Haram ve israf

             Cenabı Hak ‘’helal yiyin ve iyi işler yapın’’ buyurmaktadır. Demek ki helal yemeyen iyi işler yapamaz. Harama, helale dikkat etmeden yapılan ibadetlerde Allah katında bir değer kazanmaz.

Bulunduğun makamın yetkilerini maddi çıkarlar için kullanmak, siyasi ağırlığını kullanarak menfaatler sağlamak, rüşvet ve iltimas yolu ile elde edilen ne varsa haramdır.

Kumarla ilgili söylenecek pek söz yok zira kumar haram üzerine kurulmuş bir sistemdir. Faizin her çeşidi bu kabildendir. Yani hangi ismin altında olursa olsun haramdır.

Şans oyunları ismi altında milli piyango, spor toto, süper loto vs. oyunlar da Allah katında haram olduğu gibi bir neslin perişan olmasına sebep olmaktadırlar.

Bu konunun bir nevi devlet korumasında olması ise ayrı bir yanlışlıktır. Bu konularda vazifesini yapmayan devlette millette vebal altındadır.

Beni son derece etkileyen Bektaşi Veli’nin şu sözleri bütün inananlar için bir ölçü olmalıdır. ‘’Helalden kaynamayan aş aştan sayılmaz. Hak için akmayan yaş yaştan sayılmaz. Gövdem üzerine başım var deme, secdeye varmayan baş baştan sayılmaz.’’

Haramdan pişen aşı köpeklere kedilere de vermeyin onları da zehirlersiniz. Haram lokma baldıran zehirinden daha etkilidir.

Bankada parasını faize yatıran yaşlı bir amca parasının faizini almak için bankaya gitmiş. O anda gişe memuresi sol elle çay içiyormuş. Yaşlı amca memureye çayı sağ elle iç evladım demiş.  Memure hanım ona tarihi bir ders vermiş ve demiş ki “amca sağ elim meşgul zira alacağın faizi hesap ediyorum.”

Maalesef senelerce insanlara kürsülerden sağ elle yemeği öğretmişiz fakat haram yememeği öğretememişiz, işin özünde değil sözünde kalmışız.

Halbuki sol elle yemek yemek haram değildir sadece sağ elle yemek sünnete daha uygundur. Haramla ilgili Kuranı Kerim’de birçok ayeti celile vardır ve binlerce de hadisi şerif vardır.

Ben sadece bir ayet ve bir hadisin manasını burada kaleme alacağım. Peygamberimiz bir hadisi şerifinde ‘’bir kişi on dirheme bir elbise satın alsa on dirhemin dokuzu helal bir dirhemi haram olsa o elbise ile kılınan namazlar Allah katında makbul olmaz’’ buyurmuştur.

Bir ayeti Celile de Yüce Rabbimiz mealen şöyle buyuruyor: ‘’Ey iman edenler muhakkak ki Yahudi alimleri ve Hristiyan rahiplerin bir çoğu batıl yollarla halkın mallarını yerler ve onları Allah yolundan çıkarırlar. O kimselerdir ki altın ve gümüşü toplayıp biriktirirler de Allah yolunda infak etmezler. Onlara elim bir azap müjdele. Kıyamet günü o altın ve gümüşler cehennem ateşiyle kızdırılacak o kimselerin alınları, yanları ve arkaları onunla dağlanacaktır.’’ (Tevbe/34,35)

Bu ayeti Celile de her ne kadar Yahudi ve Hristiyan ilim adamları zikrediliyorsa da buna bütün idareciler makam ve mevki sahipleri ve bütün insanlar dahildir.

Haramların bir çeşidi de israftır. Devlet kademelerinde özelliklede belediyelerde ve diğer kamu kuruluşlarında maalesef israf sonra noktadadır.

Fuzuli yerde makam arabaları, sekreterler, özel şoförler say sayabildiğin kadar. Bu konuda ihmali olanların Allah katında mesuliyetleri çok büyük olacaktır.

Bir ayeti Celile de bu konu net bir şekilde açıklanmaktadır. Cenabı Hak buruyor ki : “Yiyiniz içiniz israf etmeyiniz. Allah israf edenleri sevmez.’’

Bir münacaat: Alnı secdede olanların, hesabı nefsine soranların, gözlerini ilimle yoranların, seni memnun eden söz hatırına, Kabe de ağlayan göz hatırına, Muhammed kokulu gül hatırına biz günahkar kullarını affet Allah’ım.

Selam saygı ve sevgilerimle…

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir