Çakallar ve sırtlanlar

Çakallar genelde leş yiyici hayvanlar olmakla beraber ancak buldukları güçsüz hayvanları avlarlar. Kurnazlıklarıyla bilinirler. Çok aç kaldıklarında bir araya gelmesini de bilirler. Sırtlanlar da çakallara benzer özellikler gösterse de sürü halinde yaşamaya daha yatkındırlar. Aralarında sık sık çıkan kavga sonucu sürü lideri sık sık değişebilir. Onlar da leş yiyicidir ama en çok çiftlik hayvanlarına saldırmayı severler. Hayvanlar âlemindeki bu durum insanlara da uyarlanmış ve çeşitli dillerde kurnaz ve leş yiyici tipler de böyle adlandırılır olmuştur.

Bu gibi insanlardan maalesef memleketimizde de bolca bulunmaktadır. Bu gibileri yani leş yiyiciler, kendileri saldırmaya korktukları için genelde başkalarının saldırılarını destekleyerek nemalanma peşindedir. Gelin buna bazı örnekler verelim;

PKK, DAEŞ ve benzeri örgütler çakal grubuna girerler. Bunlar aldıkları emir ve destekle saldırırlar. Arkalarında destek olmadığında da siniverirler. Ancak bu sinme onları pes ettirmez. Her zaman fırsat kollamaya devam ederler. Bir fırsatını buldukları zaman da hemen saldırıya geçerler.

Sırtlanlar ise çakallardan daha da aşağılık tiplerdir. Çakalların ardından gelir, onların artakalanlarıyla nemalanmaya gayret ederler.

Şimdi örneğimizi genişletelim;

Mark Almond, CIA destekli “Foreign Policy” gibi şer kaynakları Türkiye aleyhinde yazılar yazıp duruyor. Terör örgütleri aldıkları destekle kuduz gibi saldırıyor. Bizler bu gibi şer kaynaklarını lanetler, yazdıkları yalanları, attıkları iftiraları çürütecek delilleri ortaya koyarken ve de terörle mücadele ederken, bazı sırtlanlar ise onları alkışlamakta ve attıkları iftiraları överek yayınlamaktalar.

Gördünüz mü nasıl işliyor bu çark?

Paganlar emri veriyor, bazı gizli servisler emri alır almaz terör örgütleri ve kalem teröristlerini harekete geçiriyor, bu çakallar şeytani tezgahları ortaya koyarken de bizdeki sırtlanlar onlara destek veriyor.

Son olarak CIA destekli Foreign Policy dergisi bir makale yayınlamış ve bu makaleyi de Cumhuriyet gazetesi kocaman haber yapmış. Haberde;

“ABD’nin önde gelen dergilerinden Foreign Policy, Türkiye’yi 2017’de öne çıkan çatışma alanlarından biri olarak gösterdi.” Diyor ve detayları sıralıyor. Bunu yaparken de gazetecilik arkasına gizleniyor elbet. Yasal olarak haber veriyor gibi görünüp sübliminal mesaj yağdırıyor yani.

Belki bilmeyeniniz vardır. Bu bahsi geçen dergi bir ara Fetullah Gülen’i de Orhan Pamuk ile birlikte “yaşayan en büyük 100entelektüel” arasında ilan etmişti. İşte o dergi, bu dergi. Hatırladınız değil mi?

Unutmadan söyleyeyim, dergide ayrıca, Çatışmaların gerekçesi olarak hükümet ile PKK arasında yürütülen çözüm sürecinin ‘buzdolabına kaldırılması’nın yarattığı olumsuz etki gösterilirken, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 100 bini aşkın kişinin görevden uzaklaştırılmasının ve cumhurbaşkanlığı sistemi sürecinin toplumdaki gerginliği artırdığını öne sürmüş. Türkiye’nin Washington’a sırt çevirmeye başlayıp Rusya’yla ilişkileri kuvvetlendirme çabası içine girdiğine dikkat çekmişler, “Ankara, Rusya ve İran’la anlaşmalar yaparak kumar oynuyor. Ancak Türkiye ve İran hâlâ, Irak ve Suriye’deki çıkarları üzerindeki derin anlaşmazlığın tetiklediği tehlikeli bir rotada ilerliyor” demişler.

Cumhuriyet de bu algı operasyonunu, bu CIA çalışmasını yayınlamayı şiar edinmiş.

İşte durum budur…

 



Ahmet Alpan


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir