Anasayfa / Yazarlar / Kutlu doğum

Kutlu doğum

Geçen hafta Türkiye’de ve Dünyada Kutlu Doğum Haftası kutlandı. Eğer bu bir anma ise mühim olan Peygamberi anmak değil, anlamaktır. Onu anlamadıktan sonra bir hafta değil 1 yıl anmak hiçbir fayda sağlamaz.

Malum Kameri ay olan Rebiulevvel ayının 12. Gecesi Peygamberimiz dünyayı şereflendirmiştir. Bu gece ve bu geceyi takip eden bir hafta içinde Peygamberimizi konu alan çeşitli etkinlikler, konferanslar, seminerler düzenlendi. Tabi ki burada şunu itiraf etmemiz lazımdır ki bu kutlamalar sadece semboliktir. Aslında bütün dünya uleması bir araya gelse bir hafta değil, senelerce bu konuyu konuşsalar, yine de Peygamberimizi gereği gibi anlatmış olamazlar.

Onu en güzel şekilde sadece Yüce Allah anlatıyor ve buyuruyor ki:” Ey Habibim, seni 18.000 Aleme rahmet olarak gönderdim.” Bu ifade her şeyi içine almaktadır. Şu hususu hiç kimse hatırdan çıkarmamalıdır, Uluhiyet ve Rububiyet dışında Peygamberimizi ne kadar met etsek, yüceltsek, övsek ve sevsek denizde bir damla mesabesinde anlatmış oluruz.

Peygamberimizi itibarsızlaşmaya çalışmak dine vurulacak en büyük darbedir. Nitekim bazı ilim adamı olarak geçinen satılmış zavallılar Peygamberimizin Şefaat-i Kübra hakkını inkar etmektedirler. Hâlbuki yalnız Peygamberimiz değil cümle Enbiya ve nice Allah dostları Evliya, Ulama, Şüheda, Allah’ın verdiği izin ve yetki ile şefaat edeceklerine dair bir çok ayet-i celile ve hadis-i şerifler vardır. Bu nedenle şefaati inkar eden kişi dinden çıkma ihtimali büyüktür.

Şimdi Kuran-ı Kerim’de Peygamberimizle ve İslam diniyle ilgili ayetlerden çok az bir kısmını burada mealen kaleme almak istiyorum. Peygamberimizi etkisizleştirmek isteyenlerin ne büyük gaflet, dalalet ve ihanet üzere olduklarını okuyucuların anlamasını dilerim.

Ayet 1-“O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir.(Allah) O hak dini bütün dinlere üstün kılmak için böyle yaptı. Bu konuya şahit olarak Allah yeter.”(Fetih Suresi Ayet 28) Mealini verdiğim bu ayet zaten tahrif edilmiş asıl nushaları olmayan İncil ve Tevrat’ın hükmü tamamen kaldırılmıştır. Bunlarla amel etmek asla caiz olmadığının delilidir. Yani Yahudilik ve Hristiyanlık diye bir din kalmamıştır.

Ayet 2-“Kim İslam’dan başka bir din ararsa ondan bu din asla kabul olunmaz ve o, ahiret de en büyük zarara uğrayandır.”(Ali İmran Suresi Ayet 85)

Ayet 3-“Öyle değil Rabbine and olsun ki onlar aralarındaki kavga ettikleri şeylerde Habibim seni hakem yapıp sonrada verdiğin hükümden hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça İman etmiş olamazlar.”(En Nisa Suresi Ayet 65)

Ayet 4-“Allah ve Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin, sonra korku ile zaafa düşersiniz, havanız bozulur. Birde sabredin çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”(Enfal Suresi Ayet 46)

Ayet5-“Peygamber ne verdiyse (emrettiyse) onu hemen alın, size ne yasak ettiyse ondan da sakının. Allah’tan korkun çünkü onun gazabı çetindir.”(Haşır Suresi Ayet 7)

Buradan övünerek bir hususu açıklamak istiyorum. Senelerdir savunduğum bir husus var, bu konuda gazetelerde makalelerim de var, Kutlu Doğum Hicri takvime göre kutlansın. Hem hicri hem miladi takvime göre ayrı ayrı aylarda uygulanması Müslümanlar arasında tereddüde sebep olmaktadır ve doğru değildir. Elhamdülilah, Diyanet İşleri Başkanlığı bu yanlışı düzeltti, bu yıl sadece hicri takvime göre Doğum Haftası düzenlendi, doğru olanda budur.

Şairin ifade ettiği gibi; “Sen hala kırk yaşındasın ümmetinin başındasın.”  Allah gösterdiği yoldan ayırmasın bir ayette Cenabuhak:” Kim Allah’ın Resulüne itaat ederse Allaha itaat etmiş olur.” Allah bu hal üzere olmamızı nasip eylesin.

Selam Hakka talip olanlara…

İlginizi Çekebilir

KABUL ETMİYORUM!

Haftalar geçtikçe, maçlar oynandıkça alınan sonuçlar, ortaya çıkan tabloartık tamamen kabul edilemez bir hal aldı. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir