Kudüs ile hatırladıklarımız

Gündem aniden değişti. Dünya gündeminin tam ortasına KUDÜS oturdu. Aslında gündem değişmeseydi, ABD’de devam eden Rıza Sarraf davasının nasıl bir FETÖ, ABD, CHP işbirliği içinde Türkiye’ye kumpas olduğunu ayrıntıları ile yazmaya devam edecektik. Sallanan kağıtların kimlerin emri ile sallandığını, ABD’ye giden güya belgelerin aslında  FETÖ yapımı gayri ahlaki, yasa dışı dinlemeler, kumpasları ile yapıldığını anlatacak,  işbirliklerini yüzlerine çarpacaktık. Geçen hafta bu davadan bir şey çıkmayacağını yazmıştık. Sanırım böyle olacağı herkes tarafından fark edildi. Kudüs gündemiyle, sonuç alınamayacak olan mahkeme, normal seyrine bırakıldı.

Sonra,  yaptığı  yolsuzluklar nedeni ile görevden alınan CHP’nin Ataşehir Belediye Başkanı (Şimdi eski oldu) Battal İlgezdi’nin görevden alınmasına neden olan yolsuzluklarını ve kimlere rantlar sağladığını, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu’nun İngiltere’den alelacele gelip,  yolsuzluk yapan İlgezdi’yi nasıl savunduğunu yazacaktık.

Neyse ki, KUDÜS gündemi bunu da örttü.

Örtmez mi? Gündem KUDÜS olur da, ABD Başkanı Trump, ani bir kararla İsrail’in başkentinin Kudüs olacağı kararını duyurur ve büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacaklarını ilan ederse, Müslümanların  ve bu konu ile alakalı Hıristiyanların başka gündemi olur mu?

KUDÜS Müslümanların kıblesi, KUDÜS manevi bir kentimiz, hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar için önemli bir merkez.  Özellikle Müslümanlar için önemi daha da büyük. Bir simge!  Bir Müslüman için KUDÜS’ten vazgeçmek diye bir şey düşünülemez. Bir Müslüman için ölmek, Kudüs’ten vazgeçmekten daha evla gelir. Şu an aldığım habere göre bugün Kudüs’te dört şehidimiz var. Allah mekânlarını cennet eylesin. Kanları yerde kalmayacak inşallah.

Ve şimdi ümmetin sokaklarında, meydanlarında tüm Müslümanlar dünyaya bunu haykırıyor. KUDÜS BİZİMDİR, BİZİM KALACAK.  Trump verdiği ani kararla adeta Müslümanların en can alıcı sinirine dokunmuş oldu. Trump’a bu bilerek yaptırıldı ise, galiba işin farkında olmayan ABD ve onun arkasına gizlenmiş LONDRA, Müslümanların sinir kat sayısını test ediyor. Acaba, bu 100 yıldır parçaladığımız, 57 devlete böldüğümüz İslam âlemi bir olup davalarına sahip çıkacaklar mı diye. Yeniden bir olup güç olacaklar mı diye.

İlk olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu karar alınmadan bir gün önce Trump’ı uyarmasına rağmen, ertesi gün karar açıklanır açıklanmaz yine ilk olarak bu kararın tanımadıklarını,

ve yok hükmünde olduğunu tüm dünyaya ilan etti.  Ve ani bir kararla da İslam İşbirliği Teşkilatını olağan üstü toplantıya çağırdı.

Şimdi, bu yazıyı okuduğunuzda (13 Aralık Çarşamba)  İslam İşbirliği Teşkilatı İstanbul’da Toplantı halinde olacak. 21 Maddelik bir plan ile sadece KUDÜS gündemi olarak toplanıyorlar. Buradan çıkacak olan kararları önemsiyorum. İnşallah çok çok kınamanın dışında, ortayı bir eylem planı çıkacağı umudundayım. İslam ülkeleri liderlerinin takınacağı tavırlar tabii ki önemli ve bu tavırlar kendi ülkelerindeki halkların üzerinde etki yapacak.

İnanıyorum ki tüm halklar, bu konuda yaptırımı olacak ve nihayetinde mutlaka sonuç çıkacak bir eylemin planının olmasından yanadır. Ümmet 100 yıldır süren bu zelil ve perişan durumdan kurtulmalıdır.

57 İslam ülkesinin yeniden birlikte hareket edecekleri bir siyasi birlikteliğin içine acilen girmelidir.

Bu tarihte olmuştur. Bunun en açık örneği Osmanlı Coğrafyasında daha 100 yıl önce vardır. Hilafet Makamının bir “Dini” makam olarak görülmemesi gerekir. Hilafet Makamı Siyasi bir makamdır. Bu güçlü makamı Müslümanlar yeniden tesis etmeli ve Müslümanların birliği için kullanmalıdır.  Adı Hilafet olmaktan çıkarılabilir. Bir çeşit Müslüman Ülkeler Birliği Başkanlığı olabilir.

 

Ayrı bir statü oluşturularak içi doldurulmalı, dönemsel olarak yapılacak seçimlerle de “Başkan” seçilmelidir. Bütün devletlerin üstünde bir birlik bayrağı üzerinde uzlaşılmalı, bu birlikteliği sağlayan tüm ülkeler kendi bayraklarının üstünde bu bayrağı da dalgalandırmalıdır. Yeni yetişen nesiller bu birliktelik aşkı ve sevgisi ile bu birlikteliğin oluşturduğu bayrak sevgisi ile yetişmelidir.

Evet, ABD bunu bilerek yapıyor. ABD’nin Dünya üzerindeki hâkimiyetini sürdürebilmesi ve varlığını koruyabilmesi için bu gibi çıkışlara ihtiyacı var. Dünya’nın en borçlu ülkesi, ABD deki dolardan fazla dünyada dolaşan dolar var. ABD, cebinde dolar olan herkese borçlu. Üstelik bu dolarların fiili karşılığı yok. Yani para tamamen sanal, belki de şimdilerde İnternette üretilen sanal paralardan daha sanal. ABD’nin olası sendelemesi, şimdiye kadar refaha alıştırdığı halkında müthiş hayal kırıklığı yapar ve kısa zamanda tüm eyaletler karışır. Bayrağındaki yıldızdan fazla ABD de bağımsızlığını ilan eden devlet çıkar. Yıllarca sürecek iç savaştan kurtulamazlar. Bunlar elbette olacak. Bu olacak olanı, ABD, bu gibi salvolarla zamanını uzatmaya çalışıyor. Dünyada devamlı savaşıyor olarak gözükmek zorunda. Halkına, “Bakın bütün devletler, özellikle İslam âlemi bize düşman” demek zorunda. Yaptıklarının haklılığını ve halkında karşılığını bu argümanlarla sağlıyor.

15 Temmuz 2016,  ABD için sonun başlangıcı sonu oldu. Bir daha bu tekeri asla döndüremeyecek. Bir daha bu ülke 27 Mayısları, 12 Martları, 12 Eylülleri, 28 Şubatları yaşamayacak. Yerli işbirlikçilerini adı ne olursa olsun hangi kisveye bürünürse bürünsün söküp atacak. Atmaya devam ediyor.

Yiğit düştüğü yerden kalkar.  Bu ümmetin sancağı 3 Mart 1924’te derlendi, toplandı, itina ile en  mutena yere saklandı. Yok, edilmedi, ortadan kaldırılmadı, sadece mündemiç kılındı.

Yeniden korunduğu sandığından çıkarılıp ümmetin ufuklarında dalgalanacağı günler yakındır.

Yüce Allah’tan niyazımdır.

13 Aralık 2017 Çarşamba günü, yani bugün İstanbul’da yapılan İslam İşbirliği Teşkilatının toplantısını mübarek kıl. Tüm İnsanlığın hayrına olacak kararların alınmasına vesile kıl. Yeniden ümmetin bir olmasına, iri olmasına, diri olmasına, kardeş olmasına ve hep birlikte İslam ümmeti olmasının yolunu aç ya rabbi.

Selam, sevgi ve saygı ile…

İlginizi Çekebilir

Bedelli askerlik yanlıştır

Son günlerin en moda konusu bedelli askerliktir. Bedelli askerlik ne demek, ne zaman nasıl icat ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir