OKB!

Konuya girerken yazı başlığı olan kısaltmayı açalım. Bu Obsesif Kompülsif Bozukluğun kısaltmasıdır. Daha detaylı bilgiyi bir uzman ağzından verelim. Çeşitle psikiyatriye ilişkin uzman web sitelerinde özetle şöyle açıklanıyor;

“Kişinin zihnine girmesine engel olamadığı, zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Kişinin isteği dışında gelirler, kişi tarafından mantıkdışı olarak değerlendirilirler ve yoğun sıkıntı ve huzursuzluğa yani anksiyeteye neden olurlar. Obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir. OKB önceleri nadir olarak görülen bir hastalık olarak kabul edilmesine karşın son yıllarda yapılan araştırmalarda hiç de nadir olmadığı belirlenmiştir.”

Konumuza ilişkin bir başka başlık da toplu halüsinasyondur. Bu konu çok detaylı olduğundan girmeyeceğim ama bu konuda internet araştırması yapabilirsiniz. Meraklıları Allen Ginsberg dahil olmak üzere piyasadaki çeşitle yazarlarca yazılmış kitapları deşebilirler.

Bu bilgilendirmeyi yaptıktan sonra, bazı kesimin obsesif kompülsif takıntısına gelelim. Bunlar Gazi Mustafa Kemal’i takıntı haline getirmiş olanlar. Aslında pek tam olarak öyle de değil. Bunlar kendi kafalarında yarattıkları bir türevini takıntı haline getirenlerdr. Bu tiplerin benimsediği Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan o büyük şahsiyete benzemiyor pek. Sadece adını kullanıp, kendi yarattıkları özelliklere bürünmüş bir hayalini benimsiyorlar. Adeta bir külte dönüştürdükleri bir inanışlar dizisi var kafalarında.

Gazi’yi Kemal’i öyle herkes sevemez! Bu işin belli kuralları var. O yarattıkları külte göre hareket etmek zorundasın. Onların kurallarına göre sevmelisin. Aksi mümkün değil. Mezarına mezar diyemezsin örneğin. Gidip Fatiha okumana bile laf ederler…

Murat Yetkin adlı “Tahlilci” bir tahlil yapmış ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Atatürk’e ilgili sözlerini tahlil etmiş ve nasıl sevilmesi gerektiğini söylemiş. Bunlar Atatürk’ü tekellerinde tutmaya çalışıyorlar ama kendi yarattıkları biçimiyle. CHP bu işin başını çekiyor. Kendi taraftarlarından başkasıyla konuşmuyorlar bile baksanıza. Neden mi? Ellerinden gelen bu karar. Vizyonları yok, projeleri yok. Proje üretecek yetenekleri de. Olsa memleket yararına proje üretip oy toplamaya çıkarlardı. Bugüne karar ABD ve Avrupa ne yapacaklarını dikte ettirmiş. Hiç doğru dürüst politikaları olmamış ki.

Şimdi hiç olmazsa ellerindeki taraftarlarını tutmaya çalışıyorlar. Hepsi bu…

İlginizi Çekebilir

Biz Osmanlı Torunuyuz!

Eğer  “Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevme” kuralına inanıyorsanız, yalnız insanları değil, hayvanları ve bitkileri de sevgiyle ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir