Kendilerinde bu gücü, bu potansiyeli, bu ihtimali görmeyenler, başkanlık sistemine karşı çıkmaktadır. Ülkenin en az yarısının oyunu alabilecek vizyonu ve misyonu olmayanlar, bu halka güven ve umut veremeyenler bu sistemi istemezler elbette.

Demokrasi standardının yüksek olduğu, kuvvetler ayrılığı ve temsilde adaletin daha güçlü olduğu sistemde, yüzde on civarında oy alanlar ülke yönetimine ortak olamazlar.

Koalisyonlar olmaz, bakanlık pazarlıkları olmaz, kamu kuruluşlarını ve kaynaklarını paylaşma pazarlığı olmaz. Olmadığı için de; hiçbir zaman seçmenin yarıdan fazlasının oyunu alabileceğine inanmayan, buna talip olmayan, mevcut muhalefet ve destekçisi kuruluşlar böyle bir sistemi istememektedir.

Kendince haklıdır. Ne yaparsa yapsın veya ne yapmazsa yapmasın, her zaman kendisine inanan ve oy veren bir kitleleri olduğu sürece; kendilerini yenileme ve değiştirme gayretine girmeyeceklerdir.

Muhalefet liderlerimiz, bu hali ile mutlular. Etrafında; siyasetten ve partiden geçinen bir avuç avenesi ile halinden memnun. Dertleri Türkiye değil, insanlarımız değil, vatana millete hizmet değil, öyle görünüyor.

Her zaman olduğu gibi; bu itiraz ve endişelerin dışına Devlet Bahçeli ve MHP çıkmış, ülke menfaatlerini şahsi ve siyasi çıkarlarının önünde tutarak tam bir vatanseverlik örneği sergilemişlerdir. Millet bu fedakârlıklarını ve vatanseverliklerini elbette unutmayacaktır.

HDP’nin; Vatanı bölenlere, MHP yardımcı oluyor eleştiri ise tam bir ironi ya da garabet örneğidir.

CHP, HDP, MHP içindeki muhalifler, Aydınlık grubu, Ulusalcılar, Bir kısım Ülkücü olduğunu söyleyenler, PKK, FETÖ, Başkanlık sistemine karşı çıkan cepheye bir bakın, nasıl bir araya gelmişler ilginç değil mi?

Partilerinin başında adeta birer diktatör olan liderlerin, başkanlık sistemini diktatörlük getirir diye eleştirmelerini anlamak mümkün değildir.

Başkanlık sistemi; parlamenter sistemden daha demokratiktir.

Başkanlı sistemi siyasi partilerdeki liderlik sultasını da sonlandıracaktır.

Geçmiş siyasi tarihi darbelerle dolu olan Türkiye’de; Askeri ve bürokratik vesayetlerin de son bulmasına yol açacaktır.

Her türlü cunta ve paralel yapılanma gibi meşru ve yasal olmayan güçlerin darbe ve yönetme heveslerini kursaklarında bırakacaktır.

Daha sivil ve istikrarlı bir yönetim oluşacaktır.

Yargı’nın bağımsız ve tarafsız çalışması daha mümkün hale gelecektir.

TBMM daha güçlü, milletvekilleri daha etkin ve denetler olacaktır.

Seçim kaybeden Genel Başkanlar, partilerinin başında kalmaya devam edemeyecektir.

 

ali@cakirel.av.tr




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir