Son Haberler

İdam gelmeli, hak ve adalet tesis edilmelidir!

 Suçlulara verilecek cezalar toplumun vicdanını rahatlatmazsa, o toplumun sağlıklı hareket etmesini bekleyemezsiniz.  Eğer bir sapık, küçük bir çocuğa tecavüz etmişse değil, tecavüze yeltenmiş olsa dahi  toplumun ona vereceği ceza, onun öldürülerek toplumun dışına tamamen atılmasıdır. Devlet olarak suçluya bu cezayı vermezseniz, toplum onu af etmeyecek, karşılığı ne olursa olsun, ocezayı o sapığa uygulayacaktır. Devlet bu gibi durumları asla toplumun bireylerine bırakmamalı, bunu kendisi halletmelidir ki; Devlet,var olduğu milletinin  devleti olabilsin. Aksi taktirde, hukuk sistemi bizim hukuk sistemimiz olmaktan çıkar, bize yabancı bir hukuk sistemi olur ki, bu doğrudan devletin işleyişini zedeler. Tıpkı vücutta meydana gelen bir habis kanser tümörü gibi, toplumun içinde bir şekilde oluşmuş olan bu habisler, nasıl vücuttan tümör atıldığındavücut rahatlıyorsa, bu toplum içinde ki habis haline gelmiş olan insan dışı varlıklarda yok edilerektoplumunsağlığı korunabilsin.

Adana’da ki hadiseiçler acısıdır. Nereden bakarsanız bakın anlatması dahi zordur, yazması çok daha zordur. Haberi herkes okumuş, duymuş, öğrenmiş ve bunu duyan herkesin iç dünyasında fırtınalar kopmuştur. Nefretlerin en büyüğü sanığa, merhametleri en yücesimağdur çocuğumuza olmuştur. Böyle bir şahsiyet, hemen bir an önce yargılaması yapılarak infazı verilmeli ve Adana meydanın da sallandırılmalıdır ki, bu toplumun vicdanı rahat etsin ve toplum bu gibi olayların bundan sonra da neticesinin bu olacağını bilsin. Toplum içinde buna yatkın sapkınların çıkmasının önüne geçilsin.  Suça verilen ceza, bir sonra ki suçların yapılmasının önüne geçsin.

Bu hadise ile birlikte “İDAM” toplum içinde yeniden gündeme gelmiş, zaten 15 Temmuz dan bu yana toplumun gündeminden nerede ise hiç düşmeyen idam konusu, artan bir oranda toplumun devletten acil isteği durumuna gelmiştir.

Özellikle kişiye ait suçlarda, Devlet mağdur olan kişiyi, aileyi vicdanen rahatlatacakcezayı en kısa sürede vermelidir. Eğer bir af söz konusu olacaksa da, kişiye ait suçlar, mağdur olan kişi ve ailenin rızası olmadan kesinlikle af edilmemelidir. Bir suçlu bir cana kıymış işe, bedelini canı ile ödemelidir. Adana’da ki olayda olduğu gibi, çocuklara karşı işlenilen suçların ezası hemen ve toplumun istediği ölçü önceden araştırılarak ve tespit edilerek verilmelidir.

Devlet , her zaman istismar edilebilecek ve iktidar değiştikçe farklılık gösterebilecek siyasi suçlaraidam vermeyebilir. Bunun acısını daha önce çektik. İstiklal mahkemelerinde çektik. 1960 ta çektik, 80 öncesinde ve sonrasında yapılan idamlarda çektik. Bir çoğuna “yanlış yapışız pardon” dahi dedik. Bu ayrı değerlendirilebilir. Kanaatime göre de böyle olması gerekir.

Ancak, vatan hainliği ve casusluk ayrı değerlendirilmeli, bunların cezaları da toplumun vicdanını rahatlatacak şekilde olmalıdır. 15 Temmuz darbe girişimi gibi, Milletin üzerine milletin kendi silahını, milletin aldığı  üniformayı giyerek saldıranlar, Milletin üzerine ateş  açanlar, bilerek planlayanlar, bilerek ortak olanlar asla af edilmemeli, vatan haini, Millet düşmanı caniler olarak, gerekli yargılamanın ardından Milletin vicdanını rahatlatacak idam ile cezalandırılmalıdırlar.  Böyle olduğunda, 251 Şehidimizin ruhları şad olacak,  bir daha da böyle işlere tevessül etmek isteyenlereders olacaktır.

 

 

15 Temmuz darbe girişimi ve fetö davasının yargılamasında o günden beri geldiğimiz noktada, suçluların kaçanları kaçmış, kalanların ise bitmeyen mahkemelerde yargılamaları hâlen devam etmektedir. Geçen hafta Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşlerinde aralarında bulunduğu 6 sanığamüebbet cezası çıksa da, yargılama süreci gereği daha İstinadı, Temyizi, Anayasa mahkemesi, Avrupa insan halkları mahkemesi sırada beklemektedir. Böyle bir durumda “acaba hangi aşamada bunları bir mahkeme de serbest bırakır” fikrini biz dahi taşımaktayız.  Yani  nereden bakarsanız bakın, şu andaki yargı sitemimiz toplumuzun vicdanını rahatlatacak hiçbir kararı alabilecek durumda değildir.

Hükümetimizden, Başbakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan, Devletimizden isteğimizdir. Adalet her şeyin üzerindedir. Hak ve Adalet üzere olmayan toplumların yaşaması çok zordur. Bir arada barınması da zordur. Hak ve adalet, ekmek kadar, su kadar, hatta hava kadar önemlidir. İnsan Hak ve adalet olmadan yaşamını sürdüremez. Hele toplumların bir arada yaşaması, toplum olabilmeleri, Hak ve adaletin doğru tesis edilmesi, toplumun vicdanını rahatlatacak nispette olması ile mümkün olur. Hangi suça hangi cezanın verileceğinin yeniden değerlendirilmesinin yapılmasını,  idam dahil göz önüne alınarak, ceza sistemimizin yeniden tesis edilmesini arz ve talep ediyoruz. İtalyan Ceza kanunundan, İsviçre hukukundan  tamamen kurtularak, Türkiye Cumhuriyetini teşkil eden Milletin inanç, gelenek ve göreneklerinin geçerli olduğu öz hukuk ve ceza sistemimizin tesis edilmesini istiyoruz. Avrupa Birliği uyum yasalarına falan aldırmadan.

Selam, sevgi ve dua ile…

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Yanlış eğitim travma yaratır

Ailelerin çocukları için seçtiği geliştirici ders desteklerinden biri olan “yaratıcı drama”, son yıllarda fırsatçılar için ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir