Son Haberler

İnsan ihtiyaç sahibi bir varlık (mı) dır

İnsan ihtiyaç sahibi bir varlıktır. İnsanın, temel ihtiyaçlar olarak isimlendirilen muhtelif ihtiyaçları var. Varlığını sürdürebilmesi bu ihtiyaçlarının karşılanıyor olmasına bağlıdır.

 

Sözgelimi giyinme, barınma, yeme, içme gibi temel biyolojik / fizyolojik ihtiyaçları var insanoğlunun. Keza, saygı görmek / itibar görmek / değer görmek, adam yerine konulmak, insanca muamele görmek ister insan.

 

Diğer yandan bilmek / anlamak / anlamlandırmak, kendini ifade etme / kendini yaşama / kendini gerçekleştirme arzusu gibi ihtiyaçları var insanoğlunun. Aynı şekilde kendini emniyette görmek / güvenlik içinde hissetmek ister.

 

İnsan, özetle saymaya çalıştığımız bu temel ihtiyaçlarından zinhar vazgeçemez. Esasen bu temel ihtiyaçların tümü Tanrı katından gelen buyrukların kapsama alanındadır. Tanrıya ve onun buyruklarına rağmen, ondan bağımsız olarak bu temel ihtiyaçların mükemmel bir biçimde giderilebilmesi / karşılanabilmesi de imkân ve ihtimal dışıdır.

 

Bütün bu alanlara ilişkin olarak Tanrı insan ile tarihte de konuştu, bugün de konuşuyor. İnsana söz söylüyor, insan hayatına dair düzenlemeler yapıyor, kural koyuyor. Bireysel ve toplumsal iradeye yükümlülükler veriyor ve insanı eyleme çağırıyor.

 

İnsanı kendi içinde disipline etmede, paylaşma ve dayanışma duygusunu yerleştirmede / oluşturmada / geliştirmede, insanı kaygıdan uzaklaştırarak güven duygusunu güçlendirmede, yegâne imkân ilahi vahyin emir ve tavsiyeleridir. Bunun ötesinde, bundan daha büyük bir imkân da yoktur esasen.

 

İyi ve kötü, ya da iyilik ve kötülük, insan davranışlarını tanımlayan / değerlendiren kavramlardır. Bu kavramlar uç kavramlardır ve bütün olup bitenler bu iki uç arasında gidip gelir, bu iki kavramla izah edilir.

 

Burada temel mesele iyinin ve kötünün tanımını kimin yapacağı meselesidir. Bir anlamda neyin iyi ve neyin de kötü olduğuna kim karar verecek ve onu kim evrensel bir kural haline getirecek.

 

Bireysel ve toplumsal hayatta iyi ve kötü olanı tarif eden değerler, tanrı katından insanlara gönderilen / bildirilen değerlerdir. Bu değerlerin sahibi de hiç kuşkusuz o buyrukları gönderen Tanrı’nın kendisidir.

 

Bütün iyi ve kötü kavramları, esas itibariyle bir değerler sistemine bağlıdır ve bu değerler sistemi de son tahlilde Tanrıya gider. Çünkü böyle bir değerler siteminin Tanrıdan başka bir güç tarafından vazedilebilmesi imkân ve ihtimal dışıdır.

 

Çünkü Allah aşkındır ve yaratandır. Her şeyi en iyi o bilir ve her şeye ancak onun gücü yeter.

İlginizi Çekebilir

Çocuklar doğada çiçek açmalı

Binasız okul ve doğada ders kavramları üzerine yaygın teoriler olsa da, pratiğe dökülüp istikrarla devam ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir