Son Haberler

Krizi fırsata çevirmek işte budur…

Son birkaç gündür sosyal medyada Sakarya’da bir lokantalar zincirinin fiyat listesi oldukça ilgi görüyor. Sami Özyurt’un sahibi olduğu Bahadır Lezzet Lokantaları sıra dışı fiyat listesi ile Türkiye genelinde oldukça popüler oldu.  1,5 TL’ye çorba, 3 TL’ye kuru fasulye, 5 TL’ye kıymalı yemek, 2 TL’ye tatlı!

Doları bahane edip fiyatlarını katlayan, dolarla ilgisi olmayan sektörlerde bile fırsattan istifade insanları soymaya kalkanların olduğu bir dönemde, normal zamanlarda bile oldukça makul ücretlerle yemek sunan Bahadır Lezzet oldukça popüler bir kurum olmuş durumda. Günde 10 bin kişiye yemek veren lokanta, krizi fırsata çevirip milyarlarca lira harcanarak yapılamayacak reklamı da yapmış oldu.

Herkesin aklına gelen soruya da firma sahibi net bir yanıt veriyor. Birinci sınıf malzeme kullanıyoruz. Mutfağımız  açık ve hem ilgili kamu kurumlarının hem de vatandaşın denetimine her zaman hazır.  Krizler bazılarını batırırken fırsata çevirenleri de hem gönüllere sokuyor hem de sarsılmadan yürümesini sağlıyor…

—————-

Sınavda olmayan ders ortalamada da olmamalı

Malum liseye giden öğrenciler, üniversite sınavı ile yatıp üniversite sınavıyla kalkıyor. Belki bir tek soru hayallere ulaşmayla hayal kırıklığı arasındaki o büyük uçurumu oluşturuyor. Bir tek soru, virgülden sonraki bir puan direk bu gençlerin sınavdan sonraki hayatını şekillendiriyor.

Peki ne soruluyor üniversiteye giriş sınavında. Matematik soruluyor, Türkçe soruluyor, Biyoloji, fizik, coğrafya, Tarih soruluyor. Öğrenciler bu sorulara verdikleri yanıtlar ve puanlarına eklenen orta öğretim başarı puanıyla üniversitede bölümlere yerleşiyor.

Ortaöğretim puanı oldukça etkin bir rol oynuyor yani. Şimdi özellikle devlet liselerine gidin öğrencilere sorun. Çocuk 90-100 puan alıyor Matematikten, Fen’den, Türkçe’den. Flüt çalamadığı için 50 puan veriyor mesela müzik öğretmeni. Picasso gibi resim çizemeyen öğrenciye 45-50 puan veriyor resim öğretmeni. Takla atamayan öğrenci beden dersinden düşük puan alıyor. Ortalama düşüyor. Çocuk yetenek gerektiren derslerden aldığı düşük notlarla geride kalıyor.

Bu derslerin gerekliliğini tartışmıyorum. Not ortalamasından çıkarılması gerekiyor diye düşünüyorum. Dersler olsun ama alınan puanlar ortalamaya yansımasın. Ortaöğretim başarı puanında bu derslerden alınan puanlar katılmasın. Okulda olan her çocuk Mozart, Picasso ya da Bukka değil. Genelleme yapmamak kaydıyla görsel sanatlar öğretmenlerinin egoları çocukların geleceğine etki etmesin. Milli Eğitim Bakanlığı’nın  bu konuda adım atması, liseye devam eden gençleri daha adil bir yarış içinde tutar.

——————–

MEB’in kitapları öğretmenlere yetersiz geliyor

Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Okullar yine cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle doldu. Eğitim öğretim yılının ilk günü devlet tüm öğrencilerin kitaplarını ücretsiz olarak verdi. Ancak her yıl yaşanan kitap krizi bu yıl da devam edecek gibi görünüyor. Devlet tüm imkanlarını seferber ederek çocuklara kitapları veriyor ama istisnalar dışında öğretmenlere kitapları beğendiremediği için hemen başlıyor ek kitap istekleri. Öğretmenin temel görevi akşam hazırlığını yapıp sabah okulda öğrencilerinin öğrenimine yardımcı olmak. Eğitimde asıl olan kitap değil öğretmenin rehberliği, öğretmenin hem kendi gayreti hem de çocuklara verecek o gayret. Ancak bu yerini kitap kırtasiye, sınıf argümanlarında yarışa bırakmış durumda. Velilerin ellerine listeler tutuşturuldu bile. Akıllı tahtasından projeksiyonuna kadar onlarca çeşit istek. Eğitim bir kara tahta ve tebeşirle de yapılır yapmak isteyene. Şatafatta değil gerçekten eğitim öğretimde yarışan okullara ve o hayallerin peşinden giden öğretmenlere ulaşmak dileğiyle… Şimdilik veliler paşa paşa gidecek o kitapları da istenenleri de alacak…

 

 

 

İlginizi Çekebilir

“Atatürk’e saldırı var ver oradan 60 Lira!”

Tanıdık tanımadık bulabildikleri tüm telefonları bir bir arıyorlar. Hele hele bu kişi eğer üyeleri ise ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir