Bilim ve karartma…!

Bilim denilince akla her nedense sadece batı / sadece batılılar geliyor. Oysa Müslümanların / Müslüman bilim insanlarının yaşadıkları dönemlerde dünya bilim tarihine yaptıkları sayısız hizmetler / katkılar ve keşifler var. Ne ki batının modern zamanlarla birlikte sağladığı ekonomik, askeri, siyasi ve kültürel egemenlik sayesinde, batılı olmayan / batıya ait olmayan her ne varsa üzeri örtülmekte / karartılmakta / yok sayılmakta.

Buhara, Semerkant, Bağdat, İskenderiye, Şam, İslam tarihi içinde birer ilim ve irfan merkezi olarak yerlerini aldılar. Bu şehirler aynı zamanda birer bilim merkezi olarak Astronomi, Matematik, Coğrafya alanında hayli ileri çalışmalar yaparak dünya bilim tarihine katkı sundular. Cabir, Harezmi, Razi, Biruni, İbni Sina, İbnul Heysem, Nasrettin Tusi gibi isimler, kendi çağlarının, yaşadıkları dönemlerin önde gelen bilim insanlarıdır. Bu insanlar aklın önemine ve aklı işletmeye teşvik eden Kur’an ayetlerini esas alarak, akıllarını kullandılar ve dünya bilim tarihine sayısız hizmetler sundular, katkıda bulundular, keşifler yaptılar.

Avrupa’da kilisenin inancına / anlayışına aykırı düşünce serdeden bilim insanları mahkeme kararlarıyla öldürülürken, İslam dünyası Halife Me’mun tarafından görevlendirilen coğrafya alimlerinin çizdiği ve bugün hala Topkapı sarayında muhafaza edilen ilk dünya haritasını konuşuyordu. Takip eden yıllarda bu harita esas alınarak dünyanın enlem ve boylamlarını ilk defa ve gerçeğe en yakın bir biçimde tespit eden harita İdrisi tarafından 15 yıl süren bir çalışma sonunda çizildi ve bir coğrafya kitabı yazıldı. Avrupa’da kilisenin resmi görüşüne itiraz eden bilim adamları cadı kazanlarında kaynatılırken, İslam dünyasında Beytül Hikme akademisinde Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Süryani âlimler bir arada bilimsel çalışmalar yaptılar ve Şam’da, Bağdat’ta dünyanın ilk rasathanelerini kurdular.

 

AKLI OLMAYANIN DİNİ OLUR MU

 

Din hayattır. İnsana hayatın anlamını / amacını ve bütün bir hayatı anlamlı kılacak değerleri öğretir. Bu anlamıyla din, insanlık için büyük bir imkândır. Ancak bu ilahi bilgi kaynağı kimi insanlar ve kimi topluluklar nezdinde her nedense pek makbul görülmez. Tanrı fikrine / öte dünya inancına sıcak bakmayan / mesafeli duran insanlar ve topluluklar, dini / ilahi / uhrevi çağrışım yapan her ne varsa, hepsini peşinen ve toptan ret ve inkâr ederler. Yabani ve yırtıcı yaratıklardan kaçar gibi dinden ve dini çağrışım yapan her şeyden kaçarlar / korkarlar / ürkerler.

Haddizatında kaçmayı / korkmayı / ürkmeyi gerektiren bir durum yok orta yerde. Çünkü din, gerçekliğin dışında ve ötesinde bir şey değildir. İnsanın başta aklı ve duyguları olmak üzere bütün yanlarına ve bütün yönlerine hitap ediyor zira. İnsanların bizatihi kendileri açısından son derece önemli ve bir o kadar da hayati olan bir konuya bu denli uzak / bu denli mesafeli / bu denli korkak / bu denli ürkek / bu denli çekingen durmasının önemli sosyolojik / psikolojik / teolojik sebepleri olmalı.

Bu sebeplerin en başında da hiç kuşkunuz olmasın ki yanlış ve eksik din algısı, yanlış ve eksik din anlayışı gelir. Çünkü yanlış ve eksik din telakkisi / yanlış ve eksik din tasavvuru, insanlarda / kitlelerde afyon etkisi yapıyor. Yanlış ve eksik din algısı ya da yanlış ve eksik İslam anlayışı, insanın neredeyse bütün beyin fonksiyonlarını kısıtlıyor, adeta iptal ediyor.

Din doğrudan doğruya insanın aklına hitap eder. Allah, aklı muhatap alıyor ve akıl sahibi olan insanı mükellef kılıyor. Hidayet bulma / hidayete erme konusunda en elverişli enstrüman, hatta biricik elverişli enstrüman da akıldır zaten. Bu sebeple olsa gerek Allah insanlara akledin / aklınızı işletin diye hitap ediyor, kitapları / elçileri aracılığıyla insanlara bu doğrultuda öğüt veriyor ve insanları bu öğütler üzerine düşünmeye / akletmeye / fikretmeye çağırıyor. Çünkü doğruya / gerçeğe / hakikate / hidayete ulaşmak, ancak ve sadece aklın imkânları dâhilinde gerçekleşebilen hususlardır. İnsan önce aklederek vahyin hakikatine ulaşır,  sonra da ulaşılan hakikatin ışığında hayatını tanzim eder. Unutmayın ki, aklederek / fikrederek ders almayanlara, hayat çok pahalı dersler verir.  Ve yine unutmayın ki, insan ve toplum hayatında Tanrı’dan ve onun buyruklarından daha önemli hiç ama hiç bir husus yoktur.

 

 

İlginizi Çekebilir

Yapmazsan ölmezsin

ABD’nin daha doğrusu halkın “Evangelistler” olarak bildiği dünyayı yöneten Paganların baba adamlarından biri olan papaz ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir