İtirafçı yalayan güruh  

 

Halk arasındaki deyimi ile “İtirafçı”, yasada kullanılan adı ile “Etkin Pişmanlık” ile ilgili TCK’nun 221. Maddesi düzenlemesinden yararlanan kişi.

5237 sayılı TCK’nunÖrgütlü suçlarla ilgili Etkin Pişmanlık halini düzenleyen 221. Maddesi aşağıdaki gibidir.

MADDE 221 – (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan  “ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden” kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.

(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.

(6) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.”

Kanun metni gayet açık ve sade bir dille kaleme alınmıştır, Hukukçu olmayanlarında rahatlıkla anlayabileceği bir metindir.

Örgüt üyeleri dilerlerse yukarıda yazdığımız madde hükümlerinden yararlanabilirler, Bu halde kendilerine kısaca “İtirafçı” denmektedir. Burada benim üzerinde durmak istediğim farklı bir yönüdür.

Bu düzenlemenin birinci amacı; suç örgütünü çözmek ve çökertmektir. İtirafçının bu yolda adli kolluk güçlerine yardım etmesi, bilgi vermesi hakkındaki cezayı hafifletir ya da ortadan kaldırır.

Bu kişi cezadan kurtulsa da gerçek olan; o güne kadar örgüt üyeliğinin ve faaliyetlerinin devam ettiği anlamındadır. Yani bu kişi örgüt üyesi olduğunu faaliyetlerine katıldığını kabul ve ikrar etmektedir.

Anlamakta zorlandığım; bu kişilerin kabul ve ikrarından sonra argo deyimi ile arkadaşlarını da sattıktan sonra eskisi gibi toplum içinde gezmekte, sanki hiçbir şey olmamış gibi eski iş ve ilişkilerine devam etmektedirler. Çevresi de bu durumu garipsememekte ve kabullenmekte, onlara hala makbul adam muamelesi yapmaktadırlar.

Bu alçaklar 15 Temmuz gecesi yaşananları bu millete yaşatanlar değilmi. Eğer başarılı olsa idiler, durumları ne olurdu, onlara; hala abi diye hitap edip etrafında dolaşanlar ne yapıyor olurdu, hiç düşündünüz mü?

Cezadan kurtulup tahliye olmak, suçsuz olup berat etmek anlamında değildir.

Edepli olun, haddinizi ve hududunuzu bilin ya da sizi tanımayan yerlere gidin kendinize örgütsüz yeni bir hayat kurmaya çalışın.

Sizlerin; Milletin vicdanında ve huzurunda Ömer Halisdemir’i ve 241 vatan evladını şehit eden, binden fazla evladımızı yaralayan, Türkiye’yi karanlığa gömmeye çalışan örgütün mensubu olduğunuz gerçeğini değiştirmez.

Peki; bu itirafçılardan çok, itirafçı yalayanlara ne demeli.

 

ali@cakirel.av.tr

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir