Anasayfa / Yazarlar / Musa ve HZ. Hızır arkadaşlığı (2)

Musa ve HZ. Hızır arkadaşlığı (2)

Bu yazım bir evvelki yazımın devamıdır. Musa A.S kendine bazı gayip ilimlerinin öğretildiği Hızır A.S’dan bu ilimleri öğrenmek için kız kardeşinin oğlu Yuşa Bin Nun ile yola koyulmuş, çok büyük meşakkatler çekerek buluşma noktasında buluşmuşlar ve Hızır A.S’a “Sen de olan ilimleri bana öğretmen için beni arkadaşlığa kabul eder misin?” dedi. Hızır A.S, “Sen benim yapacaklarıma sabredemezsin” dedi. Musa A.S da sabredeceğine söz verdi. Hızır A.S “Arkadaşlığın devam etmesi için, neticesi ve sebebi sana anlatılıncaya kadar yaptıklarımdan kesinlikle bana hiçbir sual sormayacaksın” dedi ve yola koyuldular. Bir gemiye bindiler. Geminin sahibi kendilerinden ücret dahi almadığı halde Hızır A.S eline baltayı alarak gemiye zarar vermeye başladı. Musa A.S, “Ne yapıyorsun sebepsiz yere neden gemiyi tahrip ediyorsun?” dedi.  Hızır A.S, “Ben sana sabredemezsin demedim mi? Dedi.  Musa A.S, “Bir daha sormam” deyince yine yola devam ettiler. Bu kez yolda çocuklar arasında bulunan bir çocuğa tokat attı, çocuk düşüp öldü. Musa A.S, yine “Suçu olmayan bir çocuğu haksız yere neden öldürdün” diye itirazda bulundu. Hızır A.S, “Ben sana sabredemezsin demedim mi?” dedi.  Musa A.S bu kez “Eğer üçüncü kez itiraz edersem artık yolculuğumuz son bulur” diye söz verdi ve yine yola koyuldular. Bir köye uğradılar yemek istediler, köy halkı bunlara hiç itibar etmedi. Buna rağmen orada yıkılmak üzere olan bir duvarı Hızır A.S eli ile düzeltti. Musa A.S, “İsteseydin bunlardan bir ücret alırdın ve karnımızı doyururduk” deyince Hızır A.S “Arkadaşlığımız burada son bulmuştur. Şimdi sana üç olayın iç yüzünü anlatayım. Gemiyi yaralamamın sebebi ilerde zalim bir hükümdar vardı sağlam gemilere el koyuyordu, gemi sahiplerine iyilik olsun diye gemiyi yaraladım. Çocuğun ölmesine gelince anası babası mümin kişilerdi. Bu çocuk ise zalim bir kişi olacak onları rahatsız edecekti. Duvarın onarılmasına gelince, duvarın içinde bir hazine vardı. Duvar iki yetime aitti ve onlar çocuktu büyüdükleri zaman duvarı yıkar ve hazineye sahip olurlar diye duvarı tamir ettim” deyip ayrıldılar. Bu kıssa da ibret alınacak binlerce husus vardır. Ehli tasavvuf olayı şöyle anlatıyor; gemiden murat insanın kalbidir ameliyata tabi olmazsa şeytanın oyuncağı olur. Ölen çocuktan murat nefsi emarenin öldürülmesidir. Hazineden murat Fuyuzati ilahidir. Kalbi temizlemeden, nefsi emmareyi öldürmeden Fuyuzati İlahiyeye kavuşmak mümkün değildir. Yukarıda arz ettiğim kıssa Kuran-ı Kerim Keyf suresinde 60-82 ayetlerinde ifade edilmektedir. Bu konuda yüzlerce cilt kitap yazılsa yetmez, bizim izahlarımız okyanusta bir damla hükmündedir. Yine de kıssadan hisse almaya çalışalım. Zaten 84. Ayette Hızır as. bu yaptıklarımın hepsi Allah’ın emirleridir buyuruyor. Cenabı Hak Kuran hazinesinden ve sevgili Peygamberimizin abu hayat olan emir ve tavsiyelerinden ayırmasın. Selam Hakka tabii olanlara.

İlginizi Çekebilir

Biz Osmanlı Torunuyuz!

Eğer  “Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevme” kuralına inanıyorsanız, yalnız insanları değil, hayvanları ve bitkileri de sevgiyle ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir