Derdin ne be adam!            

 

            Bu yazıları neden yazıyorsun?

Ben mi?

            Evet. Sen

Ne varmış ki yazdıklarımda?

            Çok sert bir üslup kullanıyorsun.

E ne var bunda. Yazdıklarımda yanlış ya da yalan var mı?

            Yok ama amacın ne? Neden durduk yerde milleti kendine düşman ediyorsun ki?

Ben, sadece bildiğim ve inandığım doğruları paylaşıyorum o kadar. Adam olmakta bunu gerektirmez mi?

            Adam olmakta ne ola ki?

            Bu yaşa kadar anlamamışsan, bu saatten sonra da anlaman zor ama ben yine de anlatmaya çalışayım sana…

Adam olmak bir zanaattır. Sözde kolay gibi gözükebilir lakin zordur, sonu yoktur, meşakkatli bir süreçtir. Farklı bir duruştur. Erdem sahibi olmaktır. İlkeli, prensipli, öz disiplinli, omurgalı bir yaşam sürmek demektir.

Kimilerine göre cibilliyet(yaradılış) meselesidir. Adam olmak, yılmamak, vazgeçmemek demektir. Asla umudunu yitirmemektir. Kimseye göbeğinden bağlı olmadan, özgürce yaşamaktır. Adam olmak adil de olabilmektir.

“Adam olmak” deyişi erdem sahibi olmayı içerir. Adam gibi adamın neyin yanında neyin karşısında olduğu bellidir.

Adam olmak, ketum olmayı da gerektirir.İnsan olmanın olumlu değerlerini özünde toplamaktır.Adam olmak, gerekirse yolda yalnız yürüyebilmektir. Olduğu gibi görünmek, göründüğü gibi olmaktır. Akıllı ve cesur olmaktır. Adam gibi adam olmak demek omurgalı bir varlık olmanın şuuru ile hareket etmektir.

Kendini, nefsini yine kendisi öz iradesi ile terbiye etmiş kişi açısından adam olmak, kendini yontmayı ve doğru olanı yapmayı gerektirir.

Adam olmak, kendine özgü bir duruşu olmayı gerektirir. Örneğin merhametle şecaatin, sadakatle ihanetin, cehaletle nedametin ayrımına varabilir. Söyledikleriyle yaptıkları çelişmez.

Adam olmak, doğalıktır. İşine geldiği gibi davranmaz. Özü neyse sözü de o olur. Kırk yerinden eğip bükmez lafını. Söylemeden önce ölçüp biçer, söylediğinde ise sözünün arkasında durmasını bilir.

Adam dediğinde izzet– i nefis olur. Midesi değil, yüreği geniş olur.Okur adam dediğin ama öyle laf olsun diye değil, bilinçli olarak okur. Sadece tarzını değil bilakis tarzı olmayanı da okur ki, duruşunun hakkını verebilsin.

Küçük veya büyük bir kütüphanesi olur. Örneğin ve her konuda az çok söyleyebileceği bir sözü olur. Ya yazar, ya okur ya da dinlemekten keyif alır.

Adam dediğin utanmasını bilir. Ar ve edebin, insana mahsus meziyetler olduğunu aklından çıkarmaz.Çünkü adam olmak, aslında insan olmaktır.

Adam olmak, inandığı doğruları savunmak adına, risk almayı ve bedel ödemeyi göze almaktır.

Adam olmak, gece yastığı başını koyduğunda pişmanlıklar duymamaktır. Adam olmak, keşke dememektir.

Adam olmak, inandığın hakikatler uğruna, yalnız kalmayı göze alabilmektir. Moda tabirle, onurlu yalnızlığı içine sindirebilmektir.

Bilmem anlatabildim mi?

Vallahi kafam karıştı? Hem güzel görünüyor bu adam olmak, hem de biraz tehlikeli sanki?

O zaman sen kendini hiç yorma, birilerin adamı olmaya devam et. Hem maddi kaygıların olmaz, hem de hiç tepki çekmezsin bu şekilde.

Özellikle bu devirde zor olsa da, birilerin adamı olmak yerine, “Adam olmayı” seçenlere ve bu uğruda bedel ödemeyi göze alanlara, buradan selam olsun.

 

 

 



Mahmut Çakmak


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir