Anasayfa / Yazarlar / Malum güçler

Malum güçler

Kahraman polisimiz Fethi’nin şehadet mertebesine ulaşarak önlediği İzmir saldırısının ardından Gaziantep’te de ikizi yaşandı. Burada da bir polisimiz yaralı olmasına rağmen burada da bir facianın önüne geçti. Daha önce de söylediğim gibi bu köpeklere karşı savaşacak kahramanımız çok Allah’a şükür. İstanbul saldırısı da aynı kaynaklara bağlanan bir saldırıdır.

Ancak, üzerinde konuşulması gereken konu başka. Bu kuduz köpekleri, ağzına bir parmak bal çalarak üzerimize salanlar ve onlara bu tezgâhları açtıranları konuşmalıyız. Bunlar artık malumumuzdur. Güçlü Türkiye istemeyen paganlar emri vermekte, onların ayakçısı bazı gizli servisler de kendilerine bağladıkları terör örgütleri ve içimizdeki hainleri(bilerek, bilmeyerek ya da sırf “Tayyip nefreti” için bu hale gelen zavallılar ki bunların hepsi suçludur.) manipüle ederek üzerimize salmaktadırlar. Olan bitenin birkaç cümleyle özeti budur.

Hükümet bu mevzuya hakimdir. Bakın Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım ne diyor?

“İnsanlığa yapılabilecek en büyük ihanettir. Başbakan Binali Yıldırım, “Dostumuz, müttefikimiz Avrupa, terör örgütleri arasında ayrım yapıyor. PKK’ya gelince müsamahakar, DEAŞ’a gelince müsamahakar değil. Terör örgütlerinin birini diğerine tercih etmek insanlığa, dünya barışına yapılabilecek en büyük ihanettir. Avrupa ülkeleri bol bol konuşuyor” diyen Yıldırım, “Bırakın boş konuşmayı kardeşim, gelin el atın, biraz yük alın. Avrupa’nın güvenliği Türkiye’den başlıyor. Terörle mücadele yasasının değiştirilmesini istediler. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz. Dostumuz, müttefikimiz Avrupa, terör örgütleri  arasında ayrım yapıyor. PKK’ya gelince müsamahakar, DEAŞ’a gelince müsamahakar  değil. Terör örgütlerinin birini diğerine tercih etmek insanlığa, dünya barışına  yapılabilecek en büyük ihanettir.”

Üstelik bu sözleri büyükelçilerle yaptığı toplantıda söylüyor. Var mı dahası?

Diyeceksiniz ki, “Ya Sayın Cumhurbaşkanımız?”

Onun dilinde tüy bitti söyemekten. Önce üstü kapalı sonra da açık açık söyledi. Terörün cinsi olmayacağını, gün gelip onu destekleyenleri de vuracağını detaylarıyla anlattı, hala da anlatıyor zaten.

Hal böyleyken, CHP başka telden çalmakta ısrar ediyor. Kılıçdaroğlu çıkmış abuk sabuk laflar ediyor. Bilip bilmeden ama içindeki “Tayyip nefreti” ile konuşuyor da konuşuyor. Çünkü aynı zamanda bırakın iktidar olmayı artık sittin sene “iktidar ortağı” dahi olamayacağını görüyor. Çünkü yeni Anayasa artık koalisyonlar dönemini kapatıyor.

Tabi bu Türkiye’nin daha da güçlenmesini getiren durum o malum güçleri iyice çileden çıkartıyor. Saldırıyorlar, daha da saldıracaklar. Bakın gazetelerden bir haber;

“ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Toner, terör örgütü PYD’nin, uzun vadede Suriye’deki politik çözüm arayışlarının bir parçası olması gerektiğini savunarak skandal bir açıklamaya imza attı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye’deki uzun vadeli politik çözüm arayışlarında terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin de masada yer alması gerektiğini savundu. Bakanlık Sözcüsü Mark Toner, günlük basın toplantısında AA muhabirinin Suriye’de siyasi geçiş dönemine ilişkin sorularını yanıtladı. Toner, Suriye’deki iç savaşın sona ermesi için Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki çözüm arayışlarının “tek çözüm” yolu olduğunu düşündüklerini belirterek, “(Barış görüşmelerinde) Kimin yer alacağı, ilgili gruplara ve Suriye halkına kalmış.” değerlendirmesinde bulundu. Toner, terör örgütü PYD’yi işaret ederek, “Suriyeli Kürtler de bu sürece dahil olmalıdır.” diye konuştu. “PYD’nin masada yer alabileceğini mi söylüyorsunuz?” sorusu üzerine ise Toner, “Bizim düşüncemize göre bir noktada onlar da bu sürecin bir parçası olmalıdır.” dedi.”

İşte en çarpıcı örnek. Dahası var mı?

 

 

İlginizi Çekebilir

NATO ve gladyo

Norveç’teki NATO skandalı sıradan bir olay değildir.  Bunu şu anda Türkiye’nin tüm yetkilileri ve muhalefet ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir