Çanakkale ziyaretimiz

17 Nisan Çarşamba günü, on bir kişilik küçük bir grup olarak kanları ve canları pahasına bu vatanı bize armağan eden kahraman şehitlerimizle hasret gidermek, adeta onlarla koklaşmak, kucaklaşmak ayakları ucunda bir Fatiha okumak için, aynı zamanda onlardan helallik almak, dualarını ve şefaatlerini talep için Çanakkale şehitliklerini ziyarete gittik.

Çok feyizli ve bereketli bir ziyaret oldu. Saha rehberi olarak Huriye Doğancı kardeşimizi seçtik. Bu seçimimizde de çok isabet ettik, hem sahayı iyi biliyor hem de güzel anlatıyor, anlattıklarını da adeta yaşıyor. Ziyarete gideceklere tavsiye ederiz.

Çanakkale ruhunu anlamak ve anlatmak imkânsızdır bu konuda onlarca kitap yazılsa yine anlatılamaz. İman, sabır, cesaret, fedakârlık, vatan sevgisi adeta kucaklaşmış zamanın en güçlü devletlerine, milletlerine ve silahlarına meydan okuyan ‘’Çanakkale Geçilmez’’ dedirten gücünü kalbindeki sarsılmaz imanından alan büyük bir kahramanlar ordusu.

İşin özüne gelecek olursak, onların her türlü övgüye laik oldukları ortada ancak bu büyük destandan gereken dersi milletçe alabiliyor muyuz? Şehitlikleri gezerken yurdun dört köşesinden hatta yurt dışından gelip bizimle omuz omuza çarpışan ve şehit olan Mehmetçiklerin yan yana yattıklarını birlik ve beraberlik içinde olduğumuz takdirde, yedi düvel değil yetmiş düvel bir araya gelse sırtımızı yere getiremeyecekleri gerçeğini ortaya koymaktadırlar.

Bu harpten daha alınacak nice dersler vardır. Örneğin bir ifadeye göre 140 kg diğer bir ifadeye göre 270 kg ağırlığındaki top mermisini Ya Allah diyerek sırtına alıp hem de dört beş basamak çıkarak namluya süren, İngiliz gemisini Ege sularına gömerek harbin seyrini değiştiren Seyit Onbaşı’ya, Bir akşam yemeğinde arkadaşlarından farklı olarak, arkadaşlarına bir ekmek verilirken ona iki ekmek verilmesini kabul etmeyerek, ekmeğin birini iade etmesi ve yine sivil hayata dönünce devletçe kendisine maaş bağlanmasını kabul etmeyerek, devletimiz fakir zor şartlarda da olsa ben bir türlü geçinebilirim bana vereceğiniz para hazinede kalsın diyerek, ömrünün kalan kısmını dağdan odun taşıyarak yani hamallık yaparak geçirmiştir. Bu durum örnek alınacak çok büyük bir davranıştır.

Aslında verdiğim iki örnek konusunda ne kadar düşünsek azdır. Burada bir hususu açıklamak isterim: bu harpte ilahi yardım her şeyin üstündedir. Top mermisinin kaldırılması, taşınması ve namluya sürülmesi İlahi bir destekle olmuştur.

İsabetindeki başarı ise mucizevi bir olaydır nitekim aynı ağırlıktaki mermi konusunda askeri komutan bilahare yaptığı denemede Seyit Onbaşı mermiyi yerinden dahi oynatamamıştır. Komutanı neden böyle oldu dediğinde Seyit Onbaşı; Komutanım yanımda on dört arkadaşım paramparça olarak şehit olunca bana öyle bir güç ve kuvvet verildi ki çok daha ağırını da kaldırabilirdim demiştir.

Yüce Allah Kuran’ı Kerim’de birçok harplerde melekler göndererek Müslümanlara yardım ettiğini beyan ediyor. Gelecek yazımda konuya devam edeceğim son derece ibretamiz olayları dile getirmeye çalışacağım. Gelecek cumayı bekleyiniz.

Selam Hakka tabi olanlara…

İlginizi Çekebilir

TÜGVA’dan öylesine güzel bir proje ki!

Türkiye Gençlik Vakfı Osmangazi İlçe temsilciliği çok güzel bir proje yürütüyor bugünlerde. Projenin ismi oldukça ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir