Meydanlarda mücevher gibi

Demokrasisine sahip çıkan, terör örgütünün halka saldırdığı o menfur gecede şehit ve gazi olanları anma ve bu gibi melun saldırılar karşısında hiç düşünmeden yine sokaklara dökülüp şehadet peşinde koşacak olduklarını ilan edenler meydanlarda ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsündeydi. Her iki mertebeye de erişememiş olsak bile sokağa çıkıp darbeci vatan hainlerine karşı durduğumuzu ilan ettik bir kez daha. Meydanlara gidemeyen niceleri de televizyonlardan izledi anma törenlerini.

Köprüyü ve meydanları dolduranlar mücevher gibi dizilmişlerdi. Gurur duydum bu halkın bir parçası olmaktan.

Diğer yanda ise televizyonlarını açmak, anma törenlerini izlemek yerine bahçelerinde, yalakalık yaptıkları yabancı ajanların teknelerinde kafa çekenler ürkek birer fare gibi arkalarını kolluyordu.Bunlar kanlı girişim gecesi gülüp oynayan, “Tayyip’ten kurtuluyoruz.” Diye sevinen, bankamatiklerden para çekme yarışında olan tiplerdir. Artık hep korkarak yaşayacaklar. Alkolün esir aldığı beyinleri başka şey düşünemeyecek. İçlerine kapanıp fırsat kollamaya devam edecekler sinsice.

Halk meydanlara çıktıkça büyürken bunlar küçülecek.

Zerreleşip sonunda yok olacaklar…

Sayın Başkanımızın “O gece bizim için dua edenlerle FETÖ’nün başarısı için gayret edenleri hiçbir zaman unutmayacağız.” Sözleri bunların o tıkadıkları kulaklarına da girecek. Bir defa daha titreyecek bu korkak fareler.

Belfast’tan aslen İzmirli olan bir dostum aradı. Kutlamalar yapılırken meydanları izlemek istemiş. Bulunduğu yerdeki TV’lerde bu haber verilmediğinden internet üzerinden bakmaya çalışmış. Televizyonlar çoğunlukla İstanbul ve Ankara’yı gösterdiği için memleketinde, şehrinde kalabalığın ne durumda olduğunu görmek için İzmir Belediyesi’nin şehir kameralarına ulaşmaya çalışmış. Kameraların tamamı devre dışıymış. Ulaşamamış. Ben de denedim ve ulaşamadım. O kasıtlı olarak kameraların kapatıldığını düşünüyor. Kim bilir?

Ne diyor Sayın Başkanımız?

“Bu çevrede tanklara alkış tutanları, darbecilerle anlaşıp tankların arasından sıvışanları unutmuyorsak, Yeşilköy’de havalimanında tankların arasından çıkıp Bakırköy Belediyesi’ne sığınanları asla unutmuyoruz ve unutmayacağız.”

Kahramanları unutmamak elzemdir.

Ancak, hainleri hiç unutmamak ilk kural olmalıdır. İhanet edenler kadar hainleri alkışlayanlar da toplumun kanseridir. Bunların kendi içlerine kapanıp gizli gizli hain alkışlayan türleri de sinsi kanserlerdir.

Bu tümörler temizlenmedikçe bir gün anını kollayıp ortaya çıkacaklardır.

Kendini bir kadeh rakıya satabilecek tipler elbet her zaman mevcut olacaktır. Önemli olan bunları iyi tanıyıp tedbir almaktır.

Destan yazan cennet mekân şehitlerimize rahmet dilerken gazilerimiz önünde saygıyla eğiliyorum.

Hainlerin de yüzlerine tükürmek için karşılaşmayı bekliyorum.

 

 

İlginizi Çekebilir

Andımız kararı ile yargı vesayeti geri döndü

Hükümetin PKK’yı silahsızlandırmak gibi hayali bir beklentiyle 2013’te yaptığı “çözüm süreci” denemesi esnasında İlkokullarda her ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir