Anasayfa / Yazarlar / Egemenlik savaşları

Egemenlik savaşları

Egemenlik savaşları, insanlık için koyu karanlık bir kuyudur. Tarih, bir anlamda bu dipsiz kör karanlık kuyuya düşen, burada boğulan, bu kuyuya düşmemek için çırpınan veya boğulmamak için debelenen insanın hazin öyküsünü anlatır.

Egemenlik savaşları, insana bu dünyadaki varlık sebebini, yaratılış hikmetini ve var oluş amacını unutturuyor. Netice itibariyle insanın asli görevi olan anlam arayışını yitirmesine sebep oluyor.

Yer küre üzerinde egemenlik kurma savaşları oldukça çetin seyreder. Bu çetin savaş insanı ister istemez canavarlaştırıyor. Dahası, insanı insan yapan, insanı yaratılmışların en şereflisi derecesine yükselten değerleri unutturuyor.

Çünkü egemenlik savaşı son tahlilde egemenler arası güç ve çıkar çatışmasıdır. Güç ve çıkar çatışmasının olduğu yerde de ahlak ve vicdan kendiliğinden tatile çıkar.

İnsanlık tarihi bu anlamda ibret vesikalarıyla doludur. Bu ibret vesikaları ne yazık ki gereği gibi okunmuyor / okunamıyor. Bu ibret vesikalarından alınması / çıkarılması gereken dersler çıkarılmıyor / çıkarılamıyor.

İnsan, güce tapma eğilimi ve zaafı içinde olan bir varlıktır. Gücü elde etme, elde edilen gücü sonsuza değin sürdürme adına çarpışmaktan, savaşmaktan, vuruşmaktan, ölmekten, öldürmekten geri kalmıyor.

Yalan, hile, şantaj, düzenbazlık, merhametsizlik gibi ahlaki olmayan bütün tutum ve davranışlar esasen egemenlik savaşının karakteristiğinde var olan tutum ve davranışlardır.

Yeryüzünde ahlak ve adalet temelinde bir hayat inşa etmekle yükümlü olan insanlar, ahlaki temelden yoksun bu karmaşık ve çelişkili sürece dâhil olma hususunda son derece dikkatsiz ve özensiz davranıyorlar.

Nerede bir egemenlik savaşı varsa orada çekişme var, çatışma var, yalan, hile ve entrika var, tek tek veya toplu halde insanlara yönelik imha ve itlaf girişimleri var.

Çünkü egemenlik savaşının özü, muharrik gücü ahlak ve adalet değildir. Vicdan hiç değildir. Bilakis egemenlik kavgasının aslı ve esası insanın hırsıdır.

İster dar anlamda yerel / ulusal egemenlik kavgaları olsun, ister geniş anlamda bölgesel / küresel iktidar savaşları olsun, bütün egemenlik savaşlarında istisnasız akıldan ziyade hırslar ve tutkular ön plana çıkar,

İnsana ve hayata dair her şey esasen bir imtihan vesilesidir. İnsanları birbirine düşüren, aklını başından alan, ayartan, saptıran, yer yer baskıya, şiddete, zulme kayan, yalana, iftiraya, hileye, şantaja açık egemenlik kavgaları, insan için asli imtihanı kaybetmeye sebep olabilir.

 

Egemenlik savaşlarının kışkırtıcılığı dünyayı yaşanmaz hale getirdi. Bu sayede yerküre kelimenin tam anlamıyla bir fitne yurduna / bir fitne diyarına dönüştü.

 

 

İlginizi Çekebilir

70’lere Yolculuk

Son zamanlarda kendimize oluşturduğumuz nostalji kültürü ile geçmişten kendimize bizi iyi hissettirecek şeyleri bulup çıkartır ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir