Husumet yok, tehdit çok…

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısından sonra bir açıklama yapan Kemal, çok sevecen bir ifadeyle muhalifleri bağrına basmış! Üstelik imzaların yeterli olmamasına rağmen önemli olduğunu da vurgulamış. Şöyle demiş bizim Kemal;

“Her ne kadar kurultay için toplanan imza yeterli olmasa da 500’ün üzerindeki sayı önemlidir. Bu mutlaka değerlendirilmeli. İmza verenler de partilimiz, hepsinin başımızın üzerinde yerleri var. Kimseye husumet beslemeyeceğiz.”

Ne kadar güzel konuşmuş değil mi? Bilgece laflar etmiş. İyi hoş da konuşmasının devamı pek de öyle değil;

“Olağanüstü kurultay süreci partiye ciddi zarar verdi. Bundan sonra partiyi zafiyete uğratacak bir tartışma içine sokacak kişiler hakkında disiplin sürecini işleteceğiz. Asla tavizimiz olmayacak, haklarında gereği neyse yapılacak.”

Yani diyor ki: “Bu yaptığınızı affediyorum. Ama tekrar baş kaldırmaya çalışırsanız tepenize biner sizi partiden atarım. Ayağınızı denk alın.”

Çelişki iliklerine kadar işlemiş olan Kemal hemen sonra şu sözleri sarf etmiş;

“A’dan Z’ye sağlıklı bir değişim olmalı.”

Ama bu değişim doğal olarak kendini içermiyor ve seçimlerden sonra olacakmış.

Seçimlerde belli arpalıkların dağıtımı yapılacak, ağzını açıp itiraz edenler de bundan sonra tasfiye edilecek. Tam da “Milli Şef” doktrinine yakışır bir eylem yani. Bunlar dışarıda diktatör ararken içeridekilere hiç bakmıyorlar. İçlerine iyice işlemiş bürokrat sultasının yansımaları ortaya çıkıyor bu laflarda.

Ayrıca, yerel seçimlerde belediye başkanlıklarına adaylığını açıklayan isimlere MYK’da yer vermeyecekmiş. Değişim dediği şey de bundan ibaret. Yani değişen bir şey yok esasen. Önemli olan kim nerede malı götürecek?

Yerel seçimlerde neler olacağını göreceğiz. Bana soracak olursanız CHP kalelerinden bir bölümünü kaybedecek. Bunda yıllardır kötü yönetilen belediyelerin artık “Biz gidersek ötekiler gelir.” Korkutmasıyla elde tutulamayacak kadar kötü hizmet vermesinin yanı sıra adaylık çekişmeleri ve parti içi iktidar problemlerinin de etkisi büyük olacak tabii.

İşte o zaman Kılıçdaroğlu’nun sonu gelmiş olacak. Yok, Genel Başkanlıktan falan istifa etmeyecek. O yine de başarılı olduklarını savunacak. CHP tükenip gideceği için yok olacak. Partisiyle birlikte önce yüzde 8’lere sonra birlere düşecek ve Adalet Partisi, Demokrat Parti gibi o kulvarlarda yüzmeye başlayacak…

 

İlginizi Çekebilir

Yapmazsan ölmezsin

ABD’nin daha doğrusu halkın “Evangelistler” olarak bildiği dünyayı yöneten Paganların baba adamlarından biri olan papaz ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir