Dinde Reformu Ben Yaptım…

1992’de, öğretmenliğimin üçüncü yılında İnegöl İmam Hatip Lisesi kız bölümüne atanmıştım. 11. Sınıfın Fıkıh dersiydi. Okula ekim sonu geldiğim için benden önce başka bir öğretmen arkadaşım girmişti derse. İlk derse girdim. Ve çocuklara sordum: Bugüne kadar derste ne yapıyordunuz?

Çocuklardan birisi, “hocam, hocamız konuları bize paylaştırdı. Biz hazırlanıyoruz ve sunum yapıyoruz”  dedi.

‘Tamam’ dedim. ‘bana uyar’ ‘Ben de soru sorar, yönlendirir, konuyu açarım’ dedim.

O gün ki konu ‘Talak’ (boşanma) idi. Konuyu hâlâ sanaldan da olsa iletişim halinde olduğum Şükriye sunacaktı.

Şükriye başladı. Hayrettin Karaman’ın ‘İslam Hukuku’ kitabı vardı önünde. Okumaya başladı. Baktım, hiç kimse dinlemiyor. Çocukların çoğu kitap okuyor ya da test çözüyor.

Neyse devam etti. Sonra şöyle bir cümle okudu:

“Erkek hoşsun diyecekken yanlışlıkla boşsun derse kadın boş olur”

‘Hoops’ dedim. Gözler bana baktı.

‘Bi daha oku, duysunlar’ dedim. Okudu, duydular. Ve çok fazla tepki göstermediler.

Bazıları: ‘ e öyle, ne yapalım’ dediler.

Dedim ki: ‘hoşsun diyecek adam nasıl boşsun diyebilir ki? H ile b aynı yerden çıkmıyor. Ayrıca da ‘nikâh karşılıklı bir andlaşma değil mi? Erkek tek başına nasıl karar verebilir ki? Erkek nikâhı kendi başına mı kıyıyor? Evlenirken şahitler var da boşanırken neden olmuyor?”

Ben soru sordukça çocukların aslında içlerine gömdükleri sorular/ itirazlar gün yüzüne çıkmıştı.

Ve tartışma başlamıştı…

Nisa süresi 35. Ayeti sordum. Erkek tarafından bir hakem, kadın tarafından bir hakem getirin ‘ ayetini… Talak (boşanma) süresinin 2. Ayetini sordum. ‘iki şahid getirin’… Araştırın gelin dedim.

Araştırdılar. Ve bu ayetlerin hüküm/ farziyyet ifade etmediğini, nedb (tavsiye) babından söylendiğini bulduklarını söylediler. Bu sefer de çocukların kafasında ‘hangi ayetlerin tavsiye, hangi ayetlerin hüküm ifade ettiğine kim karar veriyor?’ diye bir soru takıldı.

 

Profesör Dr. Muhamned Ebu Zehra’nın İslam Hukuku Metodolojisi’nde söylediğinden aklımda kalana göre, Müslümanların bahsi geçen ayetleri kurumsallaştıramamaları büyük bir eksikliktir. Buna ihtiyaç duymamaları erkek egemen toplumun, Müslümanların tarihinde değişmemiş olmasıdır.

 

Bu çocuklarla başladığımız reform süreci çocukların sorularının önünü açmış, bazı hoca abilerimin, ‘Müctehid mi yetiştiriyoruz’ tepkilerini duymamıza sebep olmuştur. ‘çocuklar soru soruyor, düşünüyor hocam’ diye cevap veriyordum.

 

Aslında ‘Kur’an’a, akla mantığa, vicdana, hayatın gerçeklerine de aykırı olarak tedvin edilen, tarihin bir döneminin uygulamasının sorgulanmasından başka bir şey yapmıyorduk. Bugün en klasik mollası bile kızını resmi nikâhsız evlendirmez. Ve kocasının ‘boşsun’ lafı ile boşamasına razı olmaz. Hiç kimse ayete rağmen hacca deve sırtında gitmez. Zaten develeri de sokmazlar şehre. Çarşaflı bir kadın mirastan geleneksel İslam hukukuna göre payına düşene rıza göstermez. Mahkemeye verir.

Akla mantığa, ‘Makasidu-ş-Şeria’ya, hayatın akışına, toplumun maslahatına aykırı olan hükümler, hangi referansa dayanırsa dayansın kadük kalmaya mahkûmdur.

‘Modernist’ ’Reformcu’ diye yaftalanan hiç kimsenin ‘Din’ de reform gibi bir muradının olmadığını, aksine tarihsel/ dönemsel uygulamaların din olmadığını söylemişlerdir. Kimisi bu uygulamaların sayısını çoğaltmış kimisi de az görmüştür.

Cumhurbaşkanı bir Müslümandır. Belki hiçbirimiz İslami hayata O’nun kadar titizlikle riayet etmiyoruz. Hayatını İslam’a, Müslümanlara, mazlumlara vakfetmiştir. Bunu ölümüne tapmıştır.

Acaba hangi molla O’na, “Reis, üç talakla boşadığımız kadınla bir daha evlenememeyi yasa ile yasakla’’ diyebilir? Hangi molla ‘hacca deve sırtında gitmek için Suudi hükümeti ile temas kur’ diyebilir. Hangi molla ‘obüs tankları sihalar bid’attir, at sırtında ok la savaşalım. Ölürsek ölelim, Allah rızasını kazanalım’ diyebilir. Hangi molla ‘kadınları dövmek farz-ı ayndır. Dini referanslarla dövdüğümüzde biz ceza almayalım. Hukuki düzenleme yap’ diyebilir.

 

Ezcümle, hepimiz şu ya da bu ölçüde bazı güncellemeler yapıyoruz. Bu reform ise hepimiz reformistiz.

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜGVA’dan öylesine güzel bir proje ki!

Türkiye Gençlik Vakfı Osmangazi İlçe temsilciliği çok güzel bir proje yürütüyor bugünlerde. Projenin ismi oldukça ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir