Kim kimi hamd ediyor?         

Hamd, Kur’an-ı Kerim’in klasik sıralamasına göre ilk kelimesidir. Ve Kur’an’da fiil olarak sadece tek bir kullanımı vardır. Al-i İmran:188’de, yapmadıklarıyla hamd edilmekten (en yuhmedu) hoşlanan bir bozuk karakterden söz edilmektedir. Hamd bu ayette de kullanıldığı üzere övmek, beğenmek, onaylamak, takdir etmek, not vermek, aferin demek… gibi anlamlara gelmektedir.

“Hamd, Alemlerin Rabb’i olan Allah’a aittir” cümlesini anlamlandıracak olursak, “Övmek, beğenmek, onaylamak, not vermek, takdir etmek Alemlerin Rabb’i olan Allah’a aittir” olması gerekir. Bu şekilde çevrildiğinde ‘El-hamdü Lillahi Rabb-il- Alemin dediğimiz zaman zımnen şunu söylemiş oluruz: “Siz insanlar yaptıklarınızı başkasına değil Övme/ beğenme makamı olan Allah’a beğendirmeye, onaylatmaya çalışın. Başkasına değil.

Halk arasında yapılan iyiliklerin karşısında nankör davranan insanlara karşı ‘Allah bilsin’ denir. Önemli olan Allah’ın takdir etmesi (beğenmesi)’dir. ‘Balık bilmezse halık bilsin’ cümlesi de buna örnek olarak verilebilir.

İnsan nefsi, yapıp ettiklerinin insanlar tarafından beğenilmesini, yaptıklarıyla ve yetenekleriyle övülmeyi ister. Bu beğeniyi ve övgüyü insanlardan alabilmek için gösteriş/show (Riya) yapabilir. Kur’an-ı Kerim yapıp etmelerimizde esas olan Allah’ın beğenmesi/ övgüsü olduğunu söylüyor.

Hamd kelimesi Kur’an-ı Kerim’de bir çok yerde Tesbih kelimesi ile birlikte kullanılır.

Tesbih,  ‘Sebeha’ kökünden gelen, Kur’an’da muhtelif  kullanımları olan bir fiildir. Kök anlamı ‘yüzmek/ akmak’ tır. Yasin süresinin 40. ayetinde ay, yıldız, gece, gündüz gibi varlık ve olayların her birinin bir yörüngede mukadderatı gereği ‘sebh’ ettkleri/yüzdükleri/aktıkları söylenmektedir.

Aslında evrende Allah’ın yarattığı tüm varlıklar, bir bütünü/ sistemi (fıtratallah) tamamlayıcı bir ‘akış’ ve ‘misyon’ icra eder. Bu akış ve misyon her varlığın tesbihidir, faaliyetidir. Kur’an-ı Kerim’de geçen ve meleklerin söylediği ‘Ve nehnü nüsebbihu bihamdike’ (Bakara30) cümlesinin, ‘Senin hamdinle tesbih ediyoruz’ ya da ‘Seni hamd ederek tesbih ediyoruz’ çevirileri muğlak kalmaktadır. Bunun yerine ‘Senin onayladığın (bi hamdike) misyonumuzu/ faaliyetimizi yerine getiriyoruz (Nüsebbihu)” şeklinde olması daha isabetlidir. Allah’ın,  yüklediği misyonu/ görevi aksatmaksızın yerine getiren varlıkları övdüğü, takdir ettiği, örnek verdiği Kur’ani bir vakıadır. Meleklerin, insiyatif sahibi olacak olan ‘Halife’nin (İnsan) O’nun belirlediği/ yüklediği misyonu/ görevi yapamayabileceğini söyleyerek, arzın fesada ve kana boğulacağı endişelerini dile getirirken, kendilerinin insiyatif  kullanma ve misyonlarının dışına çıkma ihtimallerinin olmadığını öne çıkarmışlardır.

Başka bir ayet:
“Yedi gök, yer ve onlarda olanlar O’nun için tesbih eder (Faaliyet icra eder) Hiçbir şey yoktur ki O’nun Hamdi (onayı) ile tesbih yapmasın (misyonunu yerine getirmesin) Fakat siz onların tesbihinin (misyonunun) farkında değilsiniz.”(İsra:44)

Tesbihin sadece sözlü olarak yapılacağından hareketle Alimler, hayvanların çıkardıkları seslerin Allah’ı tesbih etmek (Zikr etmek anlamında) olduğunu söylemişlerdir. Evet, hayvanların çıkardıkları sesler de faaliyetlerinin bir parçası olsa da tüm davranışlarının ilahi sistem içinde bir yeri/ misyonu (Tesbih) vardır.
İnsan da doğru ve hakk konuştuğunda, Allah’ın Hamdi ile tesbih ederken, yaşamının genelinde yaptığı tüm iyi/ salih davranışlarla da Rabbinin Hamdi ile tesbih eder. (Rabbinin övgüsünü hak eden faaliyet)

Yaşamınızın her alanında, sadece sözlerinizle yaptığınız tesbihatta değil, tüm eylemlerinizde  Rabbinizin Hamdini hak etmeni dileklerimle.

Elhamdü Lillahi Rabb-il-Alemin.

İlginizi Çekebilir

Kamu kendine çeki düzen versin

09.12.2018 Son yıllarda kamu kurumları ve bu kurumları yöneten kişiler gerçekten kantarın topuzunu kaçırmış durumda. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir