Eski hal muhal, şimdi yeni hal

AK Parti ilk seçimini 3 Kasım 2002 de yaptı. Şimdiye kadar girdiği her seçim ve taraf olduğu her referandumdan başarı ile çıktı. 13 seçim ve 13 galibiyet. Bu her siyasi partiye ve lidere nasip olmayan bir başarı hikâyesidir.

Özellikle demokrasi ile yönetilen hele bizim gibi dış etkenlerin çok rahat harekat imkanı  bulduğu ülkelerde bunu başarabilmek çok zordur.

İşte AK Parti, onun lideri Recep Tayyip Erdoğan ve ona oy veren milyonlar bunu başarabilmiş, seçimden seçime milletin elde ettiği kazanımlarla sivil bir Anadolu devrimini gerçekleştirmişlerdir.

24 Haziran tarihi itibariyle Türkiye’nin gelişmesinin önünde önemli bir engel teşkil eden vesayetin kurduğu parlamenter sistem milletin ekseriyetinin oyları ile kapanmış, milletin kendi kararı ile tercih ettiği Türk tipi Başkanlık dediği Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine adım atmıştır.

Artık bu günden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Başbakanlık tamamen ortadan kalkmıştır. Her seçim sonrasında yaşanan “kim Başbakan olacak, Cumhurbaşkanı yetkiyi kime verecek, hükümet nasıl kurulacak, güvenoyu alacak mı, almayacak mı” tartışmaları sona ermiştir.

Bu sistemde hükümeti kimin kuracağını oyları ile belirleyen milletin bizatihi kendisi olmuştur.

Oluşturulan Cumhur ittifakı ile milletin % 53 oyunu alan Recep Tayyip Erdoğan yeni sisteme göre Türkiye’nin ilk Başkanı olmuştur.

Kesin seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz meclis toplanacak, seçilen Cumhurbaşkanı yemin ederek göreve başlatılacaktır.

Akabinde oluşturduğu bakanlar kurulu listesi ile yürütmeyi 5 yıl süre ile kesintisiz sağlayabilecektir. Artık Türkiye istikrarlı 5 er yıllık dönemler halinde içte ve dışta emin adımlarla yoluna devam edilebilecektir.

Seçilen meclisimiz asli görevi olan yasama, bütçe yapma ve denetleme görevini icra edecek. Bakanlar kurulunda vekil üye olmayacaktır.

Yasama ve yürütme tamamen birbirinden bağımsız ama birbirine karşı sorumlu olarak görevlerini icra edeceklerdir.

Başkanlık sisteminin ne kadarda ülke için yararlı ve isabetli bir sistem olduğunu daha seçimler sonuçlanır sonuçlanmaz etkisini göstermeye başlamıştır.

Seçmen Cumhurbaşkanlığı görevini Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş olmasının yanında, AK Parti’yi  mecliste 301 sandalyenin altında bırakmasına rağmen, hükümetin kurulamaması gibi bir endişe olmadığından piyasaları ve vatandaşı etkileyecek, endişeye düşürecek, meşgul edecek bir ortam oluşmamış, vatandaş görevini yapar yapmaz işinin başına dönmüştür. Hatta iki günde seçimi unutmuştur.

Aradan biraz daha zaman geçince daha net görülecektir ki, bundan böyle vatandaş artık siyasi endişelerden dolayı sürekli politize olmaktan kurtulacak, bu toplumun daha da rahatlamasını sağlayacaktır.

İşine gücüne bakacak, istikrarlı dönemlerin olması yatırımları arttıracak, ekonomiyi canlandıracak, üretimi arttıracaktır.

Türkiye çok büyük bir işi 16 yıl gibi bir sürede çeşitli badirelerden demokrasinin kurallarını zedelemeden, iktidardaki AK Parti’nin ve onun lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşu sayesinde geçmesini bilmiştir. Elbette burada asıl pay sahibi bu siyasi hareketin ve güvendiği liderinin yanında gerekirse canı pahasına duran asil millettir. Bunu açık ve net olarak 15 Temmuz ve onu takip eden 29 günde göstermiştir.

Bu seçimde milletin verdiği çok önemli bir mesaj vardır.

Bu mesaj “Ölümüne de olsa biz bu davanın arkasındayız. Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a güveniyoruz ve onu Devletimizin başkanı yapıyoruz.” mesajıdır.

  1. mesaj “15 Temmuz da millet olarak bizi gördünüz, tanıdınız ancak buna rağmen hala AK Parti’nin içini tam anlamıyla bizim istediğimiz gibi temizleyemediniz, üstüne üstlük bu seçimde de alakasız, layık olmayan bazı isimleri karşımıza aday olarak koydunuz.” mesajıdır.

Türkiye yeni sisteminde emin adımlarla yol almaya devam eder. Geçen zaman bu sistemi tam olarak rayına oturtur. Bunda bir endişe yok. Ancak milletin verdiği mesaj göz ardı edilirse, millet zaman içerisinde meclisteki yapıyı farklı yönlere değiştirme meylinde olduğunu açık olarak göstermiştir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hayırlı olsun.

Allah Cumhurbaşkanımıza güç ve kuvvet versin. Başarılarını daim kılsın. Başımızdan eksik etmesin.

Unutmamalı ki, devleti devlet yapan beyidir.

Eski hal muhal, şimdi yeni hal.

Yeni hale çabuk ayak uydurmak gerekir. Ayak uyduramayan, yenilenemeyen dükkanı kapatır gider.

Duraklama gerilemenin başıdır.

Durmak yok, yola devam.

Selâm, sevgi ve dua ile…

İlginizi Çekebilir

Ne olacak bu cemaatlerin hali?

Tanınmış bir ilahiyat hocasına göre: “Devletimiz eğitimde birliği sağlamalıdır. Din eğitimi ve öğretimi sadece devlet ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir