Irkçı hareketler bunlar!

Bizim Kemal yine konuşmuş ve sorulanlara felsefi cevaplar vermiş. Mesela buna sormuşlar; “Muharrem İnce’nin CHP tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adayı gösterilme ihtimali var mı?” Bu da cevap vermiş; “Kimin kazanma ihtimali varsa onu aday göstereceğiz doğal olarak. Olması gereken de budur. Adaylar üzerinde durulacak, araştırılacak, kamuoyu yoklamaları yapılacak ve doğal olarak örgütlerin görüşü alınacak. Bütün bunların hepsini bir araya getirerek bir aday belirleyeceğiz.” Bizim felsefemiz olmadığı için Muharremi aday gösterip göstermeyeceğini anlayamadık tabii.

Sonra da özeleştiri yapmış;

“Biz 24 Haziran gecesinde iyi bir sınav vermedik, bunu açıklıkla kabul etmek lazım. Keşke 24 Haziran akşamı iyi bir sınav verebilseydik bu küskünlük de olmasaydı. Eğer bir kusur ve kabahat varsa o kusur ve kabahat bizim.”^

Burada kast ettiğini anladık ama. 24 Haziran’da halkı sokağa dökmeyi başaramamaktan bahsediyor. Çünkü bütün planlarını ona göre yapmışlardı. Halk ayaklanacak, seçimler böylece güme gidecek, malum gizli servislerin de yardımıyla kaos ortamı yaratılacaktı. Bütün bunlar “Tayyip’ten kurtulmak” için yapılacaktı. Türkiye de dış güçlerin boyunduruğu altına sokulabilecekti böylece. Olmadı. Muharrem oyun bozanlık etti ve “Adam kazandı.” deyiverdi.

Oysa halkı sokaklara çağırsa kardeş kavgası başlatsa provokatörler de hazırladıkları tezgâhları ortaya koyabilecekti. Gerçi oyunu sahneleseler de bu ayaklanma kısa sürede bastırılacaktı ve bunlar yine avuçlarını yalayacaklardı ama bir umuttu işte. Hiç olmazsa huzursuzluk çıkartacaktı.

Kemal o geceyi hatırlamak bile istemiyor. Buna “Hem parti hem de partinizin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce de mi kusurluydu o akşam?” diye sormuşlar. Bu da aynen şöyle demiş;

“Ona da girmek istemiyorum. O defteri kapatmak istiyorum.”

Gerisi? Diye soracak olursanız durum bildiğiniz gibi. Malum istihbarat servisleri ve taşeronları olan terör örgütleri gerek yeni açılacak olan Abdülhamit Han (ya da benzeri bir isim. Bence Recep Tayyip Erdoğan çok güzel olur ya neyse, göreceğiz.) havaalanı üzerinden, gerekse bulabildikleri başka provokatif ıvır zıvır üzerinden ellerinden geleni yapıyorlar ve yapacaklar.

Bu arada Kemalist dernekler de boş durmuyor, boş işlerle uğraşmaya devam ediyorlar. İşler boş ama tehlikeli de. Irkçılık körükleniyor.

Bir dernek çıkmış Pazar yerlerinde, okul önlerinde ve bulabildikleri her yerde imza topluyor. Neymiş efendim? “Andımız geri getirilsinmiş!” İmza topluyorlar.

Irkçı söylemi yüzünden kaldırılan bu saçmalığı yeniden getirmek istiyorlar. Bilindiği gibi bunların “Andımız” dediği şey ortaya çıkartan Reşit Galip bundan evvel Türkçe Ezan’ı da ortaya atan isimdir. Zamanında mübadele komisyonu ve İstiklal Mahkemeleri üyelikleri de yapmıştır. Kemalistler böyle bir ırkçı ismin ırkçı söylemine ısrarla sahip çıkmaya çalışıyorlar.

Bunların kafa yapısı böyle.

Sonra kalkıp demokrasiden, insan haklarından falan dem vururlar.

Yarattıkları pagan dinini savunurken de böyle saçmalıklarla kendilerini madara ederler…

Durun siz! Yerel seçimlerde yaşayacakları hezimetin ardından tam Mahzar Osman’lık olacaklar…

İlginizi Çekebilir

Kamu kendine çeki düzen versin

09.12.2018 Son yıllarda kamu kurumları ve bu kurumları yöneten kişiler gerçekten kantarın topuzunu kaçırmış durumda. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir