“Birlik Olmak” Tercih Değil, Zorunluluktur!

 

 

Sevgili Dostlar,

Samimi olarak konuşmak gerekirse, birlik ve beraberlik noktasında çok zorlanıyoruz. Toplumuzdaki kutuplaşma çok ciddi boyutlarda.

Son zamanlarda yaşadığımız birçok terör olayı da, bu ruh halimizi istemsiz olarak gün yüzüne çıkartıyor. Her olay sonrasında daha neyin ne olduğunu anlamadan, hemen karşı tarafı suçlama çabasına giriyoruz.

Öncelikle anlamamız gereken konu, topyekun bir savaşın içinde olduğumuzdur. Bu noktada terör örgütlerinin adının ne olduğun hiçbir önemi yok. Ortak bir noktadan ve ortak bir emire göre hareket ediyorlar.

Hedefte ülkemizin birliği ve beraberliği var. Sözde demokrasi getireceğiz yalanı ile bölgeye çöken emperyalist haydutlar;Önlerindeki tek engel durumda olan Türkiye’yi bölmeden ya da bir iç savaşın içine çekmeden, nihai amaçlarına ulaşamayacaklarının farkındalar.

O yüzden 2013 yılından beri, bu toplumu ayrıştırabilmek için, her türlü oyunun içindeler. En ufak bir yarayı bile kaşıyıp kanatmanın peşindeler. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Laik-Dindar çatışması için her yolu denediler.

Çok şükür ki, bu güne kadar devletimizin dirayeti ve milletimizin sağduyusu ile oynanmak istenen tüm oyunları bozduk.

Ancak bu üst akılın 15 Temmuz’da hedeflediği “iç savaş çıkartma” senaryosunun da, bu milletin evlatları tarafından bertaraf edilmesinden sonra, aleni ve çok yönlü bir savaşın içine çekildik.

Hem ekonomik saldırılar, hem de terör olayları ile Türkiye sindirilmek isteniyor.Erdoğan’ın şahsında bu millete diz çöktürülmek isteniyor. Bu ülkenin birliğini bozmak adına, her türlü kanlı ve çirkin oyunlar oynanıyor.

Her birimiz, bu dönemde çok ama çok dikkatli olmalıyız.  Tescilli hain Can Dündar’ın Avrupa başkentlerini dolaşıp, bu kış çok önemli dediğini unutmayalım.

Evet. Bu kış ve önümüzdeki bahar, bu hainler ülkemizin birliğini bozmak adına her yolu deneyecekler. O yüzden özellikle bu dönemde millet olarak saflarımızı sıklaştırmak zorundayız.

Yılbaşı akşam Reina’da yaşanan terör olayı, bu toplumu yaşam tarzı açısından ayrıştırmayı körüklemek amacıyla yapılmıştır. O yüzden kimse bu olaya yer, mekan, inanç veya yaşam tarzı yönünden bakıp, eleştiri yapmaya kalkmasın.

Yazımın başında belirtiğim gibi, birbirimize olan mesafemiz vatan sevgimizi gölgelemesin. Başka Türkiye yok. Birlik olmamız şu an için tercih değil, hepimiz için bir zorunluluktur.

Bugünlerde her zamankinden çok daha fazla birlik ve beraberlik içinde olma zorunluluğumuz var. Gün siyasi hesapların görüleceği, kimin haklı, kimin haksız kavgasının yapılacağı gün değildir.

Hepimizde güvenlik, adalet ve gelecek kaygıları var. Şayet bu topraklarda yaşıyorsak ve hepimizin bu noktadaki kaygıları ortaksa;Birbirimize farklılıklarımız üzerinden değil, ortak paydamız olan bu vatanın birliği noktasında samimi bir şekilde yaklaşmak zorundayız.

Bu noktada bize bizden başka yardım edecek kimse, geçmişte olmadığı gibi bugün de yok.

 

Bugün bizlere düşen görev, sağ-sol, Alevi- Sünni yada ırksal ayrışmaları kaşımak yerine, zor olsa da sükûnet içinde, devletimizin yanında olmaktır.

 

Başta emniyet teşkilatlarımız olmak üzere tüm kamu otoritemiz, ülkemizin bu musibetten bir an önce kurtulması ve sorumlularının en ağır bir şekilde cezalandırılması için, geceli gündüzlü çalışmaktadırlar.

 

Ülkemize yapılan bu saldırılar sonucu, canını vermekten çekinmeyen şehitlerimizin ve canını ortaya koyarak, bu hainlere dur demeye çalışan güvenlik güçlerimize birazcık saygımız varsa; Bugün birlik içinde, dik duruşumuzu tüm Dünya’ya göstermek zorundayız.

 

 

 

 

 

 



Mahmut Çakmak


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir