Kermes rezilliği…

Bahar aylarıyla birlikte kermes rezillikleri de başladı. Öncelikle kermes nedir? Sorusuna yanıt vererek başlayalım. Bir derneğe, bir çalışmaya yardım sağlamak amacıyla genellikle açık havada satış yapılarak gelir sağlanan toplantı. Kanunen Kermes yılda bir kez bir gün yapılabiliyor. Vergiden muaf. El işi, evde yapılmış yiyeceklerin satışı ile elde edilen gelirle hayır işleri yapılması amaçlanıyor.

Peki, günümüzde ne yapılıyor? Kermesler günlerce sürüyor. Çoğunda mağazada lokantada satılan profesyonel yemekler ve konfeksiyon başta olmak üzere her şeyin satıldığı, kontrolsüz bir ticaret. Öyle ki döner yapılıyor, ızgaralar yakılıyor, raflara ürünler diziliyor şehrin meydanları duman ve kokuya boğuluyor. Yardım tezgâhı altında profesyoneller çalışıp gelir elde ediyor. Vergi yok. Kontrol yok. Dur diyen yok. Ne yapıyorsun diyen yok.

Bugün herhangi bir dönerci, ızgaracı ya da restoran Sağlık Müdürlüğü, Tarım Müdürlüğü ve zabıtanın sürekli kontrolü altında. Hijyen ve sağlık kurallarına uymadığında zaman kapatmaya kadar giden ciddi müeyyideler var. Yine fişsiz ticaret yapanlara ciddi cezalar veriliyor. Açıkta yiyecek satmayı yasaklayan, açıkta yiyecek hazırlamayı yasaklayan kanunlar var.

Adı dernek yurt vs olunca bu kanunlar uygulanmıyor. Ne düzen ne intizam var. Rezillik almış başını gidiyor. Etler nereden alınıyor. Hangi şartlarda hazırlanıyor, ne etinden yapılıyor bilen yok. Milletin sağlığı ciddi tehdit altında. Birilerinin bu işlere bir son ya da ciddi bir düzen getirmesi şart.

Boş buldukları yerde, derme çatma çadırlarda, toz duman arasında sözüm ona hayır işi yapılıyor. Belediyeler bu işe bir düzen vermeli. Belli merkezlerde belli zaman dilimlerinde ve ciddi kontrol altında yapılmalı bu işler. Ne yaptığı kime hizmet ettiği belli olmayan derneklere bu işlerden el ayak çektirilmeli. Yine cemaat tarikat vs yurt ve okullarının yaptığı kermeslerinde önüne geçilmeli. Çevrede görüyoruz. Bilmem ne cemaatinin öğrenci yurdu yararına kermes. Döner kesip ızgara satıyor. Adı üstünde yurt. Öğrenciler için bağışlanan etler mi satılıyor? Bir yerden satın mı alınıyor? Sorular sorular…  Konuyu daha fazla uzatmayalım.  Birileri bu işe bir düzen getirmeli ta dabu işler kökünden kaldırılmalı.

 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Suriyeliler üzerine…

Zaman zaman özellikle sosyal medya üzerinden büyük kentler ve sahillere gelen Suriyeli mültecilerle ilgili tartışmalar ve tepkiler okuyoruz. Özellikle sahillerde kontrolsüz ve kuralsız olarak mültecilerin denize girmesi bölge halkının tepkisini çekiyor.

Öncelikle sahillerdeki görüntü gerçekten oldukça itici ve çirkin kabul etmeliyiz. Ancak burada tepki gösterilmesi gereken mülteciler değil halkın kullanımına açık alanlarda gerekli kontrolü sağlayamayan devlet kurumlarımızdır. Bugün kontrolsüz alanlarda yaşanan sorunların tamamı Suriyeli mültecilerden kaynaklanıyor diyebilir miyiz? Asla. Hali hazırda kurallar ve kaidelerin olmadığı her yerde düzensizlik çirkinlik alıp başını gidiyor.

İrade ve kamu gücü zaten düzeni sağlamak içindir. Kamu yönetimi gereken tedbirleri almadığında düzensizlik ve başıbozukluk alıp başını gider. O halde kamu kurum ve kuruluşlarının görevi kural kaideleri uygulayarak bu düzeni sağlamaktır.

Sözün özü iç çamaşırı ile denize giren Suriyeli neyse, madde kullanıp alkol alıp aynı yerde rezillik çıkaran da aynıdır. İkisi de kontrolsüzlük ve düzensizlikle ilgilidir. O nedenle Suriyeli mültecilere öfke saçacağımıza yöneticilerimize düzen sağlanması için serzenişte bulunursak sorunu çözeriz.

 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

 

İlginizi Çekebilir

Bu topraklara hep yabancı kaldılar…

İsimleri ne olursa olsun, ama, kafalarıyla bu topraklara hep yabancı kaldılar. Müslümanın ekmeğini yediler ama ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir