Haddini bilene dost bilmeyene Azrail’dir artık Türkiye…

Hiç kuşku yok ki artık Türkiye, dünyanın oyun kuran devletlerinden biri. Bu ülke hem kendi hakkını hem mazlumun hakkını ve hukukunu koruyan, dayatmalara değil kedi planlarına göre yürüyen bir devlet.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, gittiği her yerde en üst düzeyde karşılanıp tüm dünya milletleri tarafından sevgi ve hayranlıkla karşılanıyor. Her gittiği noktada ilgi odağı olan ona göre karşılanan ve itibar gören bir isim.

Arkasından 40 köpeği havlatmayan kurt, kurt değildir sözünden yola çıkarak. AB liderlerinin saldırılarını da bu kapsamda değerlendirerek devam edelim.

Bugün yakın coğrafyamızda, hemen sınırımızda oyun üzerine oyun kuranlar var. Ne yapsalar boş çünkü o oyunlara anında cevap veren bir Türkiye var artık. Yeri geldiğinde posta koyan yeri geldiğinde müdahale eden bir Türkiye… Bugün Suriye ve Irak başta olmak üzere, mazlum coğrafyanın tamamında umudun adı olan Türkiye…

Şimdi kurulan en büyük oyunu bozmak için Türkiye bir kez daha topa giriyor. Sınırımda her ne sebeple olursa olsun, her ne isimle olursa olsun herhangi bir terör unsuruna hayat hakkı vermem diyen bir Türkiye…

Bugüne kadar çadır devletlerine müdahale edip, güç gösteren dünyanın hakim güçleri, aynı tavrı Türkiye’ye de gösterip, tıpkı son 100 yıldır olduğu gibi Türkiye’yi sindirmeye, baskılamaya ve istediğini yaptırmaya yeltense de o günlerin çoktan geçtiğini anlamış durumdalar.

Bugün Cumhurbaşkanı. Başbakan kabine üyeleri aynı dille konuşuyor. Yine Milliyetçi Hareket Partisi’nin lideri Devlet Bahçeli, tıpkı millet gibi aynı dilden konuşuyor. Orda dur kardeşim diyor. Burası çadır devleti değil diyor. Gerekirse dünyayı yakarız ama size boyun eğmeyiz diyor.

Daha dün MHP Lideri grup toplantısında dünyaya sert bir dille  “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yalnız değildir. Onun arkasında Türk milleti vardır” diyor ve milletin de devletinde aynı şeyi düşündüğünü haykırıyor.

Türkiye’de tarihinde ilk kez beklide milli ve yerli unsurlar, devletin bekası, milletin ikbali için çifte su verilmiş çelik gibi tek ses tek yürek. Buradan sonra dosta dost, düşmana Azrail olan bir ülkeyle mücadele etmeyi göze alan gelecek. Ya dost sözü dinleyecek ya itlerini de alıp bu diyardan defolu gidecek….

 

———-

Ne markası birader…

Yıllardır Türk futbolunda bir marka değer teranesi sakız olmuş yürüyor. Ne yönetimi yönetim, ne futbolu futbol, ne yöneticisi yönetici ne de topçusu topçu. Milletin rızkından verdiği paralarla paşalar saltanat sürüyor. Çıkıp sahada ucuz tiyatroya pahalı bilet satıyor, milleti kandırdım zannedip, gözünün içine baka baka, pişkin pişkin marka vs zırvalıyor. Daha önceki akşam Bursa Büyükşehir Belediyesi Stadyumu’nda hakem adı verilen zat üstünlerin hukukunu uygulayıp, bir takımdan alıp diğer takıma veriyor hakkı da hukuku da… Türk futbolunun başına kayyum atanmalı. Bu rezillikler son bulmalı. Gerekirse Türkiye profesyonel futboldan vazgeçsin. Milleti nafakası bu rezillik için ziyan olmasın.

Daha geçen hafta güreşçiler madalyalarla döndü bu ülkeye. Hepsinin toplam alacağı para kıytırık bir topçununki kadar etmiyor. Vakıfbank dünya şampiyonu oldu. Bakın sporcuları kaç kuruş alıyor. Takımların tamamını dernek statüsünden çıkarıp, şirket yapmak lazım. Sahibi olan ve parayı cepten veren patronlar olduğunda bu madrabazlıklar yapılıyor mu görün. Yeter artık bu hokkabazlıklara devler bir an önce el koysun. Takımlar şirketlere satılsın. Kar eden kalsın cepten yiyen batsın olsun bitsin.

 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

 

İlginizi Çekebilir

“Eşit olmayan koşullar”

Seçimleri kaybedeceklerini bal gibi biliyordu ya yine de ısrarla kazanacaklarını öne sürüp duruyordu. İkinci tura ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir