Gençlik kollarında neler oluyor?

Gazeteci Yüksel Baysal, dün Yenidönem’de AK Parti Gençlik Kolları’nda yaşananlar üzerine bir makale kaleme aldı.  Gazeteci Yüksel Baysal’ın yazdıkları gerçekten sarsıcı. Yazıda ele alınan iddialara göre AK Parti Gençlik Kolları adeta darmadağın olmuş. AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Tarık Kaderli ile ilçe başkanları arasında da sorunlar olduğu öne sürülüyor.

İddialara göre AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanlığı’nı Mayıs 2013 tarihinden beri sürdüren Mustafa Tarık Kaderli’nin 50 kişilik yönetiminden Ali Yıldız, Bilal Kartal, Bilal Tutuş, Burak Güneş, Ceylan Hamzaçelebioğlu, Fatih Mercan, Furkan Özdemir, Halim Bulut, Mahmut Çeki, Mahmut Ensar İlhan, Maide Çakmak, Mert Salım, Mustafa Alper Gürsoy, Mücahit Bektaş, Nuri Bilgin, Ömer Faruk Özkaymak, Saadet Büyükoğlu, Tarık Köse görevden ayrılmış. Yine yedek listeden de çok sayıda istifa olduğu ileri sürülüyor. Daha da ileri gitmiş bazıları partiden bile istifa etmek zorunda kalmışlar.

Yine yazıda yaşanan sıkıntıların en önemli nedeninin Başkan Mustafa Tarık Kaderli’nin yönetim anlayışındaki yanlışlık olduğuna vurgu yapılıyor ve Kaderli’nin dar bir ekiple çalışmayı tercih ettiği ifade ediliyor. Yine iddialar arasında Kaderli’nin Mudanyaİlçe Gençlik Kolları Başkanı Muhammed İzzet Dursun, İznik Faruk Demircan, Gemlik Muhammet Ali Kaya ile Orhangazi Bilal Özbey’le de arasının açık olduğu, bazı ilçe başkanlarınında görevden aldırıldığına yer verilmiş yazıda.  Mustafakemalpaşa Gençlik Kolları Başkanı Fatih Turan ile Nilüfer Gençlik Kolları Başkanı Gökhan Dinçer’i buna örnek olarak gösterilmiş.

Tüm okuduklarımızdan anladığımız AK Parti Gençlik Kolları’nda hem de tarihin en kritik oylamalarından biri olan Anayasa referandumu öncesi büyük problemler var. Her ne kadar kol kırılır yen içinde kalır misali gençler sorunları çok da ortaya sermese de bazen mızrak çuvala sığmıyor. Referandum sürecinde Gençlik Kolları’nın parçalı ve kavgalı bir görüntü vermesi AK Parti’nin hiç işine gelmeyeceği gibi, oluşturacağı sıkıntı Bursa’yı aşıp Ankara’da yankı bulabilir. Konu kamuoyuna mal olduğuna göre üst yönetimin nasıl bir adım atacağını bekleyip göreceğiz.

——————————————-

 

“Ben ödemem cebinden ödesin”

Elif Doğan Türmen’in akıllara zarar haberleşme giderlerine yönelik tepkiler hızla artıyor. Sosyal medyadan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar “Ben ödemem kendi ödesin” kampanyaları başlatırken, astronomik fatura CHP Genel Merkezi’ni de karıştırdı.  Gazeteci Latif Şimşek, CHP’de kapılı kapılar ardından Türkmen gündemi ile yapılan toplantının ayrıntılarını kaleme aldı. Türkmen’in akıllara ziyan faturasının kamuoyunda CHP’yi zor duruma düşürmesi ve bunun kamuoyuna izahının mümkün olmadığını düşünen CHP yönetimi, sorunun çözümü için Doğan’ın kredi çekip faturayı ödemesinden vekiller arasında para toplanmasına kadar birçok öneri ortaya atıldı. Doğan’a ‘disiplin sopası’ gösterilmesi yine konuşulanlar arasında… Şimşek’in aldığı bilgiye göre CHP bu fatura kriziyle ilgili öncelikle bir durum değerlendirmesi yaptı. Tüm CHP yönetimi, kabul edilmez faturanın CHP`ye zarar verdiği görüşünde birleşti. “Kendi seçmenimiz bile bizi topa tuttu. Böyle bir fatura kabul edilemez, diyorlar”, “CHP Genel Merkezi`nin bir yıllık telefon faturasını bile 5`e katlamış”, “Elif Doğan`ın savunmasını almamız gerekir”, “Ama bir açıklama yapmıyor. Bilmiyordum, diyor. Öyle şey olmaz”, “On binlerce kişiye her gün SMS atmış olmalı”

KİMSE PARA VERMEYE YANAŞMADI

Tespitler böyle uzayıp gidiyor. Ama asıl ilginç olan çözüm önerileri. Kılıçdaroğlu soruyor: “Arkadaşlar, bu artık Elif Doğan’ın değil, CHP’nin bir meselesi haline geldi. Ne öneriyorsunuz?” Öneriler, belli bir merkezde buluşuyor. Önce faturanın Elif Doğan Türkmen tarafından ödenmesi üzerinde duruluyor. Ancak, bu faturayı kendi başına ödemesinin mümkün olmadığı konuşuluyor. “O zaman CHP`nin kasasından ödeyelim” diye başka bir öneri geliyor. Anında itirazlar yükseliyor: “Bin liralık bir ödemede değil bu! Ödersek tepki alırız. Hem yasal olarak böyle bir ödeme yapmamız mümkün olur mu?” Bir parti meclisi üyesi imece çözüm üzerine teklif getiriyor: “CHP`li milletvekilleri arasında para toplayıp ödeyelim. Herkes gücü oranında katkıda bulunsun.” Bu öneri dikkate alınmaya değer bulunuyor. Bazı vekiller aranarak nabız yoklaması yapılıyor. Ancak kimse ödemeye yanaşmıyor. Bunun üzerine, varlıklı kimi eski parti meclisi ve MYK üyesi isimler aranıyor. Onlar da kibarca böyle bir ödemeye destek olamayacaklarını söylüyorlar. Tartışma bir ara alevleniyor ve Elif Doğan`ın disiplin kuruluna sevk edilmesini önerenler çıkıyor. Bir üye, “Aylin Nazlıaka`yı hiç yüzünden ihraç ettik. Böyle bir durumda disiplin kurulunu çalıştırmak en doğrusu” yorumunu yapıyor. Son öneri, İş Bankası üzerinden geliyor. Elif Doğan`ın İş Bankası`ndan kredi çekip hesabı kapatması ve taksitle geri ödemesi konuşuluyor. Ama 2 milyon liranın taksitleri bile Milletvekili maaşını çok çok aşıyor. Sonuçta, TBMM Başkanlık Divanı toplantısının sonucunu beklemekten başka yapacak şey olmadığı anlaşılıyor ve toplantı sonucuna göre bir strateji geliştirilmesi üzerinde uzlaşılıyor.

CHP’de bunlar yaşanırken sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların da tepkileri dinmiyor. Sosyal medya üzerinden kampanya başlatan bir çok kişi ve sivil toplum kuruluşu 2 milyon lira tutarındaki faturanın CHP’li Türkmen tarafından ödenmesini istedi. Sözün özü haberleşme faturası CHP’de ciddi bir krize yol açmış durumda. Referanduma gidilen bu süreçte CHP’nin bu akıl almaz suistimal başını çok ama çok ağrıtacak gibi görünüyor.

———————–

 

Terminal’de Nasrettin Hoca güvenliği

Türkiye genelinde yaşanan bombalı saldırılar nedeniyle bir süre önce BURULAŞ tarafından işletilen Terminal’de güvenlik önlemleri artırıldı. Otobüslerin olduğu peronların çevresi demir tellerle çevrildi, giriş çıkışlar sadece binanın içindeki kapılardan sağlanmaya başladı. Kapılara X-ray cihazları yerleştirildi. Kalabalığın yoğun olduğu terminal binasına giriş çıkışta herhangi bir güvenlik yok. Binlerce kişinin bulunduğu Terminal binasına isteyen istediği gibi elini kolunu sallayarak herhangi bir güvenlik önlemi olmadan girip çıkabiliyor. Ama otobüsleri giderken aramadan geçiyorsunuz. Bir iki kez gittiğimde bu X-ray cihazlarından geçişinde çok ciddi olmadığın ilave edelim. Dün Ali Mollasalih paylaştı yine fotoğraflarını. Değişen bir şey yok. Bizim de aklımıza Türk hiciv tarihinin tartışmasız birinci ismi olan Nasreddin Hoca geldi. Malum hocanın mezarı da yaşamı gibi hiciv şaheseridir. Mezarın önünde büyük bir kilitli kapı bulunur çevresi ise açıktır. Tıpkı BURULAŞ’ın Terminal güvenliği gibi. Hoca’nın mezarı tebessüm ettiriyor ama BURULAŞ’ın bu dramatik güvenlik anlayışı Allah korusun büyük acılara yol açabilir. Yetkilileri uyaralım… Almış olmak için değil gerçekten güvenlik önlemlerini tam olarak alın.

——————————-

 

Önce tesis yok oldu ardından villa kondu


Büyükşehir eski Belediye Başkanı Erdem Saker döneminde yapılan ve dünyada ikinci olarak gösterilen Demirtaş Çim Kayağı Pisti, sonraki yıllarda kaderine terk edildi. İlgisizlik nedeniyle tesis ve pist olarak yok edilen yok olan bu uluslararası tesis, şimdi de üzerine kondurulan villa ile gündeme geldi. MHP Osmangazi Belediye Meclis Grup Sözcüsü Cemil Aydın, yok olan tesisi ve üzerine kondurulan villayı gündeme taşıdı. Ne acıdır ki spor kenti iddiasında olan Bursa, spor yatırımları ile övünen Osmangazi Belediyesi, o tesisleri kaderine terk etti. Keşke uluslar arası bir değer yok edilmeseydi.

 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


İlginizi Çekebilir

Evlada sahip çıkmak vatana sahip çıkmaktır

Mübarek Ramazan ayının başlamışıyla birlikte hayat biraz yavaşlasa da manevi iklim olanca tadıyla hissettiriyor kendisini. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir