Farkındalık

Cuma akşamı Timsah Arena’da baştan sona kadar gördüğümüz her şeyin bence en güzel açıklaması farkındalıktı. Sahada yerini almış herkes maçın ne kadar kritik olduğunun farkındaydı. Haftalardır kazanamamış olmanın verdiği psikolojik baskının da, böyle gittiği takdirde yolun sonunun ne olduğunun da farkındaydı herkes. Son düdüğe kadar verilen mücadele, ortaya koyulan istek, kazanma arzusu gibi faktörler bir araya geldi ve nihayet sahadan gülerek ayrılan taraf biz olduk.

Yaşanabilecek olası bir puan kaybı sonrası şehirde oluşacak havanın farkındaydı herkes. Zira bu maç, taşmayı bekleyen bir bardağın son damlasından daha da önemliydi. Maç öncesi puan tablosuna, takımların sahip olduğu formlara bakıldığı zaman doğal olarak Kayserispor bir adım daha önde görünüyordu ancak sahada işler çok farklıydı. Rakip takım futbolcuları da bizdeki durumun ne kadar kötü olduğunun, gün geçtikçe de ne kadar kötüye gittiğinin farkındaydı mesela ki buna bağlı olarak “Kesin kazanırız” mantalitesiyle oynadılar tüm maç boyu. Ancak onları bekleyen Bursaspor, geride kalan haftalardan çok daha farklı bir kimlikteydi. Ben dahil çoğu kimselerin beklentilerinin de üstündeydi. Yeşil ve beyaza bürünmüş herkes elinden gelenin maksimumunu ortaya koydu ve maç sonu tabelaya üstünlük ve puan tablosuna bir 3 puan daha yazıldı.

Özellikle Kembo, Shehu ve tabiki Batalla bu maç özelinde benim nazarımda en fazla farkında olan oyunculardı. Yönetim tarafından kadro dışı bırakılması gündeme gelen ancak hoca tarafından kabul edilmeyince kadroda kalan ve ilk 11’de yer alan Kembo çok istekli ve arzulu bir oyun ortaya koydu. İsteği, arzusu, yeteneği ile birlikte maç içinde yer yer şık hareketleri, yer yer nokta paslarıyla sahanın en olumlu isimlerindendi. Shehu ise takıma uyum sürecini atlatmış görünüyor. Sahada ayağı yere en sağlam basan isimlerin başındaydı. Bu haliyle Agu’dan formayı almasını kimse yadırgamıyordur herhalde. Ve tabiki Batalla. Kaptan maç boyunca dümeni elinden hiç bırakmadı. Golde attığı pas herkese şapka çıkarttıracak güzellikte, o tipte bir futbolcunun sahip olması gereken kalitenin çok daha üzerindeydi. Maç boyu isteği, arzusu, mücadelesi takımın ateşleyicisi rolünü ona çok yakıştırdı. Sahada yer alan diğer tüm futbolcularında ayağına sağlık. Güzel, haklı, özlenen bir galibiyetti. Yüreklere su serpti!

Değinmek istediğim bir diğer konu ise; yayıncı kuruluşun spikerinin de durumumuzun bizim için ne kadar kötü olduğunun farkında olmasıydı. Maç öncesi ve maç esnasında iki kere dile getirdiği; “Farklı hedefteki iki takımın mücadelesi” cümlesi o kadar kötüydü ki. Evet bu sezon için hedefler farklı. Hedeflerin farklı olması Bursaspor’un büyüklüğüne yakışmayacak düzeyde.

Sahada herhangi bir şeyin farkında olmayan tek isim ise maçın hakemiydi. İlk yarının sonunda faul olan pozisyonda bırakın faul vermeyi adam devreyi bitirdi. Türk hakemlerinin geldiği nokta içler acısı ve oldukça komik.

Nitekim birçok farkındalığın haftalar sonra oluşması sonucu kazanılan bir 3 puan ile hafta geçildi. Oyuncusundan masörüne, yönetiminden teknik ekibine herkes üstüne düşeni yaptı. Ancak kendimizi bu galibiyetin peşine takıp sorunların temelinden uzaklaşmamız gerekiyor. Geriye kaldı 10. Durum hala kritik ve sıkıntılı. Baharı yeşiller içinde görmek için parola bu hafta sahada oynanan futbol olmalı. Farkında ol, baharda yeşillen!

 

 

İlginizi Çekebilir

CHP Bursa’da Akkuş pimi çekti!

CHP Bursa’da aylardır devam eden iç savaşta oldukça ağır hasar alan İl Başkanı Hüseyin Akkuş, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir