Hesap adamı mı, dava adamı mı?

 

Mesele şu; hesap adamlığı ile dava adamlığı yan yana gelebilir mi? Gelirse, o davanın başarıya ulaşma şansı nedir? Dava adamlığının az veya çok kaygısını çekmiş insanların, geçmişte de günümüzde de başarıya ulaşmadaki durumunu yaşayarak tecrübe etmişlerdir. Yetmişli, seksenli hatta doksanlı yıllarda; Türkiye’nin değişmesi ve dönüşmesi konusunda mücadele edenlerin, mücadelelerini bir hesap üzerine kurmuş olsalardı, bu günkü yaşadığımız değişim ve dönüşümlere tanık olabilecek miydik? Bu konudaki endişelerimizi sanırım siz de paylaşacaksınız.

Sözünü ettiğimiz mücadele yıllarında, yükü omuzlayanlar, aslında hesap adamı olmadıklarını çok yakından biliyoruz. Eğer hesap adamı olsalardı, yaptıkları mücadelenin sonunda gelinen nokta bu olmayacaktı. Belki de korkunç savrulmalar olacak, tıpkı;  o günün Marksistlerinin, solcuların, liberallerin; iş dünyasında, medyada bürokraside köşe başlarını tuttukları gibi her birisi tepelerde olacaklardı. Eğer bu gün devletin tepe noktalarında bir takım mücadele adamları yer almışlarsa, dişiyle tırnağıyla o noktalara gelen mücadele adamları olduklarını hemen herkes bilmektedir. Bunun en açık örneği Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.

Peki mesele ne idi? Mesele, ümmetin içinde bulunduğu derbederlikten kurtulması, Müslümanca yaşamanın önündeki engellerin kaldırılması, tarihte yürüyüşümüzün tekrar başlatılması, devleti ele geçiren ne idüğü belirsizlerden kurtarmaktı. İhtilaller yaşamıştık. 27 Mayıs, 12 Eylül ve daha da vahimi, müktesabatımızın çoğunu heba eden 28 Şubat darbesini yaşamıştık.

O günlerde; her türlü zorluklara göğüs gererek, dişiyle tırnağıyla mücadele eden insanlara; bu işin sonunda nereye gelmek istiyorsun, diye sorulsaydı, eminim ki; ‘aptal aptal, aptallığı heykelleştiren aptal’ diye, söz şamarını, suratınıza şaklatırdı. Böyle oldukları için, yani hesap adamı olmadıkları için bu ülke bugünkü noktaya geldi. Garip gurebanın sırtında, yokluk ve sıkıntılarla devam eden bu mücadelede, aynı kaygıları taşıyan esnaf ve iş adamlarını da hiç unutmamak gerekirdi. Çünkü onlar; bu mücadeleye yaptıkları katkılar sonucunda, ihalelere girme gibi beklentileri hiç olmamıştı.

Günümüzde durum çok değişti. İyi mi oldu, kötü mü oldu, bu konuda çok emin değilim. Manzara şu: Dava adamlığına soyunan bu günkü insanların, müthiş hesaplarının olduğunu, yaptıkları işin sonunda, akıllarından geçen ilk kazanımın, hangi makam mansıp ve statüyü kazanacağının matematiğini yapmanın çabası olduğu, açıkça sırıtıyor. Daha başka bir ifadeyle, müthiş bir ajandaları var. Bu ne zamana ve nereye kadar gider, tam bilemiyorum.

Ak Parti iktidarı ile birlikte, meydan yerine çıkan yiğitler(!) ajandalarındaki programları uygulamanın hesabı içinde olduklarını görmek zor değil. Bir faaliyete önayak olursunuz, bu topluma bir değer kazandırmak, insanları medeniyet mücadelesine uyandırmak için gayret sarf edersiniz, hemen arkasından, başlangıçta samimi olarak görünün kişinin, başka hesaplar içinde olduğunu fark dersiniz. Sonra yaptığınız mücadele başladığı noktaya döndüğünü, acıyla tecrübe edersiniz. Dostsunuzdur, sohbet arkadaşınızdır, hadi yukarılara gönderelim de bir derdinize ilaç olur dersiniz, bir gider, bir daha da geri dönüp bakmaz. Sonra da görevi bitince, selam verecek kimseyi bulamaz. Bu da işin bir başka boyutu.

Özgürlük alanlarımız alabildiğine genişledi. Önce, ciddi bocalama dönemi yaşadı, bizim mahallenin çocukları. Sonra; iktidarla birlikte, derneklerde, vakıflarda vitrinlerde görünmek ciddi ciddi prim yaptığını keşfettiler. İşte bu vitrinleri bu sefer, bu hesap adamları doldurdu. Kendilerine göre çok nitelikli insanlardı, Herkesten daha, bakanlık, milletvekilliği, müdürlük, genel müdürlük yapacaklarına inandılar. Ve asla vazgeçilemez olduklarını vehmetmeye başladılar.

Oysa dava adamlığının sorumluluğu bu değildi. Can alıcı soru şu: Öncekiler mi akıllıydı, şimdikiler mi çok ebleh? Cevap sizin.

 

İlginizi Çekebilir

TÜGVA’dan öylesine güzel bir proje ki!

Türkiye Gençlik Vakfı Osmangazi İlçe temsilciliği çok güzel bir proje yürütüyor bugünlerde. Projenin ismi oldukça ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir