Özde İslam

“Özde İslam” hakiki İslam olarak da ifade edilebilir. Peki, İslam’ın özde olmayanı var mıdır? Elbette ki vardır. İslam’ın ana kaynakları ikidir. Kitap(Kur’an) ve Sünnet (Peygamberin hadisleri).

Bu iki kaynakta sarahat bulamayan hususlarda İcma ve Kıyas devreye girer. Böylece ana kaynaklar 4’e çıkmış olur. Ancak bu ana kaynaklardan yeterince istifade edebiliyor muyuz?

Örneğin, ana kaynak olan Yüce Kitabımız Kur’an’ı Kerimi okuyoruz, hafızlar yetiştiriyoruz. Hatimler yapıyoruz ancak Kur’an okumak başka Kur’an’ı okumak başkadır. Kur’an okumak çok büyük sevaptır.  Kur’an’ı okumak ise Kur’an’ın verdiği mesajları almak ve tatbik etmektir.

Ab-ı hayat olan o mesajları hayatımızda tatbik etmedikçe ne faydası olur? Zira İslam bir hayat nizamıdır. Hayatımızı Kur’an’a endekslemeliyiz. Kur’an’ı en iyi izah eden ve yaşayan sevgili peygamberimizdir.

Peygamberimizin 3 önemli görevi vardır. Kur’an’ı insanlara tebliğ etmek, Kur’an’ı insanlara talim etmek öğretmek ve Kur’an’ı temsil etmek yani aynen yaşayarak örnek olmak. Her yıl Peygamberi anmak için kutlu doğum haftaları düzenlenir. Hâlbuki önemli olan Peygamberi anmak değil anlamaktır.

Maalesef ne Kur’an’ı ne de Peygamberimizi yeterince anlayamadık, anlatamadık ve rehber edinemedik. Bütün maddi ve manevi sıkıntıların kaynağı budur. Bir hadisi şerifi örnek vermek isterim. Peygamberimiz Muaz İbni Cebeli yemen vilayetine vali tayin ediyor ve kendisine dört hususa son derece dikkat etmesini emrediyor. Tabii biz zannediyoruz ki bu talimatlar sadece Muaz İbni Cebele aittir. Hâlbuki bu talimatlar kıyamete kadar üst görevleri üstlenecek kişilerin tamamına aittir.

Peki, nedir bu 4 talimat? 1-“Ya Muaz hastaları ziyaret et.” Tabii bir üst görevlinin ziyareti geçmiş olsun, Allah şifa versin demekle kalmaz. Ne ihtiyacın var, sana nasıl yardımcı olabilir. Hülasa halkın sağlık problemleri ile ilgilen demektir. 2- “ Zayıfların, garibanların, kimsesizlerin arzu ve isteklerine özellikle devlet dairelerinde öncelik ver.” 3- “Yetimlere yakın ol.” Onların haklarını koru, onların hamiliğini üzerine al, onları güçlülere ezdirme. 4-“Fukara ve gariplerin meclisine otur.”

Ağaların paşaların meclisine oturursan fakirlerin, gariplerin halini bilmezsin. Şimdi soruyorum idarecilerimiz bu dört prensibi aynen uygulasa hiç sıkıntı kalır mı? Bu sadece bir küçük örnektir.

Kur’an ve hadislerin sözünde değil özünde olmalıyız Müslim’de zikredilen bir hadisi şerifte Peygamberimiz şöyle buyuruyor. “Sizden biriniz kendisi için sevdiğini mümin kardeşleri içinde sevmedikçe iman etmiş sayılmaz.” Şimdi düşünelim bu hadisi şerifi özünde prensip edinmiş kişi rüşvet, iltimas, irtikâp vs. gibi gayrı meşru işlere tevessül edebilir mi? Elbette ki etmez.

Öyle ise bu günkü hal ve hareketlerimize baktığımızda İslam’ın özünden oldukça uzaklarda olduğumuz bir gerçektir. Öyleyse yapacağımız tek şey İslam’ın özüne dönmektir.

  1. Akif ne güzel ifade etmiş “Allaha daya, sa’ye sarıl, Hikmete ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.” Hak tektir o da Allah ve Resulün gösterdiği bugünkü tabirle Ehli Sünnet yoludur. Diğer yolların hepsi ama hepsi çıkar yol değildir.

Kurtuluş yolu necat yolu asla değildir. “Biz Kur’an’ın hadimleri pür imanlı ve zindeyiz. Bu yoldan dönmeyiz asla Muhammedin izindeyiz”

Selam Hakka tabi olanlara…

İlginizi Çekebilir

Andımız kararı ile yargı vesayeti geri döndü

Hükümetin PKK’yı silahsızlandırmak gibi hayali bir beklentiyle 2013’te yaptığı “çözüm süreci” denemesi esnasında İlkokullarda her ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir