Anasayfa / Yazarlar / Kokmuş balık satıyorlar!

Kokmuş balık satıyorlar!

Merak etmeyin, semt pazarı veya balıkçılar çarşısından bahsetmiyorum. Başlık sadece bir teşbihten ibaret. Bahse konu bezirgânlar Paganlar ve onların maşaları. CIA, BND falan gibi gizli servisler ile bağlı organı durumunda olan bazı diğer kuruluşlardan bahsediyorum. Bunların yaptığı kokmuş balık satmak. Yani kikse alıp da yemiyor. Bizim buralarda yanı. Avrupa’daki koyunlaştırılmış halk inanabilir. Bu onların meselesi tabii.

Daha önce de birkaç defa yazdığım şeyleri Sayın Cumhurbaşkanımız bizzat teyit etti. Türkiye üzerinde akla hayale geldik, gelmedik türlü kirli oyunları oynayanlar şimdi de ekonomide yaptıkları oyunlarla saldırıyorlar. (Bakınız; son birkaç aylık geçmişte yazdıklarım.) Nafile elbet. Bu şeytanca oyunları da boşa çıkacak. Başaramayacaklar…

NATO tatbikatındaki iğrenç oyun üzerine de bir iki laf etmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, Kemal’in söylemini olumlu karşıladı. Nezaketinin yanı sıra, belki de içinde iyimser bir umut ile bunların belki de bazı şeyleri anlamaya başladığını düşündü. Hüsnüniyet ile olumlu buldu. Ne yazık ki ben skeptik yaklaşacağım. Gazeteciliğin de getirdiği bir ihtiyat sonucudur belki de bu ama ben Kemal’in bu çıkışında (NATO olayı karşısında, Gazi Mustafa Kemal ile birlikte Sayın Cumhurbaşkanımıza da sahip çıkıyor görünümündeki beyanlarını kast ediyorum.) pek hüsnüniyet göremiyorum. Eğer o meselede “Atatürk” adı geçmeseydi pek bu mealde konuşacak olduğu zannında değilim. Vaziyet öyle gerektiğinden bu şekilde konuştuğuna inanıyorum. Umalım ki Sayın Cumhurbaşkanım bu iyi niyetinde haklı, ben haksız çıkayım sonunda.

Her neyse, CIA’e bulaşacaktım ama konu nerelere gitti. Biz esas konumuza dönelim ve anlatmak istediğimizi anlatalım müsaadenizle. Bu CIA yaptığı çoğu işi yüzüne gözüne bulaştırır. Bir deney uğruna LSD’yi tüm dünya ile birlikte Amerikan toplumuna da musallat etmesi de bir örnektir ama ben size bunların ne kadar salak olabileceğine dair bizzat yaşadığım bir olayı anlatacağım. Okuyun da neşeniz yerine gelsin.

Sene 2003. İkinci Körfez savaşı başlamış. Saddam daha yakalanmamış ama Irak talan edilmiş. Biz de tercümanlar grubu olarak Mardin’deki ABD İstihkâm üssünde bulunuyoruz. Tercümanlar arasında çok eski bir dostum da var. Bu adını veremeyeceğim dostum şimdi emekli olan önemli bir bürokratın oğlu ve PKK’nın ölüm listesinde baş sıralarda yer alıyor.

İki aydır orada birlikte çalışıyoruz. Güvenlik soruşturmalarımız falan yapılmış durumda ve “yüksek güvenlikli izin ile” Askeri üs içerisinde çalışıyoruz. Soruşturmamızı CIA yapmış durumda. Birden biri iki CIA ajanı üsse geldi. Telaş içine etrafa bakınıyorlar. Tabanları yanmış gibi oradan oraya koşuşturuyorlar. Bir süre bakınıp bana geldiler. “…… nerede?”

Panikten dolayı hemen az ileride oturan arkadaşımı görmemişlerdi bile. Gösterdim, koşar adım yanına gittiler. Birkaç şey fısıldadılar. Bizimki eşyalarını aceleyle topladı. Yanıma geldi ve “Ahmetçiğim, bu salaklar kim olduğumu yeni öğrenmiş. Güvenlik endişesiyle beni İstanbul’a gönderiyorlar. Kontratım süresi boyunca paramı da ödeyecekler.” Dedi. Emin olun şu zavallı ajanların durumlarına gülmekten karnımıza ağrılar girdi. Bizimkini ilk uçakla VIP olarak gönderdiler. Arkadaşımın orada çalıştığından babasının haberi olunca ortalığı ayağa kaldırmış da o şekilde öğrenebilmişler. (O bürokrat o sıra görevdeydi.)

İşte bu adamlar böyle işler yapan tipler.

Umarım neşeniz yerine gelmiştir. Merak etmeyin, bu memleket güçlüdür ve bu gibi tezgâhlarla bırakın yıkılmayı sarsılmaz bile…

İşte o yüzden diyorum ya, bunlar kokmuş balık satıyor. Yemezler…

İlginizi Çekebilir

Evlatlarımız için dayanışma!

Bursa Şehir Gazetesi, birkaç hafta önce çok önemli bir konuyu gündeme taşıdı. Malum ilk ve ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir