Poşetten konular…

Malum çok değil bundan 20-25 yıl önce filelerle gidilirdi pazara. İki filenin aldığınca erzak alınır dönülürdü eve. Kese kağıdına konulan meyveler, filete atılan sebzeler. Mahalle kültürünün en güzel simgelerindendi alışveriş fileleri. İhtiyacı kadar alırdı herkes.

Bakkalda kese kağıdına konurdu şeker pirinç vs. Yarım kiloydu alınan bir sonraki sefere kadar. Hepsinin değeri ve kıymeti vardı. Sonra popüler yozlaşma aldı başını gitti. Her alanda olduğu gibi alışverişte bile kendi kurallarını dayattı. Sürekli alışveriş yapılması için insanlar zorlanmaya, ihtiyaçlarından fazlasını alıp çürütüp ziyan etmeye zorlandılar.

Plastik hayatı esir almaya, tüm alanlarımızı kaplamaya başladı. Naylon poşetler de onlardan biri. Bol bol alın, bol bol ziyan olsun diye marketler poşetleri koydu hepimizin önüne. Fileler kayboldu. Kararınca almak yok oldu. Mutfaklar israfın merkezine döndü. Marketler dayattı, hepimiz bu dayatmalara boyun eğdik. Her şey ama her şey poşete girdi. Kimse şekeri, pirinci tartmaz oldu. Nasıl olsa tartılmışı vardı. Baharat kokuları, bakliyat çuvalları, peynir süt kokuları kayboldu. Hepsi intizamlı paketlerle, albenili ambalajlarla sunuldu. Hepsinden bol bol alıp, bol bol çöpe attık.

Yıllar sonra farkına vardık ki sadece aldıklarımızı değil, bütün dünyayı yok ediyoruz. AB’den yıllar sonra bu plastiğin önüne geçilmesi geldi aklımıza. Doğru bir adım atılarak poşetler ücretlendirildi. Vatandaşlara tıpkı eskiden olduğu gibi file ile alışveriş yapmaları için file ve bez çantalar dağıtılmaya başlandı. Ne de güzel oldu.

Mahalle kültürümüzün yeniden geri dönmesi için ufak bir adım atıldı. Mahalle kıraathaneleri, mahalle sahaları, mahalle oturma ve çay bahçeleri hepsi teker teker geri dönse. Popüler kültür bize veda etse, öz kültürümüz öz yaşantımızla yeniden bir kültürel geri dönüşü sağlasak güzel olmaz mı? Olur olur kese kağıtlarını geri istiyoruz…

İlginizi Çekebilir

Mustafa Öztürk üzerinden hali pürmelalimiz

İslam düşüncesinde yer alan ‘tarihselci’ çizginin günümüzdeki önde gelen müdafilerinden Mustafa Öztürk geçtiğimiz günlerde Alman ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir