Anasayfa / Yazarlar / HYTÖ (Hıristiyan Yahudi Terör Örgütü)

HYTÖ (Hıristiyan Yahudi Terör Örgütü)

“Tarantula yazdılar diye göğsümdeki yaftaya

tarantulaymış benim adım diyecek değilim”  demiş İsmet Özel…

‘Tarantulaymış benim adım’ diyenleri geçtim de ‘Tarantula değil benim adım’ diyenleri konu etmek istiyorum.

Bundan iki sene önce Charlie Hepdo saldırısı meydana gelmişti Paris’te. Bu saldırının failinin bir Müslüman göçmen olmasından hareketle İslam karşıtı söylemler artmış, İslamofobinin ateşine benzin dökülmüştür. ‘Aslında İslam barış demektir’ misyonerleri de haliyle TV TV dolaşıp ‘Vallahi  de bizim dinimiz bunu onaylamaz, Billahi de bizim dinimiz hoşgörü dinidir’ savunmalarına girişmişlerdir. Sonrasında meydana gelen başka Daeş saldırılarında da kadrolu İslam avukatlarımız günlerce TV’lerde arz-ı müdafaa etmişlerdir.

İstanbul-Ortaköy’deki saldırının Daeş tarafından yapıldığı üfürülür üfürülmez aynı kadrolu ekip Müslümanlıkta içki içenlerin öldürülmesi gibi bir ‘Had’ (ceza) olmadığından başlayarak, İslam’ın hoşgörü ve barış dini olması üzerine günlerce tartışmalar /açıklamalar/ savunmalar yapmışlardır.

Bir yandan bu tartışmalar İslam ve İslam Tarihi hakkında kimi yanlış bilinen hususların kamuoyu önünde konuşulması ve açıklığa kavuşmasına ve İslam hakkında Müslüman ahalideki cehaletin kısmen ortadan kalkmasına, İslam üzerine ‘Okuma İhtiyacı’nı tetiklemesine vesile olsa da, Müslümanların ‘Günah keçisi’ olduklarına dair ezik bir psikolojinin zımnen kabul edilmesi gibi bir sonucu da beraberinde getirmektedir.

Birkaç gün önce şunu yazmıştım:

“Daeş vb. eylemi olarak etiketlenen her eylemden sonra sosyal ve asosyal medyada ‘İslam Tartışması’ yapmak ahmaklıktır, aymazlıktır, basiretsizliktir.
Leng, PKK etiketi ile yapıldığında Sosyalizm, DHKP-C ile yapıldığında Kemalizm tartışması yapılıyor mu?

Hangi etiket altında olursa olsun, her terör saldırısı sonrasında yapılması gereken tek tartışma, küresel batı emperyalizmi ve siyonizm tartışmasıdır.
Onlar kendilerini savunsun. Biz değil. Kötü olan, saldırgan olan, kendilerinden başkasına yaşam hakkı tanımayan onlardır.
PKK da, DAEŞ te, DHKP-C de onların pijidir.”

Küresel Batı Emperyalizmi ve Siyonizmi’nin tüm Dünya üzerindeki hegemonyasının en önemli argümanlarından birisi olan ‘İslam-Şiddet’ özdeşleştirmesine alt yapı hizmeti vermesi için bizzat kendileri tarafından oluşturulan ve Müslüman Kisvesine büründürülen, adına da ‘İslami Terör Örgütleri’ denilen örgütlerin sahiplerinin sesi olan vahşi katliamlarının İslam ve Müslümanlarla ilgisinin olmadığını söylemekle zaman kaybetmemeliyiz. Doğrudan Küresel Batı Emperyalizmine, Siyonizme ve İslamofobi propagandasına yönelik saldırıya geçmemiz en doğrusudur. Çünkü biz savunmaya geçtikçe, onlar ‘Daha bizdenmiş gibi görünen’ vahşetler organize edecekler ve ‘Bu da mı Gol değil’ diyerek bizim enerjimizi tüketmek isteyeceklerdir.

Bundan sonra Müslüman İlahiyatçılar/Alimler/ Entelektüeller/ Aydınların savunmaya değil saldırıya odaklanmaları gerekir. Daeş’in, El Kaide’nin ve bilumum terör örgütlerinin arkasındaki aklın ‘Hıristiyan/ Yahudi Batı Aklı’ olduğunu, bu aklın da dini anlayış ve akidelerinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulamalıdırlar. Evet, ‘Hıristiyan Terörizmi’ ve ‘Yahudi Terörizmi’ni kavramsallaştırmaktan bahsediyorum.

Aynı şekilde PKK terör saldırısı yaptığında Stalin’in uygulamalarından örnekler vererek Sosyalizmin/ Solun katliamcı ve Faşist karakterine vurgu yapılmalıdır. Sosyalistler/ solcular savunmaya geçmeye zorlanmalıdırlar. Solun, sosyalizmin küresel faşizmin bir maşası olduğu ithamları bilimsel verilerle de desteklenerek sıkça vurgulanmalıdır.

Aynı şey DHKP-C için yapılmalıdır. Üstelik bu propaganda savaşlarında onların yaptığı gibi uydurma bilgilere dayanmak gerekmeyecek. Ortada o kadar çok malzeme ve bilgi/ belge var ki, sadece çalışmak ve bunları yüksek sesle dillendirmek yetecektir.

Kur’an’ın söylediği: “Onlar için Kuvvet cinsinden gücünüzün yettiğini hazırlayın” buyruğunun gereğini propaganda savaşlarında da yapmalıyız. Hatta bu alanda yapılması gerekenler diğer alanlarda yapılacaklardan çok daha büyük önem arz etmektedir. Savaş helikopteri, insansız hava aracı yapmaktan daha önemlidir bunu yapmak.

Manipülasyonsa manipülasyon.

Algı operasyonuysa algı operasyonu.

Zihin yönlendirmeyse zihin yönlendirme.

Unutmayalım, en iyi savunma saldırıdır. Mıy mıy mıy zamanı değil.

Onlar savunsun.

 

 

İlginizi Çekebilir

Evlatlarımız için dayanışma!

Bursa Şehir Gazetesi, birkaç hafta önce çok önemli bir konuyu gündeme taşıdı. Malum ilk ve ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir