İster padişah olun ister feriştah

Herkes derin bir nefes aldı, aday olanlar pek bir rahatladı.

Adaylıkların kesinleşmesiyle, listelerin seçilebilir yerinde olanlar hak ettikleri, diğerlerine göre farkındalık yaratan bir liyakate sahip oldukları için aday yapıldıkları konusunda kendilerinden eminler.

Bu kesin adaylıktan pek memnun olan etrafları ve efratları da üç aşağı beş yukarı böyle şeyler söylüyorlar.

Ne desinler yani, şu ilişkiler, bu organize işler, filan fişman ortaklıklar, bağışlar, merkezden memleketten yakın destek ve omuz vermelerle, hamili aday yakınımdır dipnot referanslarıyla aday yapıldım, yoksa biz kim vekillik kim diyecek halleri yok tabi ki?

Her nasıl oluyorsa oluyor ve her nasıl olduysa oldu nihayetinde Ankara yolcuları biletlerini aldılar. Şimdi sıra bu otobüse binecek kadar oy alıp alamayacakları?

Hepsine şimdiden hayırlı olsun diyelim.

***

Adayları kesinleşenlerin evlerinde bilmem ama ‘hamili kart yakınımdır’ şürekâlarında takımları şampiyon olmuş gibi bir sevinç yaşadıkları konusunda pek şüphe edecek bir halim yok.

Takdir edersiniz ki bu tür holigan sevinçler vekille selfi çektirmek ya da meclis lokantasında 1 liraya çorba 5 liraya kaburga dolma yemek için değildir.

Bir sürü şey vardır herhalde kafalarında, beleş çorbaya sevinecek halleri yok tabi ki!

Şu işlere şöyle gireriz, filan fişman yere böyle yerleşiriz, falan yer artık bizimdir oğlum, sen artık o makamı garanti bil, hisseli parsellerimize imar izni, Allah’ın izniyle artık vekilimiz yanımızda oldukça iki kat imarlı yerlerimize ViaPort’ ları bizde dikeriz gibi konular çerçevesinde bir karıncalanma, heyecanlanma, kıpraşma gibi duygu durumları da oluyordur diye düşünüyorum.

Yanılıyorsam yanılmak penim payıma düşsün!

***

Herkes de biliyordur ki daha önceleri de Ankara’dan bal tutanlar en azından ve en kötü ihtimalle kuru ekmeklerine bal sürme imkânı elde etmişlerdir.

İşleri güçleri kendi yağında kavrulacak düzeyde olan, düşe kalka, bin bir zorlukla ekmek parasını kazanmaya çalışan birçok esnaf ve tacir hemşerimiz az zamanda çoook kazançlı işlere imza atabilmişlerdir.

Gözümüz yok, yok olmasına da hani ‘Allah’ın işi işte, birden bire yürü ya kulum dedi, biz de doğru zamanda doğru yerlere yatırım yaptık, nasip böyleymiş, bizde şaşırdık valla, rızkı veren Allah’tır gibi’ bin bir gece yalan masallarından pasaj cümleleri söylenince insan ister istemez yalanınız batmaya demeden de duramıyor.

Hadi yanılma yine bizim payımıza düşsün!

Sözüm birincil derecede iktidar tasarrufunu elinde bulunduran parti adaylıklarına dairdir.

İstisnaların hakları her zaman mahfuzdur.

 

***

Adaylıkları kesinleşenlerin, piyango biletinde büyük ikramiye kazanmış talihli talihsizler gibi şimdi yeni akrabaları da ortaya çıkmıştır.

Günün birinde bir mecliste aynı ortamda bulunmuş olan ‘her iktidara aç, her zengin kabına bulaşık’ kimileri tarafından ‘dostum tebrik ediyorum, sen her şeye layıksın, her zaman senin yanındayım’ mesajları atanlar da olmuştur.

‘Nihayet ilk defa doğru bir karar verildi, ilk defa hak eden bir kişi aday gösterildi, sen her şeye layıksın abi, dostum, azizim, üstadım, seninle bu şehir bu memleket havalara uçacak diyen paraşütçü takımı da şakşakçılık profesyonelliğinde üstüne düşen vazifeyi tez elden ikmal etmiş olmalıdırlar.

Daha nice tebrikler, tebrik çeşitleri vardır da tüm bu tür çeşitlemeleri yazmak için ayrı bir prodüksiyona ihtiyaç var.

En iyisi mi daha fazla çenemi yormaya gerek yok yaşadıkça göreceğiz nasıl olsa.

Geçmişte gördüklerimiz yenileri için bir hüccet midir hep beraber şahit olacağız?

***

Aday adaylığı kariyerliği bir meslek midir?

Enteresan bir şey yani?

Bir ortam da tanışıyorsun mesela, ben filan dönemin aday adayıyım diyor.

Ben Avukat Sıbgatullah gibi klasik bir durum değil yani.

Ben Meterolog Şimşek diyerek kendini tanıtan birini gördünüz mü hiç?

Görmemişsinizdir büyük ihtimal.

Her neyse, konuya devam edelim.

Aday adaylığı mesleğiyle kendini tanıtan, aday adaylığı kariyerli arkadaş devamla ‘nasip olmadı’ diyor.

Birçok ayak oyunları oynandı diyor.

Benim hakkımdı diyor, en yakın rakibimin ayak oyunlarına yenik düştüm, onun benim hakkımda merkeze verdiği dosya, benim onun hakkında merkeze verdiğim dosyadan daha inandırıcı çıktı diyor!

Siz kimsiniz kardeş diyor, derin bir nefes aldıktan sonra; ben ne diyebilirim ki, ortak danaya girmiş bir kariyeri bile olmayan Allah’ın bir kulu işte demek bu arkadaşları kesmiyor maalesef.

Bir şeyler olmalı, bir şeyler demelisin, böyle kuru kuru ismini söylemen yetmiyor, aday adaylığı  kariyerini boynunda muska gibi taşıyan yüce insanlara!

Allah selametlerini versin. İnsanlık hallerindendir deyip geçiyoruz işte.

 ***

Aday adaylıkları hattı zatında, her hangi bir partiye üye olmasa, kapısından içeri girmese bile parayı yatırdığın zaman olunabilecek bir şey.

Yani makbuz karşılığı bir ödeme yaparsan istisna durumları hariç o partinin aday adayısındır.

Hiç değilse en pahalı bir CV satırına sahip oluyorsun.
Filanca dönem fişman parti aday adayı yazabiliyorsun kartvizitine, sosyal medya adreslerine iliştirebiliyorsun bayağı bir sükseli bir şey yani!

***

Dünya hayatı gelip geçicidir, makamlar, imkânlar, imtiyazlar, ayak oyunları, entrikalar, kahkahalar, açlıklar, tokluklar, ihtiraslar, kavgalar, kayırmalar ve bir sürü şeyler, her ne yapıyorsanız yapın her nerede ve hangi makam ve mevkide bulunuyorsanız bulunun bilinçli, olarak ‘kul hakkına bir zeval getirdiniz mi ona bir bakın, yaptığınız şeyi telafi etmek gibi bir derdiniz olmadı ve olmayacaksa kendi derdinize yanın.

CV’nizde ister padişah ister feriştah yazsın!

Siz siz olun, amel defterinizde yazdıklarınıza bakın.

 

İlginizi Çekebilir

Tasavvuf

Tasavvuf, ulema tarafında gaye aynı olmak üzere birçok şekilde izah edilmiştir. Bursa İlahiyat Fakültesi öğretim ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir