Son Haberler

İletişim çağında iletişimsiz kalmak

Yeryüzünün en önemli meselelerinden biri ve belki de en önde geleni diyebileceğimiz iletişim meselesi, esasen canlılar arası / insanlar arası bir tür etkileşimdir. Evrende var olan bütün canlılar bir biçimde birbirleriyle bir etkileşim yani bir iletişim halindedir. İnsan da bu evrende yaşayan bir canlı olarak hem kendi türü / kendi cinsi ile hem de kendi dışındaki varlıklar ile bir iletişim / bir etkileşim içindedir.

Varsayılır ki, yeryüzünde baskının / şiddetin / zulmün bir sebebi de esasen insanlar arasındaki iletişim bozukluğu yani iletişimsizliktir. Şayet insanlar kendi aralarında gereği gibi doğru dürüst başarılı ve ideal bir iletişim sağlayabilirlerse, yeryüzünde baskıdan / şiddetten / zulümden eser kalmaz.

Tamamen böyle olmasa da, bir çırpıda sayılan / sıralanan bu kötülüklerin, baskının / şiddetin / zulmün, büyük oranda bir tür iletişimsizlikten / iletişim bozukluğundan, yani insanların kendi aralarında ideal iletişimi sağlayamamalarından kaynaklandığı pekâlâ söylenebilir.

Aile ortamında eş ve çocuklar arasında yaşanan sorunlar, toplumda var olan kuşaklar arası çatışmalar, farklı toplumsal kesimler arasında görülen çelişkiler / çemkirmeler / çelme takmalar, bir yerde iletişim bozukluğundan / ideal iletişimin sağlanamamasından kaynaklanan sorunlardır.

Bireyler arası ilişkilerde asıl olan karşılıklı saygıdır. Bu durum içinde bir paylaşma duygusu, bir anlama kaygısı barındırır. Karşılıksız saygı ortadan kalkınca, iletişim yani paylaşma duygusu ve anlama kaygısı yerini egemenlik kurma / üstünlük sağlama savaşımına bırakır. Bu durum esasen orta yerde kötü / eksik / yanlış bir iletişimin / bir iletişim kazasının olduğunu gösterir.

Bugün iletişim araçları üzerinden yürüyen iletişim biçimi, daha ziyade tek taraflı / tek yanlı / tek yönlü bir iletişimdir. Radyo / televizyon / gazete / sinema / tiyatro aracılığıyla insanlara / topluluklara tek taraflı iletiler gönderiliyor / dikte ediliyor.

İletişimsizliğin / iletişim bozukluğunun en önemli sebeplerinden biri de tarafların esasen birbirlerini dinlemek ve birbirlerini anlamak gibi bir kaygı taşımamalarıdır.  Böylesi durumlarda mesajların çakışması / kesişmesi asla söz konusu olmaz. Çünkü taraflar zaten peşinen karşılıklı olarak iletişim kanallarını kapatmışlar / tıkamışlar.

İletişimi bozan bir diğer hususta niyet okuma olsa gerek. Gelen iletiyi anlama / kavrama yerine, iletiyi gönderenin niyetine yoğunlaşarak bir takım çıkarımlar elde etmeye çalışmak iletişimin önündeki en büyük engeldir.

Esasen sağlıklı iletişimin ilk ve temel koşulu, olmazsa olmazı karşılıklı saygıdır. Bu aynı zamanda iletiyi göndereni dinlemek, anlama kaygısı taşımak ve anlamayı dert edinmektir. İletişimin özünde bir ortaklaşma / bir paylaşma duygusu niyeti olmalı. Bu duygunun / bu niyetin yokluğu / azlığı / zayıflığı esasen iletişimin yokluğu / azlığı ve zayıflığı demektir.

Keza korkular / özlemler / çekememezlikler / kıskançlıklar / kaprisler / kompleksler de hepsi ayrı ayrı iletişimsizlik sorununun birer parçası / birer nedenidirler. İletişim sorununu aşmanın yolu, iletişimsizliğe engel olan her şey ile iletişimi kesmekten geçiyor.

 

 

İlginizi Çekebilir

Sözü dinleyip en güzeline uyanlar

Çatışma kavramıyla anlatılan / anlatılmak istenen olaylar / olgular, hemen hemen insanlık tarihinin her döneminde ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir