Bize yine beraberlik

Milli ara sonrası TT Arena’dan beraberlikle dönüyoruz. 9 haftada 6 beraberlik!

Aslında biraz daha kaliteli ayaklara sahip olabilsek farklı bir galibiyet olması işten bile değildi.

Rakip takımın iç sahada ne kadar boğucu ve deplasman takımları için kabus gibi maçlar oynadığını tüm kamuoyu biliyor. Ancak Bursaspor kurguladığı oyunla buna 90 dakika boyunca neredeyse hiç izin vermedi.

Hele bir de golden sonra yakalanan pozisyonlar var ki, saç baş yoldurdu. Atsan, atabilsen tarihi bir fark olacak.

Aslında şu da bir gerçek ki, rakip takım henüz ilk yarıda 3 oyuncusunu da sakatlığa kurban vermiş, (Hepsine geçmiş olsun. Umuyorum ki durumları ciddi değildir ve en kısa zamanda sahalara dönerler.) oyunun tüm cazibesi lehimize dönmüşken bu durumu kullanabilen bir takım olmalıydık. İşler yolunda giderken kazanılan penaltı sonrası 1-0 öne geçiyorsun, golden sonra sayısız net pozisyon harcıyorsun, sonra da Galatasaray deplasmanından beraberlik ile döndüğün için üzülüyorsun. Ne lüks ama! Lüks filan değil. Bursaspor’un yaşadığı durum zaten olması gereken. Açık konuşmak gerekirse yakalamışken atacaksın! Yakalabiliyorsan atabiliyor olman gerekir! Yoksa böyle ah, vah içinde evine dönersin.

Kadro dışı cezasından sonra Yusuf’un dönüşü tam bir felaketti. Sahada olmamak için elinden geleni yaptı, hiçbir varlık gösteremedi. Zaten burada aklımıza gelen şey de 3 hafta kadro dışı kalmış bir futbolcunun döner dönmez ilk 11’de oynaması ne kadar doğru?

Bir kanatta Yusuf, bir kanatta Burak ortada da Tunay. Yusuf 11’e dönebiliyorsa neden Furkan hiç denenmiyor? Oyunda olsa Yusuf’tan daha mı kötü olacaktı?

Genç Burak günden güne performansını arttırarak ilerlemeye devam ediyor, Ramazan da ben de buradayım mesajını süre aldığı her dakika vermeye devam ediyor. Ertuğrul zaten en genç kaptan, Okan ise yakında milli takım kalesine geçecek. Tüm bunlar ortadayken sadece Ozan’ı oynattı diye yerlere göklere sığdırılamayan Fatih Hoca; Okan, Burak, Ramazan, Ertuğrul gibi gençleri sahaya her defasında tereddüt etmeden süren ancak bir dakika bile konuşulmayan Samet Hoca!

He bir de, şu Tunay yerine Burak’ın oyundan alınma mevzusu… Sorumluları acilen açıklanmalı ve bu sorumlular tatmin edici bir açıklama yapmalıdır tabi eğer bir açıklama varsa. İletişimsizlik bu devirde en büyük sıkıntı. Takım içerisinde yaşanması da oldukça üzücü.

Her ne olursa olsun Bursaspor kazanmayı bir şekilde öğrenmeli ve bunu alışkanlık haline getirmeli.

9 hafta geride kalırken Beşiktaş, Başakşehir, Galatasaray ve Fenerbahçe maçları da geride kaldı. Fikstürün geri kalan haftaları bizim için oldukça umut dolu, seri ve seriler elde edebilmek için çok büyük fırsat.

Eksikleri olmasa belki çok daha farklı bir Bursaspor ve oyun kurgusu görecektik. Tüm negatifliklere rağmen, deplasmandan 1 puanla dönüyor olmak bile bizi üzüyorsa bir şeyler oluyor, değişiyor demektir. Değişime tüm şehir adapte olmuş durumda. Daha da fazla çalışarak önümüzdeki günler ve maçlarda daha etkin ve yararlı bir futbolla daha net skorlar almanın tam sırası. İçerde Alanyaspor maçı ile bu serilere başlamak dileğiyle!

 

İlginizi Çekebilir

Yemen deyince aklımıza türkü mü geliyor?

Kendilerini aynı dinden olarak tanımlıyorlar. Binlerce yıldır savaşıyorlar. Oysaki tüm dinlerin en önemli emirlerinden biri ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir