Bedelli rüşvet(mi)tir!

Askerliği Sivas’ta bakaya olarak yaptım. Çünkü okuldan mezun olduktan ve öğretmen olarak atandıktan sonra yüksek lisans kazandım. Yüksek lisansa devam ederken doğal olarak askerliğimin tecil edilmiş olduğunu biliyordum. Yüksek lisansımı yaparken ikinci ders döneminin sonlarına doğru askerlik şubesinden celp kağıdı geldi. Öğrenci olduğuma dair belge götürmeme rağmen birkaç gün içinde teslim olmam isteniyordu. Eşim hamileydi. Kirada oturuyordum. Dert anlatmaya çalıştıysam da ‘Kapı Duvar’ kesilmişti. Kendimi mahkum gibi hissetmiştim. En azından dönemi bitirmek için (1 ay) komutandan müsaade istedim. Zar zor kabul etti. Kısa dönem (Rahmetli Özal 6 aya düşürmüştü) askerliğimi yapmak için Sivas’a gittim.

Askerliğim boyunca bu ülkeye faydalı olabilecek tek bir eylem yaptığımı düşünmüyorum. Kendim için de birkaç yılda ancak toparlanabilecek büyük bir ekonomik yaranın açılması demekti.

Acemi birliğinde eğitim dosyalarını doldurma görevi vermişlerdi bana…
25 metre atış formları vardı. Asker bu formları hedefe koyup 25 metreden beş atış yapıyordu. Bu beş atıştan üçünü üçgen teşkil edecek şekilde isabet ettirebilirse görevini başarıyla yapmış sayılacaktı. Ben bu formları masa başında boş kovanla delip ‘Görev Yaptı’ kutucuğuna çarpı koyuyordum. Diğer formları da bu şekilde dolduruyordum.

Kendim bu üçgeni atış yaparak teşkil etmiştim. Ama bizimle atış yapanların çoğunluğu bu görevi yapamamışlardı. Ama kağıt üzerinde her şey mükemmeldi.

Denetim olduğunda bakılacak olan sadece bu formun nizami bir şekilde doldurulup doldurulmadığıydı.
(Bizim okullardaki denetimler de böyledir. Formlar/evraklar dosyada ve tam olacak. Varsa işler mükemmel yürüyor demektir. Prosedürler işlemişse görev tamamdır.)
“Geceyi saatlerine bakarak anlıyorlar” (İsmet Özel)

Tüfenkin tetiğine basmadan ve yanaşık düzen eğitimi alaraktan ve patates soyaraktan gencecik çocuklar çatışma bölgelerine yollanıyorlardı.

Şimdi yurdum insanı için Bedelli askerlik çıkmış. Gençler 15 bin tl para vererek askerlik görevlerinden muaf sayılacaklar. Öteden beri ‘Bedelli Askerlik’e karşıyım. Aslında ‘Zorunlu Askerlik’e karşıyım.

Askerlik tıpkı polislik gibi, öğretmenlik gibi, mühendislik gibi… profesyonel bir meslektir. Bütün bu işler ve meslekler için devletin personel istihdam ettiği gibi askerlik için de personel istihdam etmelidir ve ediyor. Nasıl ki hayatımızın bir döneminde ‘Zorunlu öğretmenlik, zorunlu maliyecilik, zorunlu polislik… yapmıyorsak zorunlu askerlik te yapmamamız gerekir. Bu iş için yetiştirilmiş, savaşçı, zinde, sağlıklı ve istekli insanlar uzman erbaş, uzman çavuş olarak istihdam edilmelidir.

Tüm vatandaşlar (kadın- erkek) işgal ya da darbe gibi durumlara karşı sivil savunma eğitiminden geçirilmelidir. Her vatandaşın kabiliyetine ve mesleğine göre sivil savunma sertifikası alması zorunlu tutulmalıdır. Ona eyvallah. Ama herkesin ‘Asker’ olması mümkün değildir. Herkes nasıl mühendis, öğretmen, polis olamıyorsa asker de olamaz.

Zorunlu askerlik Türkiye gibi ülkelerde, ülke savunması için gerekli görülmüş bir olay değildir. Askeri vesayetin, asker korkusunun ve baskısının pekiştirilmesinden başka bir şey değildir. Kendini Türkiye’nin sahibi olarak gören küresel güçler, halkın iradesine karşı ‘Askeri ve Sivil bürokratik oligarşi’yi ‘sigorta’ olarak kullanmışlardır. İnsanları askere almayı ‘Silah altına almak’ diye tabir etmeleri tesadüf olmasa gerekir. Yani silah sizden üstündür. Siz altsınız. Dolayısıyla zorunlu askerlik ‘daima silahlılardan korkacaksınız’ eğitiminin herkese verilmesidir.
15 Temmuz darbesinde bunu gördük. İnsanlar düşmana düşman muamelesi çekmekte zorlanmışlardır. Yine de 15 Temmuz’da millet asker, jandarma korkusunu büyük ölçüde yenmiştir.

Ez cümle, zorunlu askerliğe karşıyım. Bedelli askerliğe de karşıyım. Öğretmenlik yapmayan, çöpçülük yapmayan, mühendislik yapmayan… dan bu işlere karşılık ekstra bir para istenmiyorsa, zorunlu askerlik için de istenmemelidir.

Devlet, topladığı vergilerle eğitim harcamalarını, sağlık harcamalarını yaptığı gibi savunma harcamalarını, silahlarını ve personel maaşlarını da karşılar. Yeterli olmazsa veya olağanüstü durumlarda (Savaş, Darbe) savunma harcamaları için özel/ geçici vergiler getirebilir.

Bedelli askerlikle yapılmaya çalışılan şeyi: ‘Oğlumu almayın, bunun yerine para vereyim’ uygulamasıdır. Bir çeşit resmiyet kazanmış bir rüşvet.

Seferberlik durumlarında sivil savunma eğitimi almış sivil halkın göreve çağırılması müstesnadır.
Darbede sivil savunma eğitimi almış teçhizatlı insanlar görev yapsaydı, bu kadar kayıp vermezdik.

Ayrıca, Türkiye’de 40 yıldır eğitimsiz 500 bin askerle başarılamayan ‘Büyük Operasyon’ların 10 -15 bin profesyonel askerle ve özel harekatçı ile başarıldığını da hatırlatırım.

 

İlginizi Çekebilir

Yapmazsan ölmezsin

ABD’nin daha doğrusu halkın “Evangelistler” olarak bildiği dünyayı yöneten Paganların baba adamlarından biri olan papaz ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir