MÜSTAKİM OLMAK

Hak üzere olmak, hak üzere ölmek büyük bir saadettir. Müstakim olmak rütbelerin en büyüğüdür. Her Müslümanın her gün yerine getirmekle mükellef olduğu ve peygamberimizin dinin direği olarak ifade ettiği namazın her rekatında okuduğumuz Fatiha-i şerifte ‘’ Allah’ım bizi sıratı müstakim, yani doğru yola Allah ve resulünün razı olduğu yola hidayet et diye dua ediyoruz.

İstikamet üzere olmak ne demektir? diye düşünürsek şöyle izah etmek mümkündür. Kur’an ve sünnetin bütün hükümlerine istisnasız olarak inanıp uygulamaktır. Hayat rehberimiz Kur’an ve sünnet olmalıdır.

Yenmeyen aşktan, içilmeyen sudan, kullanılmayan ilaçtan vücut için bir yarar sağlamak mümkün olmadığı gibi, Allah’ın emirlerini uygulamadan kuru bir imanında kurtarıcı olmayacağı açık bir gerçektir.

Sevgili peygamberimiz bir hadisi şerifinde bu konuyu şöyle ifade ediyor ‘’iman üryandır. (çıplaktır) onun elbisesi takvadır, meyvesi ilimdir ve zineti ise hayadır.’’

Mücerret iman korumasız olarak yanan bir mum gibidir en ufak bir rüzgar onu söndürür. O yanan mumu ilimle amelle koruma altına almalıyız. Örneğin Allah günde beş kez seni huzuruna çağırıyor bu davete uymuyorsun veya bazen uyuyorsun bazen uymuyorsun oruçta, zekatta, haçta bu kabilden.

Peki, o rabbinin huzuruna ne yüzle çıkacaksın. Onun için yine burada Mehmet Akif’in dizelerini hatırlatmak istiyorum ‘’ey yolcu uyan! Sonra çıkarsın ki sabaha. Kupkuru bir çöl var ne ışık var nede vaha. Allaha dayan. Saye sarıl, hikmete ram ol. Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol ‘’

İslam üç ana umdeden oluşur: İlim, amel, ihlas. Yani yaptığın ibadetin hikmetlerini özünü ve faydalarını bileceksin, bilinçle hareket edeceksin. Bildiklerini yapacaksın ve yaptıklarını sırf Allah rızası için yapacaksın. Yani ihlasla yapacaksın. İlimsiz, amelsiz ve ihlassız Müslümanlık olmaz.

Cenabı Hak, cennet muttakiler için hazırlanmıştır buyuruyor. Asır suresinde özetle yine cenabı hak iman, ameli salih (tüm hayırlı işler) hakkı ve sabrı tavsiyenin dışında geçen bütün zamanlar hüsrandır, edebi felakettir ’’ buyurmaktadır.

Bu alem zerresinden kürresine kadar Yüce Yaradan’ın varlığını, birliğini, kudret ve azametini haykırıyor. Bende diyorum ki; can tende sıhhat elde iken Kitabullah’a ve sünneti resule sımsıkı sarılarak pişmanlığın fayda vermediği günde pişman olanlardan olmayalım.

Selam hakka tabi olanlara…




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir