Kıyam, şimdi değilse ne zaman?

ABD’nin manyak başkanı Trump, 7 Aralık 2017 de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını açıklamış ve büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını ilan etmişti. Daha sonra ABD’nin bu kararı Birleşmiş Milletlerde oylandı. ABD’nin bu kararını, birçok ülkeye ekonomik baskı uygulamasına rağmen kendi ile birlikte sadece 9 ülke kabul etti. Bunun karşısında 172 ülke ise ABD’nin bu kararını geri çekmesi yönünde oy kullandı. 35 ülke ise baskılar sonucu çekimser kaldı. Bu ABD ve İsrail için tam bir hezimetti.

Ancak dünyanın derebeyi ABD ve onun manyak başkanı kararından asla vazgeçmedi. Yine de büyükelçiliğini 14 Mayıs 2018’te Kudüs’te açacağını bütün dünyaya ilan etti. Yahudi Trump devletinin üstün silahlı ve ekonomik gücüne dayanarak 172 devlete siz kim oluyorsunuz diyerek 14 Mayıs 2018 günü Kudüs’te konsolosluğunu açtı.

İsrail’in ve katil Netanyahu’nun ağzı kulaklarına varırken, ABD ile beraberce bütün dünyaya, özellikle İslam dünyasına meydan okurcasına bu hamleyi yaparken, tam da NEKBE (büyük felaket) gününde Gazze düzenlemiş olduğu milyonluk yürüyüş ile Filistin sınırında protesto başlattı. Katil İsrail’in buna karşılığı ise gerçek silahlarla silahsız topluluğa ateş açmak oldu. Zaten İnsan olarak görmedikleri, bir hayvan kadar dahi değer vermedikleri, her birini öldürdüklerinde sevap kazandığına inandıkları Müslüman Gazze gençlerini, çocuklarını öldürdüler. 1967’den beri hiç bitmeyen katliamlarına bir yenisini daha eklediler. Yazımı yazdığım şu an itibari ile 60 Müslümanı daha öldürdüler, Şehit ettiler.

Biz Müslümanlar, yıllardır söz ile, hal ile, barış içerisinde, güzellikle, toplantılarla, gösterilerle, kınamalarla, “etmeyin, yapmayın, öldürmeyin, barış olsun, güzellik olsun, iyilik olsundedikçe, bu zalimler her defasında daha fazla katliam yapmaya, daha fazla Müslüman öldürmeye devam ettiler ve ediyorlar. Belli ki, bütün kendine Müslümanım diyenler ve diğer dünya ülkeleri biliyor ki, bu zalimler, bu şerefsizler, bu katiller, bu engerekler, yılanlar dünya durdukça ve biz bu şekilde davrandıkça Müslüman kanı içmekten vazgeçmeyecekler.

Müslümanlar için, “Yeter ya hu” demenin vakti gelmedi mi? Müslümanlar kıyamı ne zaman ve kimin için yapacak? Kıyam, yani Müslümanların birlikte zalimlere karşı top yekûn direnişi ne zaman başlayacak.

İlk önce bu zalimlerin bütün konsolosluklarını, onlara ait kurumlarını başlarına yıkmadan, onları ve yerli işbirlikçilerini Müslüman ülkelerin topraklarından söküp atmadan, bu hamleyi başlatmadan bunların anlayacağı bir dil artık yoktur. Konuşma, uzlaşma, ortak yol bulma, barış görüşmeleri yapma gibi safhaların hepsi tükenmiştir. Müslümanların başka çaresi yoktur. Bütün ümitler tükenmiştir. Müslümanlar gerçekten Allah’ın dinine göre özgür olarak yaşamak istiyorlarsa, bunu yapmak zorundadırlar.

Her ne pahasına olursa olsun.

Ne olacaksa o olsun.

Zaten ölüyoruz, madem ölüyoruz, öleceksek adam gibi öleceğiz.

Bizim için, Müslüman için iki güzelden biri, ya zafer ya da şehadet. Bunun öbür tarafı yok.

Ya da zillet içinde yaşamaya devam. Zalimlerin elinde oyuncak olarak, onların kölesi olarak, adımız Müslüman ama Allah nazarında yerimiz ne olur aldırmadan zalimler gibi yaşamaya devam eden bir ümmet. Onlara gün ve gün daha çok benzeyen kendisinin birçok ferdi de zalim olmuş bir ümmet.

İşte sizlere Kuran’dan bir dizi ayetler;

“Siz kendi hakkınızdaki hükmü değiştirmezseniz, Allah sizin hakkınızdaki hükmü değiştirmez.

Size karşı savaş açanlarla siz de ALLÂH yolunda savaş açın. Fakat haksız yere saldırmayın. Sakın aşırı gitmeyin muhakkak ki ALLÂH haddi aşanları sevmez.

Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.

Fitne, katillikten beterdir. Yalnız, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın, fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa siz de onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası böyledir.

Fitne tamamen yok edilinceye din ve itaat yalnız ALLÂH’a mahsus oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer inkârdan ve tecavüzden vazgeçerlerse, bilin ki zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Hoşlanmasanız da savaş size farz kılındı. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği ALLÂH bilir, siz bilmezsiniz.

İnsanları ALLÂH yolundan engellemek, ALLÂH’ı inkâr etmek, Mescid-ül Haram’ı ziyareti yasaklamak, o mescidin cemaatini yani Müslümanları oradan çıkarmak ise, ALLÂH nazarında daha büyük günahtır. Fitne, adam öldürmekten beterdir. Kâfirler, ellerinden gelse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaktan geri durmazlar. Sizden her kim dininden döner ve kâfirlikte devam ederek ölürse, işte onların dünyada da, ahirette de yaptıkları boşa gider. Bunlar cehennemlik olup orada ebedî kalacaklardır.

ALLÂH yolunda savaşın ve bilin ki ALLÂH her şeyi işitir, her şeyi hakkıyla bilir.

Size ne oluyor ki “Rabbimiz, bizi zalim olan bu ülkeden kurtar, bize sahip çık, bize yardım et”, diye feryat eden ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklara rağmen hala ALLAH yolunda savaşmıyorsunuz?

Diğer ümmetlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden hemencecik cennete gireceğinizi mi sandınız.  Allah sizin elinizle zalimleri cezalandırmak istiyor.”

 

Şimdi tüm Müslüman coğrafyasında bu katliama karşı kınamayla, gösteriyle, bayrak sallamayla, orda burada birkaç ABD, İsrail bayrağı yakmakla mı bu işi geçiştireceğiz?

Yoksa Filistin’de, Gazze’de başlayan bu kıyamı, tüm İslam coğrafyasına yayarak Dünya’yı ayağa mı kaldıracağız?

Karar; Yukarıdaki ayetleri, hatta tüm Kuran’ı nazara dikkate alarak, ben dâhil tüm Müslümanların.

Selam, sevgi ve dua ile…

 

 

İlginizi Çekebilir

Döviz Kuru Dalgalanmalarına Önlem Olarak “Tobin Vergisi”

Son günlerin en önemli konusu 24 haziran seçimlerini bile geride bırakan , dolar kurunun aşırı ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir