Profesyoneller…

 

Bilen de bilmeyen de teröre dair yazı yazdığı, klasik laflarla ahkâm kestiği bir ortamda ağzımı açıp da tek kelime etmek içimden gelmiyordu. Ne var ki artık dayanamaz hale geldim. İki çift laf etmenin zamanıdır diye düşünüyorum. Aslında bu konuda yazmak istememin amacı isyan etmemdir.

İnsanların gözlerinin kör ruhlarının sağır olmasına isyan bir yanda, hainlerin alçaklığın en alt seviyelerine düşmeleri diğer yanda…

Gecenin bir yarısında eline silah tutuşturulmuş bir profesyonel tetikçi gidip eğlenen insanların üzerine ateş açıyor, onlarca kişi katlediliyor. Bu olayı Avrupa İslam’a küfür etmek için kullanıyor. İçimizdeki sapık hainlerde anlaşılmaz bir sevinç. Bir kesim bundan fayda umarak Ak Parti ve Sayın Erdoğan’a saldırırken, bir başka kesim de PKK’yı aklama ve bu arada propaganda yapma çabası içerisinde. Sanki o teröristler çoluk çocuğu hiç katletmemiş gibi. Bir kesimin de pek fazla sesi çıkmıyor. Üstü kapalı bir “oh olsun” düşüncesi var.

Diyanet işleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez ’in çıkışı bu nedenle önemlidir. Gerçi Cumhuriyet durumu çarptırmak için elinden gelen çabayı sarf edip, “Bu diyanet yılbaşı kutlamalarına karşıydı, şimdi böyle konuşuyor” diyerek algı yönetimi yapmaya çalışıyor ama bunlar sadece ne kadar geri zekâlı olduklarını itiraf ediyorlar. Yılbaşı kutlamasının tasvip görmemesi ile o insanların katledilmesine karşı çıkmak farklı şeylerdir. Cumhuriyet Gazetesi bunu bile anlayamayacak kadar gafildir. Üstelik art niyetlidir.

Bütün bunlar olurken Avrupa’da İslam düşmanlığı körüklendikçe körükleniyor. İstanbul saldırısı İslam’a saldırmak için muazzam bir gerekçe olarak ele alınıyor. Avrupa bunu İslam’a bir cephe için fazlasıyla kullanıyor. Herhangi bir Hristiyan ülkede olsa bütün Avrupa’nın tek yürek lanetleyeceği, kardeşlik mesajları yayınlayacağı böylesi bir terör saldırısı karşısında Avrupa’daki sosyal medyada bir tek baş sağlığı mesajı yok aksine İslam karşıtlığı geliştiriliyor. İslam aşağılanıyor…

Size çarpıcı bir örnek vereyim. Eşim Türk değil. Kardeşleri İrlanda ve İskoçya’da yaşıyor. Biri hariç diğerlerinin aklına arayıp da bir geçmiş olsun demek gelmedi. Arayan ağabeyi ise geçmiş olsun demek yerine İslam’ı suçlamaya kalkıştı. İşte o an bizimkinde sigortalar attı ve ağabeyini bir çırpıda siliverdi.

Ama içimizde doğma büyüme buralı olanlar ve sözde Müslüman geçinenler arasında öyleleri var ki bu Avrupalı İslam düşmanlarına bile taş çıkartacak davranışlar sergiliyorlar. Teröre karşı duracakları yerde Ak Parti ve Sayın Cumhurbaşkanımızı suçlama yarışına giriyorlar. Onlar bu Avrupalı düşmanlarımızdan daha da aşağılık yaratıklardır.

O kadar bilendim, o kadar kızgınım ki esas yazmak istediğimi unutacaktım az kalsın.

Bu teröristin ne derece profesyonel olduğu yavaş yavaş anlaşılıyor. Devlet kaynakları çok ihtiyatlı olmak zorunda oldukları için benim birazdan söyleyeceklerimi telaffuz edemeyeceklerdir elbet. Ancak benim öyle bir mecburiyetim olmadığı için fikrimi rahatça beyan edebilirim.

İngiliz basını ve özellikle de BBC’nin yayınlarına bakarak da şunu söylemek rahatça mümkün;

Bu tetikçi çok iyi yetiştirilmiş, uzman bir tetikçidir.

Bir profesyoneldir.

Katliamı yapabilmesi için gerekli bilgi ve donanım kendisine bir el tarafından verilmiştir.

İster DAEŞ’çi olsun, isterse de Fetö’cü, onu kullanan ellerin hesabı büyüktür.

Bu da elbet bizim istihbaratımızca hesaba katılıyordur…

 



Ahmet Alpan


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir