Anasayfa / Yazarlar / Bir kişi milli iradeyi temsil edemez!

Bir kişi milli iradeyi temsil edemez!

Evet, Başkanlık tartışmalarında havanda su dövdüğümüzün ifadesidir bu cümle.

Haberlerde CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu cümlesini duyunca şaşırdım ve dikkat kesildim. Yanlış duyuyorum diye, başka haber kaynaklarına da baktım evet Kılıçdaroğlu bu cümleyi kullanmıştı.

Habercinin yanlış anladığını düşündüm, CHP’nin resmi internet sitesine baktım, haber doğruydu ve kendi sitelerinde de yer alıyordu.

Haber şu idi; katıldığı Doğuş Üniversitesi’nin Acıbadem’de bulunan yerleşkesindeki 1. Ulusal Gençlik Akademisi açılış törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

Burada yaptığı konuşmada; “ … Dolayısıyla demokrasiye yönelen her harekete karşı hepimizin ortak mücadele etmesi lazım. Güçler ayrılığı; yasama, yargı, yürütme. Çağdaş demokrasilerde buna bir de medya eklenir. Çünkü bunların tamamı milli iradeyi kullanırlar ve milli iradeyi temsil ederler.

Bir kişi milli iradeyi temsil edemez. Demokrasilerde böyle bir şey yoktur. Güçler ayrılığı bu açıdan çok önemlidir. Bu bağlamda, başkanlık tartışmaları yapılırken, “Yasama ve yargı benim için ayak bağıdır” diye birisi söylüyorsa onun demokrasiye ihanet ettiğini rahatlıkla düşünebilirsiniz. Benim gibi düşünmeyen yargı veya benim gibi düşünmeyen yasama organı olmaz. Düşünceyi açıklama özgürlüğünün özünde birlikte tartışmak, uygarca tartışmak, uygarca konuşmak, uygarca çözüm yolları bulmak yatar. “

Yıllardır bu konuda kendimce yazıp çizip karalıyorum, ancak artık teslim oluyorum.

Ben bu konuları tartışan siyasilerin bilerek düşünerek tarafı veya karşıtı olduğunu zannediyordum. Ama yanılmışım.

Sayın Kılıçdaroğlu; Başkanlık Sisteminde Milli İradeyi Başkan temsil etmez, Meclis temsil eder. Başkan ve yardımcısı belirlenen bir süreliğine yönetendir, yani yöneticidir. Parlamenter sistemdeki, Yürütme Organı yani Hükümet’in karşılığıdır.

Meclis tarafından denetlenen bir yürütmedir. Yargı tarafından ise her zaman belli yasal kurallar ile soruşturulabilen bir başkanlıktır.

Yasama, Yargı ve Yürütme kuvvetlerinin tam olarak birbirinden ayrıldığı bir rejimdir.

Milli iradeyi Yasama organı olan seçilmiş Meclis temsil eder. Yargı’yı Adalet organları, Yürütmeyi ise Başkan temsil eder.

Türkiye’de Ana Muhalefet Partisinin genel başkanı, Başkanlık sistemini bu şekilde düşünüyor ve anlıyorsa bize de artık susmak düşer.

Devlet Bahçeli; tam bir Ülkücü gibi davranmış, bu konuyu Milletin önüne götürmenin yolunu açmıştır. Yine Ülkesini, şahsi ve siyasi çıkarlarının önüne çıkararak hayırlı bir karar almıştır.

ali@cakirel.av.tr

İlginizi Çekebilir

Evlatlarımız için dayanışma!

Bursa Şehir Gazetesi, birkaç hafta önce çok önemli bir konuyu gündeme taşıdı. Malum ilk ve ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir