Güven bunalımı

Türkiye’de; devletle sosyal kesimler arasında güven bunalımı giderilmiş değil. Bu güvensizliğin tam merkezinde hala CHP’nin olduğunu, 24 Haziran seçimlerine hazırlanırken, yapılan mitinglerde, İnce’nin söylemleri, açığa çıkarıyor. Yakın tarih bilgilerine ulaşmak zor değil. Yakın tarih bilgilerine ulaşanlar, CHP’nin tek parti iktidarı dönemindeki icraatlarıyla yüz yüze geliyorlar. Hala hayatta olan, o dönemin canlı tanıkları, kendilerine göstermeye başlayınca da tek partili dönemin acıları, insanların zihninde tekrar görünür hale geliyor. Seçim meydanlarında yapılan vaatlerle geçmişteki uygulamaları, CHP’ye olan güven bunalımını tetikleyen nedenler olduğunu gözlemlemek mümkün. Türkiye’de yapılan darbelerdeki rolü de hatırlanınca, bu güven bunalımını haklı çıkarıyor. Özellikle 40’lı ve 50’lili yıllar, CHP’nin yaşattığı politik acılar, hafızlarda canlanıyor.

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, meydanlarda uçuk vaatlerle toplumdan oy istiyor. Oysa bu vaatlerin hiçbir karşılığı yok toplumda. İnandırıcılığı dersen, hep havada kalıyor. Aslında bu problem, partisinin sabıkasıyla ilgili olduğunu bildiği halde, hiçbir karşılığı olmayan sözler söylemesi, hala toplumu tanıyamadıklarının açık delili. Aramızda yaşayan geçmişin canlı tanıklarında birisi, o dönemde, özellikle 60’lı yıllarda çektiği acıları şöyle anlatıyor. “Cumhuriyet Gazetesi’ne yüzde yüz inanıyorduk. Hiç aklımıza gelmiyordu yalan yazacağı. Bir insan yanılabilir de, yalan çok ağır bir şey. Yok kıyma makineleri, yok öldürülenler. Menderes’i seven biri olmadım ama bunlar yalandı. Sanki onun vahşetiyle karşı karşıya kalmışız gibi korkuttular. İhtilalden sonra baktık ki, ne ölüler, ne kıyma makineleri hiçbiri yok. Bunları öğrenince ne yaparsınız? Eyvah dedik. Ne kadar aldatıldığımızı anladım.”

Aynı canlı tanık çektiği acıları dile getirirken CHP’nin demokrasi oyununa da dikkat çekiyor: “Cumhuriyet Gazetesi’nin yalanları sadece geçmişte değil bugün de var. Güya muhalefet ama baştan sona yalan. Bizim gençliğimizde bizi nelere inandırmak için ne yalanlar söylendi. Ama ortaya çıkar bunlar ve bu kafada olanlara hiçbir zaman oy vermemiş, itibar etmemiştir bu millet. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasi planında hiçbir zaman kazanamadı. Bir kere koalisyona girebildi, onu da Ecevit’in halkçı pozlarıyla elde etti. Onun da ne olduğu görüldü. Memleket üzerinde çok oyunlar var. Ama bunu fark edenler de var. Halkımızın sağduyusuna inanıyorum. Her zaman inandım ama 15 Temmuz hadisesi bu inancımı büsbütün pekiştirdi.”

Şimdi seçim meydanlarında; ‘ülkemiz demokrasiye kavuşacak’ diye ünlemesinin toplum nazarında inandırıcılığının olması düşünülebilir mi? Parti tarihi boyunca; toplumun inançlarını, ibadet ve eğitim haklarını hep demokrasi adına baskı altına almadılar mı? Toplumun değer verdiği okulları, meslek eğitimini öldürme pahasına kapatan, bunlar değil mi? Hangi demokratik anlayışla telif edilebilir? Şimdi toplum size  nasıl güvenecek, alanlardaki sözlere bakarak. Okulların tam gün olacağını söylüyor ve eğitimdeki adaletsizliğe son vereceğini söylüyor. İlginç olan, bu sözlerle, sanki Türkiye’de yaşamıyor imajı veriyor. Üstelik de eğitimin içinden gelen bir insan.

Bulunduğumuz coğrafyamıza, bölgemizde yaşanan olaylara, teröre karşı nasıl tavır alacağı konusunda İnce’nin ne düşündüğünü henüz bilmiyoruz.

İnce, kendisinin Müslümanlığından bahsederek, dini alanda, kendine meşruiyet aramaya çalışsa da partisinin, geçmişte dini nasıl baskılandırdığını gizlemesi mümkün değil. Mesela; İmam Hatip, başörtüsü, dini özgürlükler konusundaki düşünceleri hala karanlık.

Özür dilemek bir erdem, bunu İnce de biliyor. Onun için bu erdemi gösterip, geçmişi dolayısıyla, bu toplumdan özür dilemesi, ondan sonra da toplumun karşısına çıkması, kendi lehine olacaktır.

Bunu yaparsa, eminim topumun genelindeki meşruiyet sorunu da az da olsa azalacağından emin olabilir.

 

 

İlginizi Çekebilir

Medeniyetin el değiştirmesi 1

Arapça şehir anlamındaki Medine’nin kökü sayılan Müdun’dan türediği bilinen Medeniyet, “yönetmek, malik olmak ve deyn ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir