Son Haberler

Kavun Sırtında Tyson’u Dövmek…

Kızım rüyasında ‘bir kavunun sapını tutmuş bir halde, uçarak seyahat ettiğini’ görmüş. Ne anlama geliyor bu? diye sorduğumda;  Şöyle yorumladı: ‘Bilinçaltımız bu durumdayken kendimizi fazla ciddiye alıyoruz

Kur’an’ın ilk indiği kabul edilen Alak Süresi’nin 6 ve 7. ayeti aslında İnsan için en önemli tespiti ifade ediyor: “İnsan kendini Müstağni saydığında kesinlikle azar”

Müstağni kelimesinin kökü ‘Ğaniy (Zengin)’ kelimesidir. Müstağni ise kendini zengin sayan/ Zenginseyen demektir. İnsan çok ‘Şey’e malik olarak zengin olabilir. Ancak çok şeye malik olan insan aynı zamanda da bağımlı ve muhtaç bir varlık olduğunun bilincinde olmalıdır. Sahip olduğu ‘Şey’ler insanın muhtaçlık ve bağımlılık duygusunu unutturmaması gerekir. Ancak İnsan sahip olduğu ‘Şeyler’i kendine ait saydığı, bunların asla elinden alınmayacağı, bu şeyleri elde etmenin sadece kendi başarısı olduğunu düşündüğü yani ‘Fukara’ olduğunu (Fatır:15) unuttuğu durumdur İstiğna hali. Bu hal kaçınılmaz olarak güç zehirlenmesine ve hevasına göre davranmasına yol açar.

Kur’an daha ilk sürede insanın bu temel zaafını yüzüne vurarak, O’nun bir pıhtıdan ve başkaca ayetlerde bir atık sıvıdan (sperm) yaratıldığını hatırlatır.

Bu amaçla Kur’an’ın ilk emri ‘Yaratan Rabbinin ismi/ tanımı ile oku’dur. Yaratan Rabb’inin tanımları Adem’in fıtratına kodlanan tanımlar (Esma)dır. Atalarının ve kendi hevasının tanımladığı tanımlar (Necm:23) yerine fıtratındaki tanımlara dönmeye yani ‘Yaratıcı tarafından çizilen had’dini bilmeye çağırmaktadır. Haddini bilmezse insan azar. Yani sınırlarının ötesine taşar.

Kur’an’ın tamamında anlatılan kıssalarda bu hadd/sınır bilmez azgınların cürüm (suç) ve günahlar ile Allah’ın insana kodladığı sınırlar içinde kalmaya özen göstermiş muttakylerin (Takva Sahipleri) işledikleri Salih ameller anlatılır.

Mevlana: ‘İnsan ile Mal’ ilişkisi ile ilgili yaptığı temsilde ‘İnsan ile mal, gemi ile denize benzer. Nasıl ki gemi bol suda daha rahat yüzüyorsa, insan da bol mal ile hayatını rahat/ müreffeh yaşar. Ancak, gemi denizin tamamını temellük etmek için suyu içine çektiğinde nasıl batarsa, insan da mal hırsını kalbine yerleştirdiğinde batar.’ der. Bu sadece mal ile sınırlı değildir. İnsanın sahip olduğu güzellik, meslek, yetki, makam, ilim, iktidar… gibi aslında ‘Nimet’ olan şeyler araç olmaktan çıkıp amaç yerine konduğunda insanı azdırır.

Bu durumu kimilerinin Mevlana’ya nispet ettiği, ama artık sosyal medya sayesinde anonim olmuş şu söz çok güzel ifade ediyor: Eşeğin sidiğindeki saman çöpüne binmiş sinek, kendini kaptan-ı derya görür.”

Yıllar önce Çete dergisinde (1989) Hakan Albayrak’ın söylediği, ‘Yetki verin gidip Tyson’u döveyim’(Tyson Muhammed Ali’yi dövmüştü) sözü, Dünyayı kendi ‘Mal’ları gören ve Dünya üzerinde yaşayanları da ‘maraba’ları belleyen küresel egemenlerin Allah’ın, örümcek ağına benzettiği güçleri kendilerinden ve onlara kulluk eden imansız ‘Şakirdleri’nden menkul azgınlıklarını çok güzel ifade ediyor.

Kuşkusuz, insanı kavunun tepesinde uçan, ya da atılan bir sıvıdan yaratılmış birisine indirgemek haksızlık sayılabilir. İnsan aynı zamanda ‘İlahi Ruh’tan üflenen bir ‘Tecelligah-ı Rabbani’ olarak ta tanımlanabilir. Ancak insanın tecelligah-ı Rabbani olabilmesi için en önemli aşama ‘Haddini Bilmesi’dir. (Takva)

İlginizi Çekebilir

Evlada sahip çıkmak vatana sahip çıkmaktır

Mübarek Ramazan ayının başlamışıyla birlikte hayat biraz yavaşlasa da manevi iklim olanca tadıyla hissettiriyor kendisini. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir