Son Haberler

Cehalet saklambacı ya da insanlık çukuru

Nida Dergisinin son sayısında, Hikmet Zeyveli’nin cahiliye üzerine bir yazısı yayınlandı.

Nida Dergisi, Malatya merkezli olmakla beraber Bursa’da yayın bürosu olan ve aynı adla dernek olarak da faaliyet gösteren bir dergi.

Derginin adı geçince Rahmetli Sait Çekmegil Hoca’yı da anmadan olmaz.
Bir çok fikir emekçisinin yetişmesine, bir çok ilim taliplisinin düşünmeyi, kritik etmeyi, tenkidi ve delillerle münazara yapma geleneğini ve dahi düşünmeyi bir ibadet olarak hayatın mütemmim cüzü haline gelmesinde öncü kimliklerinden biri olduğunu söylemeliyim.

*

Bu yazı çok yıllar önce takip ettiğim, mütevazı ama bir o kadar da kavramsal konularda ufuk açıcı bir dergi olan, ‘Kelime’yi hatırlamama vesile oldu.
İşin doğrusu bu derginin ismi, şiir ve edebiyat işleriyle daima ve ısrarla amatör bir ilişkisi olan beni yeterince etkilemişti.

‘Kelime’ kelimesine daha farklı bakmaya başlamış, ‘Kelime’yi, üflenmiş bir ruhun ismi olarak görmüştüm. Ruhu olan yegâne kelimelerimden ve rahmetli annemin de ismi olan ‘Elif’in yanına bir de ‘Kelime’ gelmişti o yıllarda.

Elif gibi kelimeler, yoldaşlar ve yoldaşlıklar kişisel serüvenimin en belirgin kılavuzu oldular.

Yollar ne kadar çetrefilli, yolar ne kadar kalleş, yollar ne kadar kıvrım kıvrım olsa da, kelimelerin ruhlarına sistematik modern kentsel tacizler olsa da, onları hep elif gibi vakarlı ve ruhlarını temiz tutmak borcu, bizi diri tutan en yegâne kriterlerden olsa gerek.

***

Girişte bahsettiğim yazı ‘cahiliye’ üzerine.

Cahiliyet nedir, cahil kimdir, ne iş yapar, nasıl davranır, cahil karakteri nasıl kendini dışa vurur? Soruları üzerinden aslında kendimize ve ötekine ayna tutma vazifesi gören bu yazının internet ortamında da olan bazı kısımlarını alıntılayarak, bazı katkılarla sizlerle de paylaşmak istiyorum.

***

Kimdir câhil o halde?

CAHİL İlme ve akletmeye karşıdır. Arzu ve hevası onun akıl ve tefekkürünü köreltmiştir. İlimden, düşünceden hep köşe-bucak kaçmaktadır.
Rencide olur dîde-i huffâş ziyadan

CAHİL dogmacıdır. İnanç ve davranışlarına esas aldığı öncüllerini akıl ve tefekkürle oluşturamaz. Her İnanç ve davra­nışında a priori’lik vardır.

CAHİL kolaycıdır. Tefekküründeki yozlaşmadan ötürü her sonuca kolay ulaşmak çabasındadır. Dolayısıyla slogancı ve şabloncudur. Kendine yön veren esaslar için mahdut sayıda slogan ve şablon oluşturmuş olup bunlara uygun düşmeyen her fikri, her davranışı mahkûm etmektedir.

CAHİL statükocudur. Dejenere çevrelerin ürünü olan fıtrî ve fikri bozulmuşluğunu değiştirmeye zorlayan her şeyden rahatsız olmaktadır. ‘Elden gidiyor!’ huzursuzluğunu iliklerine kadar hissetmektedir. Bunu kamufle etmek için -sözümona-geleneğini ve ecdat mirasını savunmaktadır.

CAHİL kalabalıkçıdır, kemmiyetçidir. Onca, bir fikrin doğruluğu, sahip çıkanların kalabalık oluşu ya da onu onaylayan parmak sayılarının çokluğu ile bir eserin ilmîliği ise sayfa sayısının bolluğu, ciltlerinin taşınamaz ağırlığı ile belirlenir.
Bir noktada ‘Batıl’ının farkına varsa bile “elle gelen düğün-bayram” enjeksiyonuyla statüsünü korumaya devam eder.

CAHİL hoşgörüsüzdür. Kendi fikri ve zikrine aykırı her karşının(karşıtının) yok edilmesi gereğine inanır. Kendine alternatif gibi görünenlere “vurun kellesini!” formülü uygulanır.

CAHİL yaftacıdır. Başka usullerle yok edemediği rakibine yakıştıracağı yaftalar icad etmede üzerine yoktur. Karşısındakini dinler görünürken bile, aslında onu ne ile itham edeceğini hangi yaftalarla taltif edeceğini kurmaktadır.

CAHİL iftiracıdır. Rakibi bildiğine iftira ederken tek endişesi maddî müeyyide ve tehlikelerdir. İlâhî muhasebe yönün­den bir endişesi yoktur.

CAHİL telaşlıdır. Becerebileceği herhangi bir önlemle engelleyemediği fikir ve eylemler karşısında telaşı büyüktür. Bunun sonucunda provokatör bir karakter ortaya çıkar.

CAHİL maddecidir. Bütün değer ölçülerine madde ve yakın menfaatler temel teşkil etmektedir. Kendisine madde ya da mîde yoluyla etki yapmak en kolay iştir. (Hikmet Zeyveli)

***

‘Her şeyin başı cehalettir’ sözünü temel bir kriter olarak alırsak ‘cehalet çuvalı’na dolduracak çok şey var demektir.

Cahil kibirli ve kendini müstağni görendir. Kendi acziyetinin farkında olmayıp, kendi nefsindeki kibir çukurlarının içinde debelendiği halde bunu hikmet, ilim, takva olarak görebilecek kadar kendini beğenmiş kişiliktir.

Cahil hadd, hukuk, insaf, izan bilmez. Şerri ve şeditliği, kötülüğü ve çirkinliği bir maharetmiş gibi ambalajlayan, mübarek ve kutsal bir şeymiş gibi tezgahından eksik etmeyen profan bir tüccardır.

Cahil çok başına çok cesur, tek başına korkak bir küstahtır. Taassup derecesinde barbar, Vahşi karakterinde kin ve nefretin arı kovanı gibidir.

 

İlginizi Çekebilir

Siyaset aklının çelişkileri…

Seçilmişlerin, seçmenleri üzerinde hakimiyet kurması, tek parti döneminden tevarüs ettiğimiz, en çirkin siyasal bir tavır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir