Son Haberler

Örnek alınacak sözler

“Büyük söz, büyük insan sözüdür.” Prensibinden hareket ederek bu yazımda bazı güzel ifadeleri örnek olsun diye kaleme alacağım.

Evvela Hazreti Mevlana’nın bir sözü ile başlayalım. “Ben Kur’an’ın kuluyum. Hazreti Muhammet Mustafa’nın ayağının tozuyum.” Ne güzel ifade, Allah ve sevgili elçisinin her konuda emirlerine amade olduğunun ifadesidir. Yani gerçek Müslüman olmanın tam bir ifadesidir. Başka bir ifade ile sözde değil özde Müslümanın tarifidir.

Hazreti Mevlana’nın bir başka sözü, “İstiyorsan hakka varmayı, meslek edin gönül almayı. Bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol bağrında güller açılsın.” Bu sözleri dikkatle okursak artık izaha lüzum kalmaz.

Peygamberimiz de bir Hadisi Şerifinde şöyle buyurmuştur: “Bir müminin diğer mümine güler yüzle ve şe        şefkatle bakması benim mescidime on gün itikafta durmasından evladır.” Malum Peygamberimiz itikafa çok değer verirdi, ömrünün son on senesinde Ramazanın son on gününü itikafta geçirmiştir.

İbret alınacak Bektaş-ı Veli’nin bir dörtlüğüne dikkat edelim: “Helalden kaynamayan aş aştan sayılmaz. Hak içi akmayan yaş yaştan sayılmaz. Gövdem üzerine başım var deme, secdeye varmayan baş baştan sayılmaz.” Burada da haram ve helale dikkat çekilmekte ve namazın önemi belirtilmektedir.

Bu konuda İbrahim A.S.’ ın Kur’an da geçen geçen duası çok çok mühimdir. O büyük Peygamber Kabe-i Muazzama’nın karşısında ellerini kaldırarak ve gözlerinden yaşlar akıtarak şöyle dua ediyor. “Yüce Allah’ım beni namazımı dosdoğru kılanlardan eyle, Zurriyetimide namazlarını kılanlardan eyle. Ey Rabbim bu duamı kabul eyle. Sen her sözü işiten ve her şeyi bilenlerdensin.”

Yine güzel bir ifade, “Dünya bir gündür, o da bugündür.” Dün gitti, yarından haber yok. Ne giden geri gelir, ne de gelecek bilinir. Onun için Sevgili Peygamberimiz: “Hiç ölmeyecek gibi Dünya için çalışın, yarın ölecek gibi de ahiret için çalışın.” Buyurmuştur.

Yine güzel bir ifade, “Hak tecelli eyleyince her işi asan eder, halk eder esbabını bir lahzada ihsan eder.” Mühim olan Allah’ın tecelliyatına mazhar olmaktır.

Burada Necip Fazıl Kısakürek’in bir dörtlüğünü zikretmek lazım, “Ölüm güzel şey o dur perde arkasından haber. Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber.” Dünya’da hiçbir şey tesadüfi değildir. Hepsinde hikmetler ve ibretler vardır. Gören göz, duyan kula, hakikatları anlayacak kalp lazımdır.

Burada bir ayetin mealini vermekle yazımı sonlandırayım. “Eğer Allah insanları, yaptıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı kalmazdı. Ne var ki onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince gerekeni yapar, çünkü Allah kullarını hakkıyla görendir.” (Fatır Ayet 45)

Demek ki Aziz okurlarım, bizleri çok ağır bir gün bekliyor. Yediğimizden, içtiğimizden giydiğimizden, konuştuğumuzdan hülasa her tavrımızdan Allah’a hesap vereceğiz.

Allah sonumuzu hayreylesin. Selam hakka tabi olanlara…

 

İlginizi Çekebilir

“Biz bir dava örgütüyüz”

Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) Başkanı Kader Özlem, göçmen derneklerinin Bulgaristan’da yaşanan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir