Son Haberler

Demokrasicilik oyunu…

Türkiye üzerinde hesapları olan herkes kullandı, demokrasiyi. Nasıl bir şeyse şu demokrasi; kendi çirkin emellerini, siyasi düşüncelerini, dünya görüşünü, emperyal emellerini gerçekleştirmek ya da kamufle etmek için, yerlisi yabancısı demokrasiyi kullandılar. 12 Eylül darbesi, 28 Şubat postmodern darbesi, hatta darbelerin anası olarak kabul edilen 27 Mayıs darbesi de demokrasi adına yapıldı.

Yıllardan beri; Türkiye’yi tarihi, dini ve kültürel bağlarından uzak tutmak, emperyal emellerini gerçekleştirebilecekleri, güdülebilir noktada tutmak için hep demokrasiyi kullandılar. Batılı emperyalistlerin; siyasetçisinden iş adamına, gazetecisinden akademisyenine, askeri bürokrasiden sivil bürokrasisine, aynı kafaya sahip yerli işbirlikçileri, demokrasi adına, gönüllü kulluk yaptılar.

28 Şubatçı generallerden Çevik Bir de ‘Demokrasiye balans ayarı yaptık’ dememiş miydi. Demirel de keza; demokrasi adına başörtülü kızları, Suudi Arabistan’a gönderdiğini hiç unutmuyoruz. Hatta Ecevit; demokrasi adına ‘şu kadına (!) haddini bildirin demişti de demokrasi aşığı parlamenterler, şöyle ellerini patlatırcasına alkışlamışlardı ve demokrasi kurtulmuştu, değil mi(!)  Şimdilerde artık konsept de değişti.

Terör örgütlerini kullanarak, ülkeye diz çöktürmeye çalışanlara karşı, demokrasiyi akıllarına getirmeyenler, doğuda, PKK ve türevleri olan terör örgütlerinin, yaptıkları katliamları alkışlayan bu ne idiğü belli olan tipler, hiç demokrasiyi hatırlamadılar.

Türkiye; ayağa kalkmaya ve kendi kendisini idare etmeye, yürüyüşünü ve yükselişini durdurmaya çalışan emperyalistlerin maşası örgütlere karşı verdiği mücadele, başarıya ulaşmaya başlayınca, ciyaklamaya, demokrasi demeye başladılar. HDP’liler bile bu demokrasi korosuna katıldı. Hendekler kazarak, kendi ırkdaşlarını katliama tabi tutarken, alkışlayan bu asalaklar, şimdilerde, yasalar kendilerine dokunmaya başlayınca, demokrasiyi akıllarına getiriyorlar.

Terör örgütünün siyasal uzantısı HDP’li Osman Baydemir, yaptıkları hendek siyasetine, demokrasi kılıfı giydiriyor. Eş başkan da aynı şeyi yapıyordu. Oysa yaptıkları icraatlarla demokrasiyle hiçbir ilgilerinin olmadığını, hatırlarına bile getirmiyorlar.  CHP’li diplomat kılıklı Öztürk Yılmaz da her şeyi demokrasi adına yaptıklarını söylüyor.

CHP’li Öztürk Yılmaz, anlaşıldığı kadarıyla, oldukça renkli bir kişiliğe sahip. Şimdilerde kirli çamaşırları ortalığa dökülmeye başladı. Sadece kendi partisiyle ilişkili değil aynı zamanda, yabancı istihbarat örgütleriyle de iltisaklı olduğu anlaşılıyor. Zaten, ÖSO’ya karşı sarf ettiği sözlerden, kimin adına konuştuğu net olarak anlaşılıyordu.

Adam, diplomat sıfatını almış ya, sanki dış politikamızı tamamen kendisi idare ediyormuş edasında. Muhtemelen, İsrail gizli örgütü ve CIA ile görüşmelerinde, ne tür dersler aldığını, açıklamalarına yansıtıyor. Medyada yer alan haberlere göre, büyük diplomat Öztürk Yılmaz, “ 15 Temmuz darbe girişiminden üç ay önce CIA ve İsrail ile görüştüğü ortaya çıktı. 10 Nisan 2016’da İsrail Meclisi Dış İlişkiler Güvenlik Komisyonu Başkanı ve Dış İlişkiler Bakanlığı Siyasi İşler Genel Müdürü ile toplantılar yapan Yılmaz, Nisan 2016’da da ABD’de CIA’nın yetkilileri ile görüştü.” Şimdi bu adam, Ö.S.O’nun terör örgütü El Kaide’nin kolu olduğunu söylüyorsa, normal karşılamak lazım. Çünkü sahibinin sesi olduğunu ifşa etmiş oluyor. Kaldı ki bu adam CHP’nin, dış işlerinden de sorumlu genel başkan yardımcısı.

Demek ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; ‘monşerler’ diye kükremesi boşuna değilmiş. Dış politikamızın, yıllarca kimlere emanet edildiği daha iyi anlaşılıyor.

Demokrasi denince, milletin iradesiyle, verdiği yetkiyle siyasi iradenin devleti yönetmesi, millete hizmet etmesi anlamına geldiğini çok iyi biliyorlar bu tipler. Ancak bu yetki kendilerinde olursa, sorun yok. Ama başkalarında olursa, bu demokrasi değil, hak gaspıdır, öyle mi?

Eh varın, demokrasicilik oynamaya devam edin. Muhtemelen, bu gidişle, 3.bin yılda iktidara gelirseniz, demokrasinizi uygularsınız.

İlginizi Çekebilir

Sözü dinleyip en güzeline uyanlar

Çatışma kavramıyla anlatılan / anlatılmak istenen olaylar / olgular, hemen hemen insanlık tarihinin her döneminde ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir