E-cemaat / The cemaat / F cemaat

Cemaat, hem olgusal olarak hem de kavramsal olarak dinidir / dine aittir / dinsel çağrışım yapar. Dinin varlık gösterdiği her yerde / her zeminde / her ortamda, cemaat de hem olgusal olarak, hem de kavramsal olarak kaçınılmaz bir biçimde kendiliğinden var olur / varlık gösterir.

Örgüt ise, hem olgusal olarak hem de kavramsal olarak politiktir / ideolojiktir. Dolayısıyla politik / ideolojik çağrışımlar yapar. Politikanın / ideolojinin var olduğu / var olabildiği her ortamda / her zeminde örgüt de kaçınılmaz olarak var olur / varlık sahnesinde yerini alır / kendini gösterir.

Bir cemaatin örgüte dönüşmesi demek, haddizatında o cemaatin bütün dini / uhrevi amaç ve hedeflerinden vazgeçmesi, bütünüyle politik / ideolojik / dünyevi amaç ve hedeflere yönelmesi demektir. Çünkü cemaatin varlık nedeni, baştan ayağa dini / uhrevi amaçlar içindir. Örgütün varlık nedeni ise, bütünüyle politik / ideolojik / dünyevi amaçlar içindir.

Bir cemaatin, cemaat olmaktan vazgeçmesi, cemaat olmayı bırakması / terk etmesi ve örgüt olmaya yeltenmesi / yönelmesi / heveslenmesi esas itibariyle o cemaatin dini / uhrevi amaçlarından bütünüyle vazgeçtiği, politik / ideolojik / dünyevi amaçlara yöneldiği anlamına gelir. Böylesine bir yöneliş cemaatin kendi varlık sebebini inkâr etmesi demektir aynı zamanda.

Dini / uhrevi amaçlar uğruna varlık gösterdiği varsayılan cemaatlerin, varlık nedeni olan dini / uhrevi amaçlarından uzaklaşarak, hatta vazgeçerek, örgüt olmaya yeltenmesi / evirilmesi ve örgüt olmanın varlık sebebi olan politik / ideolojik / dünyevi amaçlara / hedeflere yönelmesi yeni bir durumdur ve üzerinde durmayı / düşünmeyi / tartışmayı hak eden bir durumdur.

Son yıllarda tanık olduğumuz kimi olaylar / eylemler cemaatlerin, dini / uhrevi duyarlılık sahibi bir topluluk olmaktan ziyade, politik / dünyevi amaç ve hedefleri olan bir örgütün eylemlerine benzemiyor mu? Cemaat ile örgüt arasındaki bu anlam ve amaç ayrılığı / farklılığı, aynı şekilde cemaat imamı ile örgüt lideri için de söylenebilir pekâlâ.

Esasen hiçbir dini yapı / cemaat, karanlık işler çevirmez, pespaye işlerle uğraşmaz, kendilerine emanet edilen genç / körpe yavruları öyle ya da böyle istismar etmez / edemez.

Gizli / gizemli / örtülü / karanlık işler yaparak, pespaye işlerle uğraşarak devleti / devlet kurumlarını ele geçirme / devlete egemen olma çabası, dini / uhrevi amaçları olan cemaatlerin işi olmaktan ziyade,  politik / ideolojik / dünyevi amaçları olan örgütlerin işidir.

Dini / uhrevi amaçları / hedefleri / duyarlılıkları olan hiçbir cemaat binlerce insanın hayatını karartacak iş ve eylemlere girişmez. On binlerin / yüz binlerin hakkını / alın terini çalmaz / gasp etmez, hayatlarını / geleceklerini karartmaz. Tehdit ve şantajla yardım alamaz / toplayamaz / para dilenemez,  zorla / baskıyla / tehditle / şantajla insanların malını gasp etmez.

Başından beri dini / uhrevi / ahlaki çağrışımlar üzerinden elde edilen itibarını ve konumunu, dünyevi / politik / ideolojik amaçlar uğruna harcayan bu yapılara söyleyecek bir çift sözümüz olmalı değil mi. Keza bu cemaat görünümlü örgütlerin / örgütlü yapıların bir adı da olmalı değil mi?

Yaptığı işlerle / eylemlerle / yayınlarla / analizlerle, ne denli politize olduklarını / ne denli dünyevileştiklerini, dini  / uhrevi / ahlaki amaçlarından ne denli uzaklaştıklarını hatta belki de vazgeçtiklerini açık eden bu yapılara yapıştırılacak / yakıştırılacak uygun bir etiket bulamadım. Bulan / bilen beri gelsin.

İlginizi Çekebilir

Kamu mumlarını yakmak helal, sigara haram mı?

Hz. Ömer, kamu işleriyle meşgul olduğu makamında kendisini ziyarete gelen misafiriyle kısa ama ibretlik diyaloğunu ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir