Def-i tabii

Dolar, daha doğrusu döviz yükseliyor. Bunun neden yapıldığı da nasıl yapıldığı kadar sarih. Tanklarla, F16’larla beceremediklerini diğer şeytani tezgâhlarına ilave olarak bu silahlarıyla becermeye çalışıyorlar. Memleket ekonomisine saldırı malum da bunun yapılmasına el birliğiyle yardım eden ve dolar yükseldikçe zil takıp oynayan bir güruh da var. Dolardaki yükselme ekonomimizde bir devrime yol açabilir. Böylece yine şer etmek isterken bize yardım etmiş bile olur bu paganlar. (Ben pagan dedikçe buna karşı laf söyleyen zavallı bir zevat veya zerzevat da var ki onlara bakarken ne mene bir hilkat garibesiyle karşı karşıya olduğumu görüyor, onlara biraz da acıyorum.)

Asıl mevzu dolardaki yükselişten çok bu yükselişe çanak tutan, bizzat veya dolaylı olarak yardım eden içimizdeki şeytanlar, vatan hainleri. İçlerindeki “Tayyip nefreti” yüzünden öz analarını bile pazarlayacak tıynette olanlardan bahsediyorum yani. Bunları alkışlayan, dolar yükseldikçe orgazm olanlar da cabası elbet. Bu vatan hainleri her bir kuruşluk artışta “Ohh oh, pek güzel. Türkiye batıyor.” Naraları atıp sevindirik oluyor. İşleri güçleri saldırmak. Üzerinde yaşadıkları toprakları hakketmeyenler hakkında da bir şeyler yapılması gerektiğine inanıyorum.

Sen vatanına karşı yapılan her saldırıya sevinirsen o vatanı hak edemezsin. Bu gibiler için yapılması gereken def-i tabii olacaktır. Osmanlıca bilmeyen bebeler bunu dışkı olarak algılayabilir. Çünkü o anlamda da kullanılmakta olup, burada kast ı mahsusa asıl anlamı olan “Bünyede ve içte olan şeyi, fıtri ve normal şekilde dışarı atmak” mealinde kullanılmıştır. “Def-i mazarrat celb-i menafiden evladır.” derler. (Baydınız ama. Öğrenin şu Osmanlıca’yı da beni yormayın.) Yani “Bir zararın giderilmesi bir yararın temininden önemli ve önceliklidir.” Bu yüzden memleketimize zarar verenlerin tespit ve izalesi veya cezalandırılması elzemdir. Bu mevzu en az ekonomimize yapılan saldırıları bertaraf etmek kadar önemlidir. Çünkü bunlar söz konusu saldırılara çanak tutan ve destek verenlerdir.

ASGARDİA

CHP’de beklenen oldu. Dediğimiz gibi seçim meçim yok. İş mahkemeye gider mi? Diye sorarsanız pek muhtemel değil. Yine de giderse netice çıkmaz gibi görünüyor. Bundan sonra ne olacak? Diye sorarsanız buna cevap basit. Yerel seçimlerde bir hezimet bekliyor Kemal ve taifesini. Kemal’in bu hezimeti de “başarılı” olarak lanse edeceğinden hiç şüpheniz olmasın. İşte büyük yaygara o zaman kopacak. Çünkü yemlenecek yerleri azalacak rant bezirganlarının. Verilen sözler boşa çıkacak. Arpalıklar azalıp pastadan düşen pay küçülünce de kızılca kıyamet kopacak. Yaygaralara rağmen yine hiçbir şey değişmeyecek ve CHP siyasi mezarlıktaki yerini alacak. Olacak budur…

Ben Kemal’e Asgardia’ya üye olup oradaki seçgimlere katılmasını öneriyorum. Asgardia şu meşhur uzay devleti. Hani yeterli parayı topladıklarında dünya yörüngesine taşınacaklar ya. İşte ondan bahsediyorum. Belediye seçimleri başlamış. Elini çabuk tutması lazım ama. Şimdiden Türkiye’den altmış küsur aday var. Orada belki bir belediyeye kapak atar. Muharrem’in işi zor. Oraya başkan olamaz. Malı kurucusu Devlet Başkanı Igor Ashurbeyli götürüyor. Kimseye kaptırmaz. Adam yolun buluyor ne de olsa…

İlginizi Çekebilir

Hoşamedi ey liberalizm

İranlı şarkıcı Muhsin Namjoo’nun İstanbul’da açık hava tiyatrosunda 6 Ağustos 2018’de verdiği konser İran’da başlayan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir