Anasayfa / Yazarlar / ER ya da geç

ER ya da geç

Yine hüsranla, üzüntüyle, hayal kırıklığıyla, değişmeyen hiçbir şeylerle, kaybedilen puanlarla geçilen bir haftadayız.  Yine kesin kazanmamız gereken bir maçı kazanamadık ve bu hafta sonunda da (ligin bitimine 5 maç var) düşme hattından kurtulamadık.

Hafta içinde Fransızhoca ile yollar ayrıldı ve yerine geçtiğimiz sezonun son maçında, ecel terleri döktüğümüz ve sonunda ligde kaldığımız Trabzonspor karşılaşmasında takımın başında yer alan Mustafa Er getirildi.  Fransız hocanın gönderilmesi tamamen baskı üzerine yapılmış, taraftarın ve yorumcuların istekleri ve söylemleri sonucu oluşmuş bir durumdu ve bence de doğru bir hamleydi. Yerine gelen Mustafa hoca ise tanıdık, bizden biri. En azından şehrin ekmeğini yemiş, suyundan içmiş, altyapıdan yetişmiş tabiri caizse “bu şehrin çocuğu”.Takımda eksik olan şeyin özgüven eksikliği olduğunu düşünürken, yaşanabilecek bir şokun oyuncuları kendine getireceğini ve durumdan uzaklaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını düşünüyordum. Nitekim Fransız hocanın yerine bizden biri Mustafa Er hocanın getirilmesi de şok etkisi için bir fırsattı. Ancak maalesef Göztepe maçı esnasında ve sonrasında ise değişen tek şeyin takvim olduğunu gördük, sonunun yine hüsran olduğunu gördük.

Kadrolar açıklandığında stoperdeTiti-Ertuğrul ikilisini görmek güven vericiydi. Ekong son haftalarda düşen formu ile takımda güven vermeyen oyuncuların başında yer alıyordu ve Fransız hocaya sistem değiştirten Ertuğrul, Ekong yerine sahadaydı. Orta sahada hem dirençli hem de yaratıcı ayaklara sahiptik yani aslında her şey yolunda gibi görünüyordu. Bir de rakip takımın önemli oyuncularından iki tanesinin olmaması da bizim lehimize bir artı olarak yazılabilirdi. Tabi bu durumlar sadece kağıt üzerinde geçerliydi ve Bursaspor bir kere daha sahadan istediğini alamadan ayrıldı.

Şimdi bu maç sonunda benim anlamadığım birkaç nokta var, onları da müsaadenizle dile getirmek istiyorum.

-Sene başından beri istikrarsız performansına rağmen taraftarın sevgisini kazanmayı başarmış, bence oynadığı her maç işini ciddiye aldığında oldukça güzel performanslar ortaya koyan Kembo, neredeyse oynadığı her maçta ilk 11 başlamışken bu hafta neden yedek kaldı? Sizce de çok şaşırtıcı değil mi? Bu takımda kimi kesersin diye sorsalar, söyleyeceğim isimlerin içinde bile Kembo yer almaz. Takımda hızlı ve dikine oynayabilen tek isim Yusuf. Furkan hamle oyunucusu olarak başlasaydı da yerineKembo oynasaydı daha verimli olmaz mıydı?

-Göztepe maçında 3 oyuncu değişikliği hakkımızı da kullandık. Giren oyunculara baktığımız zaman Sow, Emre Taşdemir ve Grozav. Sow’a hiç kimsenin itirazı olacağını düşünmüyorum. Hatta bu adam artık oynasın, takıma faydalı olmaya çalışsın, yarım sezon için alacağı yüz binlerce euronun hakkını versin diyenler çoğunluktadır. Nitekim geldiği günden bu yana yatmak dışında en yararlı işini de bu maçta yaptı ve pozisyonu bulduğunda golünü attı. Peki ya Emre? Ben Emre’nin kadroda olduğunu bile unutmuştum. Uzun süren bir sakatlıklar silsilesi sonrası ilk maçı, kader maçlarından biri olan Göztepe maçı, öyle mi? Böyle bir riske girmeye gerek var mı? Tamam anlıyorum hoca Emre’yi kazanmak istiyor, oynasın istiyor ama bunun ne yeri ne de zamanı hocam. Emre geri kazanılmak isteniyorsa, verilen 2 haftalık milli takım izinlerinde filan oyunculara öyle günlerce tatil vermek yerine hazırlık maçları yapacaksınız, net.Grozav, sana söyleyebilecek hiçbir sözüm yok. Bir an önce nerede oynamayı hak ediyorsan git orada oyna. Bu takımın ne ismini, ne formasını ne de parasını hak ediyorsun.

Stancu, bal yapmamaya ne kadar daha devam etmeyi düşünüyorsun? İkinci yarının başlarında kaçırdığın pozisyonun bir izahı yok. Onu da atamıyorsan neyi atacaksın ki. Batalla’nın milimetrik pasında o golü yapabiliyor olman gerekiyor. Düzgün bir santraforumuz olsa şu an her şey çok daha farklı olabilirdi buna eminim. Ama yok, bizimkine anca boş kale olacak ya da oradan sekecek burasına çarpacak filan anca öyle. Başka türlüsüne ne gerek var zaten, değil mi!

Oyuncular ve oyun bazında yazsak böyle sayfalarca sürer gider. Çok fazla bir şey söylemeye de zaten halimiz yok. Allahtan doğrudan rakiplerimiz de puan ya da puanlar kaybediyorlar da seri mağlubiyetlere rağmen hala yarışta kalabiliyoruz, yoksa çoktan düşmüştük. Bu hafta kazanabilseydik 5 maç kala yarıştan sıyrılıp ligde kalmayı garantileyebilirdik. Ne yazık ki hala en ciddi adaylardan biriyiz. Spor programlarında küme düşme adaylarının başında yazılıyoruz, ne acı. Benim kümede kalma konusunda herhangi bir şüphem yok. Bu takım ER ya da geç o potadan kurtulacak ve hak ettiği, layık olduğu yerlere gelecektir. Dilerim şu 5 hafta bir an önce geçsin, sonra herkes çıkarıp şapkasını önüne koysun. Kümeden önceki son çıkış Karabükspordeplasmanı.Umarım derdimizi anlatabilmişizdir.

 

 

İlginizi Çekebilir

Kırk katır mı? Kırk Satır mı?  

  Seçim sathı mailine girildi ve muhalefet panik içerisinde sağa sola koşuşturmaya başladı. Gelin bu ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir