Son Haberler

Bu çocuklar, hangi tür eğitimin ürünü!

Cumhuriyet döneminde; eğitimin hedefi açıkça ortaya konmuştu. Yeni bir insan tipi yetiştirilecekti. Tüm gerici düşüncelerden sterilize edilmiş bir nesil hedeflenmişti. Bu nesil, dini ve ahlakı tüm değerlerden arındırılmış(!) olması gerekiyordu. Verili siyasal sistem, kendisine rakip olacak tüm direnç noktalarını kırmalıydı. Bunun için; modern, çağdaş, seküler, ilerici, çağın gerilerinde kalmış düşünceler(!)den kurtarılmış bir insan tipi yetiştirilecekti, hedef buydu. Hatta bunun için kitaplar yazılmış, neslin, geçmişten; dini tarihi, milli ve kültürel olarak bağları kesilmeye çalışılmıştı. Bu serüven neredeyse bir asra yakın devam etti.

Başlangıçta ortaya konulan bu hedeflere ulaşıldı mı dersiniz? Buna evet cevabı verilebilir mi?

Genel bütçeden eğitime ayrılan pay, geçmiş yılardaki oranı beşe, ona katladı. Okullarımızda, ısınma, aydınlanma, hatta beslenme imkânları, neredeyse, evlerdekinden daha iyi seviyede. Sınıflarda, akıllı tahtalarda, her türlü eğitim dokümanlarıyla dersler işleniyor. Dolayısıyla bilgiye ulaşmak oldukça kolaylaştı.

Asıl soru şu; bütün bu süreçlerden sonra, nasıl bir insan tipi ortaya çıktı? Hedeflenene ulaşıldı mı, sorusunun cevabını siz verin.

Bir öğrenci, kedisine her türlü imkânı sunmak için çaba sarf eden okul müdürünü, eline aldığı silahla, gözünü kırpmadan öldürüyorsa, konuya ilişkin sorulacak her soru farklı anlam kazanıyor. Bu, aynı zamanda; içi, bütün değerlerden boşaltılmış, hiçbir ahlaki ve insani değere yer verilmemiş modernitenin, ya da modern insan yetiştirme anlayışının çöktüğü anlamına gelmez mi? Yıllardan beri bu uğurda, hukuksuz ve gayri insani uygulamaların peşinde koşanlar, acaba, öğrencisi tarafından öldürülen okul müdürünün çocuklarına ne diyecekler. Çağdaş nesilden, neler hedeflenmişti? Yoksa kendisine, her gün ders veren öğretmenini darp eden bir nesil mi hedeflenmişti? Evde, annesiyle kavgalı kız, babasıyla gırtlak gırtlağa gelen delikanlı mı yetiştirilmek istenmişti.

Habere bakar mısınız:  “İzmir’in Ödemiş ilçesinde, görev yaptığı Çok programlı Anadolu lisesinde, öğrencisi tarafından pompalı tüfekle vurulan okul müdürü Ayhan Kökmen, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Müdürünü vuran öğrenci, arkadaşı ve müdürünü vuran öğrencinin babası, gözaltına alındı.” Sonuç bu, istisnai bir olay da değildir.

Öğrencisine bir fiske vurduğu için, yumruğunu sıkarak okul müdürünün odasına giren, okul müdürüne ve öğretmene haddini bildirmek için mahalle kahvesine girer gibi okula giren veli, acaba ne yaptığının farkında mı?

Bu olay sadece, olaylardan birisi. Hiç sıkılmadan ülkesini satan, sömürgeci güçlerin; ülkeyi yıkmak için kurdukları terör örgütleriyle iş tutan nesil nasıl yetişti?

Okullarda okutulan müfredat programlarını değiştirelim, çocuklarımıza; haramı helali, Allah’ı, peygamberi, ahlakı, ülke sevgisini öğretelim dersiniz, karşınıza ‘çağdaşlıkla’ çıkarlar. Kur’an’ı, imanı, insan sevgisini öğretelim dersiniz, ‘eskimiş’ fikirler diyerek karşınıza dikililer. Oysa bir asra yakın zamandan beri yetiştirmeyi hedefledikleri her yaştan geçlerin geldiği noktada övünülecek bir nokta var mı, diye sormaları gerekir.

Dürüstlüğün adının aptallık, hırsızlığın adının göz açıklık olarak kabul eden bir düşünce yapısı, hastalıklı bir kafa yapısı değil mi?

Okul müdürünü öldüren bu çocukların aileleri ve bu şekilde düşünen ana-babalar, başlarını ellerinin arasına alıp, insaf ölçüleri içinde, yeniden düşünmeleri gerekir.

Katillik, hırsızlık, inançsızlık, ahlaksızlık, büyüğe saygısızlık, küçüğü sevmemek, anneye-babaya asilik, çağdaşlık ve modernlik değil; olsa olsa, modern putperestlik, çağdışılık ve yobazlık olmaz mı?

İsterseniz tekrar düşünün…

İlginizi Çekebilir

Sözü dinleyip en güzeline uyanlar

Çatışma kavramıyla anlatılan / anlatılmak istenen olaylar / olgular, hemen hemen insanlık tarihinin her döneminde ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir